2022’ye de başbakan mı girecek? Merkel bütün rekorları kıracak gibi

thumbs_b_c_ebae71a5324ff6be83b01d82ddb7f00c
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Almanya 26 Eylül’de sandığa gidecek ve sandıktan kolay bir sonuç çıkmayacak. Bu, uzun hükümet pazarlıkları ve eski başbakanın görevini sürdürmesi anlamına geliyor.

Federal Almanya’daki iki Hıristiyan demokrat parti CDU ve CSU arasında genel seçimlerde kimin başbakan adayı gösterileceğine dair tartışma çıkmaza girme eğilimi gösterirken, Angela Merkel’in önümüzdeki yıla da Almanya Başbakanı olarak gireceğine kesin gözüyle bakanların sayısı artıyor.

Hafta başında yayımlanan son kamuoyu araştırmalarına göre, bugün seçim olsa CDU ve CSU sandıktan yüzde 27 civarında bir oy oranıyla çıkabilecek. Onu önceki seçimlere göre yüzde 13’ü aşan bir oy patlaması gerçekleştireceği belirtilen Yeşiller izliyor. Yeşiller Partisi’nin hemen hemen yüzde 22’lik bir oy oranına ulaşması bekleniyor. SPD ise yüzde 15,8 ile gerilemesini sürdürüyor. Bu arada liberal FDP’nin yüzde 9,8’lik oy oranıyla hükümet pazarlıklarına dahil olabileceği anlaşılıyor. İçindeki çalkantılar bitmeyen Sol Parti yüzde 7,5’te kalırken, aşırı sağdaki AfD’nin yüzde 11 civarında bir oy  alabileceği kaydediliyor.

Bütün bu eğilimler, Başbakan Angela Merkel’in, bırakmak istemesine rağmen hükümetin başından ayrılamayacağını gösteriyor.

BİR DE HÜKÜMET KRİZİ Mİ?

Berlin’deki siyasal gözlemcilere göre, Yeşiller Partisi’nin hükümet kurabilecek bir güce ulaşacağı yolundaki yeni “anket değerleri”, şimdiden çok zorlu bir koalisyon müzakereleri dönemine işaret ediyor.

Hıristiyan demokratların (CDU ve CSU) sandıktan en büyük parti olarak çıkması kesin, ancak bunun hükümet kurmak için yetmeyeceği, dolayısıyla halen SPD ile kurulan “büyük koalisyonu” sürdürmenin mümkün olamayacağı vurgulanıyor. Bu da çeşitli partiler arasında aylar sürecek bir “koalisyon pazarlıkları  dönemi” açılması anlamına geliyor. Yeni hükümet kurulmadıkça da Angela Merkel’in başbakanlığının süreceği hatırlatılıyor.

KARDEŞLER ANLAŞAMIYOR: CDU VE CSU

Halen hükümetin büyük ortağını temsil eden Hıristiyan demokrat partiler arasında bir uzlaşma sağlanamamış olması, seçim öncesi ve sonrasında Alman halkını zor günlerin beklediğine bir yeni işaret olarak değerlendirildi. Bavyera eyaletindeki Hıristiyan demokratların temsilcisi CSU, genel seçimlerde başbakan adayı olarak Markus Söder’in gösterilmesini isterken, “büyük kardeş” CDU, bu adayın Armin Laschet olmasındaki ısrarını koruyor.

CSU Bakanı ve Bavyera Başbakanı Markus Söder, kamuoyu araştırmalarında Armin Laschet’in başbakan adaylığına onay veren seçmen oranının yüzde 12’de kaldığına dikkat çekerken, federal hükümetin Yeşiller, SPD ve Sol Parti koalisyonuna geçebileceği uyarısında bulundu. Söder, kendisinin CDU-CSU’nun ortak başbakan adayı olarak seçime girme talebini yineledi.

Bu arada ülkenin en büyük medya kuruluşu Springer Grubu’nun entelektüel amiral gemisi, sağ eğilimli Die Welt, haftanın ilk günündeki başyazısında, genel yayın yönetmeninin kaleminden “daha cerbezeli aday” görünümündeki Söder’e dikkatli bir dille destek verdi. Angela Merkel’in de veliahtı olarak görülen CDU Genel Başkanı ve Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Başbakanı Armin Laschet’e kuşkuyla yaklaşılan yorumda, “CDU’nun zafer yolunda Södersiz yapamayacağı” hatırlatıldı.

YENİ POSTA – BERLİN

FOTO: A.A.