2030’a çıkan yol: Küreselleşme ve belirsizlik

2030’a çıkan yol: Küreselleşme ve belirsizlik
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

“2030’a giden yolculuk devam ediyor. Geriye dönüp bakarsak 2000’li yılların başında geleceğe ümitle bakıyorduk. Francis Fukuyama’nın bayraktarlığını yaptığı ‘Küreselleşme bütün dünyaya refah getirecek’ hareketi dünyayı sarmıştı.” Gazeteci-yazar Halit Çelikbudak, her şeyin birdenbire olduğunu yazdı.

Belirsizlik insanı en fazla strese sokan bir durum. Rus yazar Dostoyevski’nin “Belirsizlik canınızı yakar, üstelik belirsizlik ne kadar çoksa o kadar yakar” dediği gibi. Gelecek de belirsizliği barındırır bir yerde. Bu yüzden geleceği kestirmek insanı hem strese sokan ama aynı zamanda dayanılmaz bir arzudur.

Geleceği tahmin etmek mümkün mü?.. Bence kesin olarak tahmin etmek imkânsız. Bu konuda başarılı olduğunu söyleyenlerin de detaylara girince yanıldıkları görülüyor. Her şeye rağmen geleceği kaba hatları ile kısmen de tahmin etmek belki mümkün sanırım. Ancak bunun için farklı disiplinlerden bilgilerle donatılmış olmak şart.

Bunları şunun için yazdım. İki haftalık Amerikan TIME dergisinin kapak konusu “Destination 2030” idi. Yani on yıl sonraki geleceği düşünmek. Türkiye’de TIME dergisini düzenli veya düzensiz takip edenlerin sayısının yüksek olduğunu sanmıyorum. Tabii bunda lisan bilgisi, derginin ücretinin de etkisi olduğuna inanıyorum. Ayrıca içinde bulunduğumuz iletişim çağında dergi veya gazetelere ilginin azalması da diğer bir faktör sanırım…

TIME 2030: YOLUMUZUN DOĞRULUĞU

Derginin yayın yönetmeni Edward Felsenthal “TIME 2030 adlı iddialı, on yıllık bir projeyi başlatıyoruz. Covid sonrası dünya için bir rehber olacak” diyor ve “Dünya Covid sonrası bir gelecek için sıfırlanırken, nasıl daha sağlıklı, daha dayanıklı ve daha adil bir dünya inşa edeceğimize odaklanacağız. Geleceğin eğitim ve çalışmanın geleceğinden gerçeğin geleceğine kadar dünyanın en yenilikçi düşünürlerinden bazılarıyla konuşacağız” diye yazıyor…

Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin -eşitlik, yoksulluk, sağlık, büyüme ve sürdürülebilirlik- karşılanacağı yıl. Bu kriterler BM’nin her üye devleti tarafından nadir görülen bir küresel fikir birliği ile benimsendi. 2030’a kadar, daha iyi bir dünyaya giden yolda olup olmadığımızı bileceğiz…

SALGIN VE “HER ŞEY BİRDENBİRE OLDU”

Zaman hızla akıp gidiyor. 2030’a giden yolculuk devam ediyor. Geriye dönüp bakarsak 2000’li yılların başında geleceğe ümitle bakıyorduk. Francis Fukuyama’nın bayraktarlığını yaptığı “Küreselleşme bütün dünyaya refah getirecek” hareketi dünyayı sarmıştı. 2000’lerin başında hayal olan birçok teknolojik gelişme geçen 20 yılda yaşandı. Umutlar artmıştı.

Beklenmedik Covid salgını oldu… Benim de çok sevdiğim ünlü şair Orhan Veli Kanık’ın “Birdenbire” isimli şiirinde dediği gibi oldu: “Her şey birdenbire oldu / Birdenbire vurdu gün ışığı yere / Gökyüzü birdenbire oldu / Mavi birdenbire…”

Orhan Veli Kanık’ın ölümü de çok hazindir. 10 Kasım 1950 gecesi, Ankara’da karanlık bir sokakta yürürken belediyenin açtığı çukura düşer. İki gün sonra beyin kanamasından ölür. Vefat ettiğinde henüz 36 yaşındaydı… Şiirlerini bulup okumanızı tavsiye ederim…

HALİT ÇELİKBUDAK – FRANKFURT

KAYNAK: https://www.facebook.com/halit.celikbudak

FOTO: Pete Linforth auf Pixabay