60’ıncı yılda “anıt” çağrısı: Armin Laschet, Türk işçilerinin katkısına takdir istedi

Armin Laschet
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Hıristiyan Demokrat Parti (CDU) Genel Başkanı Armin Laschet, 60 yıl önce Federal Almanya’ya gelen Türk işçilerinin ülkeye büyük katkıda bulunduğunu, bu kuşak için anıtlar kurulması gerektiğini belirtti.

 

Türkiye Araştırmalar Merkezi’nin (TAM), Türkiye ile Almanya arasında imzalanan işgücü anlaşmasının 60’ıncı yılı dolayısıyla Düsseldorf’ta düzenlediği etkinlikte konuşan Laschet, “60 yıl önce ülkemize çalışmaya gelen o insanlar bizim ülkemizi kalkındırdılar. Onlar bize ait ve takdir edilmeyi herkesten çok hak ediyorlar. Ben de buradan bir kez daha hepsine teşekkür ediyorum” dedi.

“ANIT VEYA HATIRA YERLERİ YAPMALIYIZ”

Laschet, 10 yıl sonra Almanya’da birinci kuşaktan insanların belki de kalmayacağına işaret ederek, “Ülkemize çalışmaya gelen birinci kuşağın yeni kuşaklar tarafından tanınması, bilinmesi için daha fazla anıt veya hatıra yerleri yapmalıyız. Onları belki bu şekilde takdir edebiliriz” diye konuştu.

Türkiye’den o dönem Almanya’ya çalışmaya gelen herkesin ülkesinde bir işi olduğuna dikkati çeken Laschet, şunları söyledi:

“Bir müddet sonra işgücü alımı durduruldu. Bu sefer aile birleşimleri başladı. Ama biz hâlâ burada kalıcı olduklarını kabullenmek istemedik ve hâlâ misafir işçi gözüyle baktık. O insanlar Almanya’da biraz para kazanıp tekrar dönmeyi planladılar, ancak bambaşka bir hayat sahibi oldular. Almanya bu insanları 2000’li yıllara kadar hâlâ misafir olarak gördü. Ondan sonra bu insanların uyumu eğitimi konuşulmaya başlandı.”

Türklere 1980’li yıllarda ülkelerine geri dönmeleri için prim teklif edildiğini aktaran Laschet, “Biz Almanlar bunun iyi olduğunu düşündük hem para alacaklar hem de memleketlerine dönüp mutlu olacaklar. Ancak onlar bunu parayı al ve git olarak algıladı. İstenmediklerini düşündüler. Biz ise bunu yıllar sonra fark ettik” diye konuştu.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Almanya’ya geldiğinde 20 bin kişi tarafından coşkuyla karşılandığını hatırlatan Laschet, “Biz buradaki Türklere sizin temsilciniz biziz demedik. Almanya’ya aidiyetleri konusunda geç kalınmış söylemler oldu. Partimizden Başbakan Angela Merkel bile yıllar sonra buradaki Türklere ‘Ben sizin de başbakanınızım’ ifadesini kullandı” dedi.

FEDERAL MECLİS’TE 83 GÖÇMEN KÖKENLİ MİLLETVEKİLİ VAR

Alman Federal Meclisi’nde 83 göçmen kökenli milletvekili bulunduğunu hatırlatan Laschet, şunları kaydetti:

“Bundestag’ta milletvekili isimleri okunduğunda göçmen kökenlilerin isimlerine sıra geldiğinde Almanya için Alternatif Partisi üyeleri rahatsız oldular. Yeşiller Partisi’nden Cem Özdemir 1994 yılında ilk meclise girdiğinde başkanlık divanında katip olarak oturmuştu. O dönem meclisin telefon hattı kitlendi. Arayanlar ‘O Türk orada ne yapıyor?’ diye sordular. O dönem öyleydi, ama bugün göçmen kökenli milletvekillerinin sayısının artması artık gayet normal hale geldi. Bence de bu kadar göçmen kökenlinin mecliste olması çok güzel bir şey.” CDU’LU MİLLETVEKİLİ SERAP GÜLER

Hıristiyan Demokrat Parti (CDU) milletvekili Serap Güler de babasının 40 yıl madende çalıştığını ve bir gün rapor almadığına işaret ederek, “Bir gün çok kötü oluyor ve işyeri hekimine gidiyor. Hekim ‘çalışabilirsin’ deyip kestirip atıyor. Babam hiç ses etmeden vardiyasına geri dönüyor. Bir şey yapamıyor, elinden bir şey gelmiyor. İşte buraya çalışmak için gelen babam gibi insanların gerçek yaşam hikâyesi budur“ dedi.

Babasının hikâyesini anlatırken gözleri dolan Güler, 60 yıl önce Almanya’ya çalışmaya gelen babası gibi insanların Almanya’nın kalkınmasına yadsınamaz katkılarda bulunduklarını vurgulayarak, “Gelen insanların eğitimine bakmadılar, onların fiziki güçlerine baktılar, çalışabilir mi çalışamaz mı diye. İşte o insanların çocukları bugün bilim insanları, sanatçı, işadamları oldu. Covid-19 aşısını bulup bir anlamda insanlığa çok büyük katkı sundular. O insanlar gibi, normal bir dönerci veya küçük iş sahibi fark etmez, hepsi Almanya toplumu için kazançtır. Onlar kabul edilmeyi ve takdiri fazlasıyla hak ettiler” diye konuştu.

“ANLAŞMA YENİ BİR HAYATA BAŞLAMALARINA DA NEDEN OLDU”

Federal Siyasal Eğitim Merkezi (Bpb ) Başkanı Thomas Krüger de 1956 ve 1973 yıllarında yaklaşık 870 bin kişinin Almanya’ya çalışmak için geldiğini ve Almanya’nın ekonomik ve sosyal başarı öyküsüne önemli katkılarda bulunduğunu hatırlattı.

O dönem yapılan anlaşmanın Almanya’nın çoğulcu toplumunun temeline önemli bir katkı sunduğunu belirten Krüger, “Anlaşma, insanların yalnızca geçici iş gücü olarak değil, beraberinde getirdikleri her şeyle yeni bir hayata başlamalarına da neden oldu“ dedi.

Krüger, Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın 2020 raporuna göre Almanya’da her gün 60’tan fazla aşırı sağcı suç işlendiğini vurgulayarak, “Buna sözlü taciz, tehdit dahil değil. Bu gelişmeler hepimiz için bir tehdittir, ancak elbette özellikle göçmenleri etkiliyor. Devlet ve toplum bu insanların güvenliğini sağlayamadığı sürece inandırıcı olmaktan da söz edemeyiz. Bu yüzden demokratlar olarak hepimiz bir arada durmalıyız” ifadelerini kullandı.

Programda Almanya’ya 1960 yıllarda gelen birinci kuşağın hikayelerinin anlatıldığı görüntüler gösterildi, ardından birinci nesil Türklere çiçek takdim edildi.

YENİ POSTA – DÜSSELDORF

FOTO: AA