“AB’de görmezden, duymazdan gelinen tek azınlık biziz“

Avrupa Batı Trakya Türkleri Federasyonu (ABTTF)  Başkanı Halit Habipoğlu

FUEN kongresi izlenimlerini ve Batı Trakya Türk toplumunun sorunlarını kaleme aldı.

ABTTF Başkanı, yazısında Yunanistan’daki Türk azınlığın sorunlarıyla ilgili şu karşılaştırmalarda bulundu:

“Batı Trakya Türk Toplumu olarak üye olduğumuz ve benim de yönetiminde yer aldığım Avrupa Milletleri Federal Birliği’nin (FUEN) Trieste, İtalya’daki kongresine katıldım. 

Pandemi nedeniyle geçen yıl kongremizi gerçekleştirememiştik, ama bu yıl sınırlı katılımla da olsa Avrupa’dan farklı ulusal azınlıkların temsilcileriyle Trieste’de buluşabildik.

Farklı coğrafyalardan gelen otokton ulusal azınlıklar geçmişte yüzyıllardır yaşadığı topraklarda çoğunluğu teşkil etmişlerdi, ancak savaşlar nedeniyle değişen sınırlar sonrasında yeni sınırlar içerisinde azınlık kaldılar.  

Almanya, Romanya, İtalya, Macaristan, Bulgaristan ve ülkemiz Yunanistan ile birlikte bugün FUEN ailesinde olan ancak adını burada sayamadığım ulusal azınlıkların tümü Batı azınlıkları, hepsi AB üyesi ülkelerde yaşıyorlar. 

Kongrenin ana konusu eğitim olunca, İtalya’da yaşayan Slovenler ve Almanların yanı sıra Macaristan’da yaşayan Almanların ulusal azınlık olarak yaşadıkları ülkelerde sahip oldukları kendi eğitim sistemlerini dinleme imkânımız oldu. 

Bu azınlık toplumlarının ülkelerinde anaokuldan üniversiteye kadar eğitim sistemleri ve okullarının yapısı ve işleyişi hakkında yaptıkları sunumlar çok ilginçti. 

İlginç olan Avrupa’daki bu azınlıkların sahip oldukları eğitim özerkliğine dayalı sistem ve uygulamaların II. Dünya Savaşı sonrasında oluşturulmuş olmasıydı.

Oysa ülkemizde bizim eğitim özerkliğimiz Avrupa’daki diğer ulusal azınlıklardan 25 yıl öncesine gidiyor. 

Hal böyle olunca sahip olduğumuz eğitim özerkliği ve buna bağlı okullarımızdaki eğitim sistemi ve  işleyişinin doğal olarak adını saydığım diğer azınlıklardan daha yerleşik ve  daha düzgün işlemesi beklenir, ancak gerçek bu değil. 

Avrupa’daki ulusal azınlıkların eğitim özerklikleri bilim ve modern eğitimin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak geniş kapsamlı ve detaylı bir sistem içerisinde çok sistematik ve düzgün işliyor. 

Yani basit bir ifadeyle onlarda eğitim ileriye doğru genişleyerek ilerlerken bizde geriye doğru daralıyor. 

Sahip olduğumuz özerk eğitim sistemi bugün karma olarak nitelendiriliyor

Özerk olmamız gerekirken gerçekte özerk denecek bir yapı bırakılmadı.  

Bu yıl yine 12 ilkokulumuz kapatıldı.  

Halbuki yukarıda değindiğim ülkeler azınlıkların kimliklerini, örf ve adetlerini ve eğitimlerini çoğunluk nüfus ile aynı değerde tutarken ülkemiz sanki imkânı olsa bizi bir kaşık suda boğacak. 

27 ülkenin üye olduğu Avrupa Birliği’nde azınlıklar konusunda bu kadar inkar edici bir tutum içerisinde olan tek ülke diyebilirim. 

Ülkemize göre bizler Helen Müslümanlarıyız! 

Varlığımız dahi inkâr ediliyor! 

Yazık olan ise devletin ve temsilcisi hükümetlerin bu gerçekleri görmezden gelmeye dayalı politikasının Yunan halkını da bu şekilde dönüştürmüş olması… 

Oysa farklılıklarımızın zenginlik olduğu, farklılıklarımızla birbirimizi kucakladığımız çeşitli ve zengin bir ülkeyi birlikte yaratmak mümkündü… 

Yazık…”

YENİ POSTA – WİTTEN

FOTO: A.A. / TEMSİLİ