AB’nin çöp deposu Türkiye: AB’den Türkiye’ye hurda ihracatında rekor kırıldı

hurda
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Türkiye AB’nin hurda deposu mu? Özellikle demir ve çelik atıklarında Türkiye büyük farkla AB’nin en iyi müşterisi. Uzmanlar, bu çöpten “kullanışlı hammadde” üretildiğine dikkat çekiyor, ancak çevreyi korkunç boyutlarda kirlettiği de gizlenemiyor. Türkiye’de çöpler hanelerde ayrıma tabi tutulmadığından, AB’nin “ayrılmış çöpüne” Türk talebi sürekli artış gösteriyor.

Türkiye, Avrupa’nın “hurda metal” ambarına dönüşmüş durumda. Bu “çöp ilişkisinin” özellikle 2015’ten sonra gösterdiği sıçramalı büyüme, AB’nin istatistik tablolarına da yansımış bulunuyor. Türkiye’deki inşaat sektöründe bir dönem yaşanan patlamanın da tetiklediği ve nedense hiç yavaşlamadığı gözlenen bu alımların, koronavirüs nedeniyle iyice daralan ekonomik faaliyetler döneminde nasıl sonuçlanacağı henüz bilinmiyor. Ancak koronavirüsün ilk yılı olan 2020’de, AB’den Türkiye’ye yapılan hurda demir ihracatındaki artışta değil bir gerileme, bir sıçrama  yaşanması birçok soruyu beraberinde getiriyor.

Avrupa İstatistik Dairesi’ne göre, 27 AB ülkesinden Türkiye’ye 2020 yılında 13 milyon 700 bin ton hurda demir ve çelik ihraç edildi. AB ülkelerinin AB dışı ülkelere ihraç ettiği toplam hurda metal ihracatı 17 milyon 400 bin ton olurken, bunun parasal karşılığının 4.4 milyar avroyu bulduğu belirlendi. Bütün bu rakamların “tarihsel bir rekora” karşılık geldiği, dolayısıyla Türkiye’nin bu alanda en büyük ve rakipsiz alıcı konumuna yükseldiği kaydedildi.

AVRUPA HURDASININ ÜÇTE İKİSİ TÜRKİYE’YE

Gerçekten de Türkiye, AB’den ilk 7 ülkeye 2020’de yapılan hurda demir ihracatının yüzde 68’ini emdi ve bu düzeyde “pazar olmuş” bir başka ülke bulunmuyor. Nitekim Avrupa İstatistik Dairesi (Eurostat) rakamları ve yayımlanan tablolar, AB’den “AB dışına” yapılan hurda demir ve çelik ihracatının ana alıcı ülkesinin Türkiye olduğunu, bu boyutlarda başka hiçbir ülkenin çöp alımı yapmadığını saptadı. Son araştırmalar, Türkiye’nin 2020’de satın aldığı demir ve çelik ağırlıklı hurda metalin parasal tutarının bir önceki yıla göre yüzde 20 artış gösterdiğini saptadı.

Avrupalı sektör uzmanlarına göre de, hurda demir ve çelik ihracatında Türkiye’nin AB nezdindeki önemi karşılaştırılamaz boyutlarda. Tıpkı sığınmacılar konusunda olduğu gibi. AB dışı ülkelere AB’den yapılan her üç tonluk hurda demir ve çelik ihracatının 2 tonu Türkiye’de konuşlanıyor. 2015 yılından bu yana bu alanda sürekli bir artış yaşanıyor.

Türkiye’nin yanı sıra iki büyük alıcı Mısır ve Pakistan. Ancak bunlara AB’den yapılan hurda ihracatı, son birkaç yılda 2-3 kat artış göstermesine rağmen Türkiye ile karşılaştırılamayacak kadar “mütevazı” boyutlarda. Çok küçük. Hindistan’ın alımları ise üçte bir oranında bir kırılma gösterdi.

Kağıt atıkları ve plastik de sayıldığında, Avrupa çöpünün en büyük adresinin Türkiye olduğu, Eurostat’ın temel bulguları arasında yer alıyor.

Türkiye’de çöpler bir ayrıma tabi tutulmaksızın karışık atıldığından, “ayrıma tabi tutulmuş” AB çöpüne Türkiye’den talebin gerilemediğine dikkat çekiliyor. Genel kanı, burada Çin’in özellikle dışarıdan gelen plastik atıkları durdurmasının AB-Türkiye çöp trafiğindeki şişkinlikte önemli bir rolü olduğu yolunda.

YENİ POSTA – FRANKFURT

FOTO VE TABLO: pixabay.com; ec.europa.eu/eurostat