Adil ve dayanışmacı bir toplum için yürüyecekler: HDB’den mitinge çağrı

Halkçı Devrimci Birliği (HDB) Berlin, #Unteilbar (Bölünemez) etiketi ile

4 Eylül 2021’de, Berlin’de gerçekleştirilecek yürüyüşe çağrıda bulundu.

HDB Berlin Başkanı Ahmet İyidirli konuya ilişkin yaptığı basın açıklamasında “Toplumdaki sosyal bölünmeyi ve iklim krizinin derinleşmesini durduralım. Sosyal adaletsizliğin, insan haklarının ve iklimin korunmasının birbirine karşı kullanılmasına izin vermiyoruz” dedi.

4 Eylül saat 13’te başlayacak olan mitingin buluşma yerinin Strasse des 17- Juni adresindeki SPD bölümü olduğunu bildiren İyidirli’nin açıklaması şöyle:

“BÜYÜYEN TEHDİT”

“Siyasal ve toplumsal dengesizlikler geçtiğimiz yıl dramatik şekilde arttı. Pandemiyle birlikte dünya çapında, toplumsal açıdan nelerin yolunda gitmediği iyice açığa çıktı. Almanya’da da yoksulluktan etkilenen veya geleceğine kaygıyla bakan insanların sayısı giderek artıyor. Aynı zamanda iklim değişikliğinin etkileri bütün insanlığın geleceğine yönelik, giderek büyüyen bir tehdit oluşturuyor. İnsanlık düşmanlığı ile ırkçılığa onay verenlerin sayısı giderek artarken, AB’nin sınırlarında da her gün insanlar ölüyor.

İNSAN HAKLARI VE İKLİM KORUMA

İşte bu koşullarda #unteilbar olarak, yani bölünmemize izin vermediğimizi haykırmak için sokaklara çıkmanın tam da zamanı: Toplumdaki sosyal bölünmeyi ve iklim krizinin derinleşmesini durduralım! Herkesin korkusuzca ve istediği gibi yaşayabildiği, herkesin refahını merkezine alan bir toplum için hep birlikte mücadele edelim! Seçimler öncesinde yanlış anlaşılmalara meydan vermeyecek bir şekilde bütün açıklığıyla haykırıyoruz: Sosyal adaletsizliğin, insan haklarının ve iklimin korunmasının birbirine karşı kullanılmasına izin vermiyoruz.

“BÖYLE GELMIŞ BÖYLE GİTMEZ“

Korona krizinde refah ile yoksulluk arasındaki uçurum iyice derinleşti. Kriz, düşük ücret sektöründe ve güvencesiz işlerde çalışanlar veya geliri olmayan insanlar üzerinde sadece sosyal ve ekonomik etkiler yaratmadı. Aynı zamanda Covid-19’dan ölme riskleri de çok daha yüksek. Bugün şehirlerde kiralar dizginsiz bir şekilde yükseliyor. İnsanlar çok küçük evlerde veya toplu barınaklarda yaşamak zorunda kalıyor. Sığınmacılar yurtlarda tecrit ediliyor.

EŞİTSİZLİK VE TOPLUMSAL BÖLÜNME

Göçmen işçiler, örneğin et işleme veya evde bakım sektöründe olduğu gibi çoğunlukla sosyal standartların çok altında çalışmak zorunda kalıyor. Sağlık ve bakım alanındaki personel açığı, bu açığa bağlı olarak ortaya çıkan ve kabul edilemez çalışma koşulları, on yıllardır her alanda görülen ticarileşmenin sonucu. Krizin yükünü de en başta düşük ücret karşılığında veya hiç ücret almadan bakım işlerini üstlenmek zorunda kalan kadınlar taşıyor. Bu politikanın etkilerini de hepimiz derinden hissediyoruz: Eşitsizlik ve toplumsal bölünme derinleşiyor. Irkçı, kadın düşmanı ve antisemitik şiddet artıyor.

Artan eşitsizlik uluslararası düzlemde de kendisini gösteriyor: On yıllardır söz verildiği şekilde, aşı maddelerini herkesin ulaşabildiği küresel bir ürün haline getirmek yerine, en zengin ülkeler aşının büyük bölümünü kendilerine ayırdı ve patent birkaç büyük şirketin elinde. İklim değişikliği hız kaybetmeden sürmesine rağmen, acilen hayata geçirilmesi gereken sosyal-ekolojik dönüşüm, milliyetçi bencilliklere ve kısa vadeli kâr çıkarlarına kurban ediliyor.

Biz, başka konulara öncelik tanınmasını talep ediyoruz: 

“KRİZİN YÜKÜNÜ SERVET BİRİKTİRENLER ÖDESİN”

Yoksulluğun olmadığı, herkesin temel ihtiyaçlarının güvence altına alındığı bir toplum istiyoruz. İnsan onuruna yaraşır çalışma ve yaşam koşulları, eğitim, sağlık hizmetleri ve konut piyasa ekonomisine bırakılamaz!

Krizin yüklerini servet biriktirenlere ödeten bir siyaset istiyoruz. Aşağıdan yukarı yeniden bir paylaşım talep ediyoruz!

Herkese hizmet eden ve herkesin katkıda bulunabildiği bir demokrasi istiyoruz. Herkesin eşit şekilde katılabildiği, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayan, ırkçılığa yer vermeyen, çocukların gönüllerince yaşayarak büyüdüğü kapsayıcı bir toplum talep ediyoruz!

“İNSAN HAKLARI BÖLÜNEMEZ“

Yapısal ırkçılığa, aşırı sağ ile işbirliğine karşı mücadele ediyoruz ve hem doğuda hem de batıda toplumsal antifaşizmden yanayız. Irkçılığa, antisemitizme, Müslüman karşıtı ırkçılığa ve kadın düşmanlığına geçit vermemek için safları sıklaştırıyoruz!

Dünyada ve ülkemizde herkesin insan haklarını kullanabilmesi, sığınma hakkının korunması, ülkesinden kaçmak zorunda kalanlara koruma sağlanması ve iklim krizinin adil bir şekilde çözüme kavuşturulması için çaba veriyoruz. Çünkü insan hakları bölünmez!

Dünya çapında Covid-10 aşı maddelerine adil bir erişim talep ediyoruz.

Demokratik değişim için çoğunluğun harekete geçmesi gerekir!

“4 EYLÜL’DE SOKAKLARDAYIZ“

Irkçılık karşıtı gruplarında, sağlık ve bakım alanında çalışanların başlattığı harekette, kiracılar inisiyatiflerinde, insan hakları örgütlerinde, antifaşist gruplarda, sendikalarda, sosyal yardım kuruluşlarda, feminist ve eşcinsel gruplarında, internete ulaşım konusunda politik çalışmalar sürdüren gruplarda, savaş karşıtı harekette ve iklim hareketinde aktif olan kişiler olarak bir araya geldik. Aramızda inançlı kişiler de var inanmayanlar da. Farklı renklere sahibiz. Kimimiz göçmen, kimimiz yerliyiz. Gencimiz de var yaşlımız da. Engelli olanımız da var olmayanımız da. Cinsiyetimiz ve cinsel yönelimlerimiz farklı.

Hep birlikte 4 Eylül 2021’de, Berlin’de sokaklardayız: Bölünmeyeceğimizi, yani #unteilbar olduğumuzu, adil ve dayanışmacı bir toplum istediğimizi haykırmak için. Bu tam şimdi gerekiyor!”

Ayrıntılı bilginin

https://www.unteilbar.org/berlin-demo-2021/ web sitesinden alınabileceği belirtildi.

YENİ POSTA – BERLİN