Aile Ataşeliği’nden bilgilendirme toplantısı: Koruyucu Aile olmanın 3 önemli şartı

Aile Ataşeliği’nden bilgilendirme toplantısı: Koruyucu Aile olmanın 3 önemli şartı
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Almanya’da  koruyucu aileleler arasındaki Türkiye kökenlilerin sayısının düşük olduğuna işaret edilen bir toplantıda koruyucu aile olmanın zor bir süreci gerektirmediği ancak 3 önemli şartı yerine getirmek gerektiği bildirildi. 

T.C. Düsseldorf Başkonsolosluğu Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliği IGMG’nin sosyal hizmet kurumu Fudul e.V. ile birlikte koruyucu aile bilgilendirme toplantısında aranan en önemli üç şartın, bağımsız bir maddi gelirin olması, evin yeteri derecede büyük olması ve ebeveynlerden birisinin Almanca bilmesi olduğunu vurgulandı.

Toplantıda selamlama konuşması yapan  T.C. Düsseldorf Aile ve Sosyal Politikalar Ataşesi Raci Mazı, Almanya’da Türk koruyucu ailelerin oranının çok düşük olduğuna işaret etti. Ataşe Mazı  “Biz de bugüne kadar yaptığımız toplantılarda 500’ün üzerinde bir koruyucu aile adayı kitlesine ulaştık. Her STK kendi üzerine düşen görevleri yerine getirirse daha çok insanın koruyucu aile olmasına vesile oluruz. Bugünkü toplantımızda mevcut koruyucu ailelerimiz de tecrübelerini aktaracaklar. Onlar bu konunun asıl kahramanlarıdır. Bu örnekler bizim koruyucu ailelerimizin içinde yaşadığımız topluma olumlu katkılarının olduğunu göstermektedir” dedi.

KORUYUCU AİLELERE AYDA 1000 AVRO DEVLET DESTEĞİ

Diğer taraftan Aile Ataşeliği pedagoglarından Emine Arslan-Bilgin koruyucu aile olmanın şartlarını, modellerini, başvuru yapılabilecek kurumları ve Ataşeliğin destekleri hakkında geniş bir bilgilendirme yaptı. Koruyucu aile olmanın zor bir süreç olmadığını, aranan en önemli üç şartın, bağımsız bir maddi gelirin olması, evin yeteri derecede büyük olması ve ebeveynlerden birisinin Almanca bilmesi olduğunu vurgulayan Arslan-Bilgin, koruyucu aile olmak için evli olma şartının olmadığını, tek ebeveynli ailelerin de hatta bekârların bile koruyucu aile olabileceklerini ifade etti.

Her koruyucu aileye Alman devletinin aylık olarak yaklaşık 1000 avroya yakın bir maddi yardım yaptığını, dolayısıyla çocukların maddi bir yük olarak değil, tam tersine bereketleriyle aileye geldiklerinin altını çizen Emine Arslan-Bilgin, farklı ırklardan bakımı üstlenilen yavrulara da toplumsal birlik beraberlik tohumu atıldığı, minik yavrulara huzur dolu bir yuva olarak ırkçılığa ve İslamofobiye karşı bir eylem gerçekleştirilmiş olacağına değindi.

Daha sonra söz alan Ayşe Sarıkaya, koruyucu aile olma konusunda ailece yaşadıkları tecrübeleri ve süreçleri dinleyicilerle paylaştı.

ATAŞELİĞİN DESTEĞİ

Sarıkaya ailesi ilk olarak koruyucu ailelikten Ataşeliğimizin bir bilgilendirme toplantısına eşi ile birlikte katılım sağladıklarında haberdar olduklarını ve o günden sonra koruyucu aile olmaya ivedilikle karar verdiklerini açıkladı.

Ayşe Sarıkaya, çıkış noktası olarak nöbetçi koruyucu ailelik yapmayı hedeflediklerini ve ilk dönemlerde de bu modelle başlayıp, ama son bakmakta oldukları Afganlı Muhammed’in Sarıkaya ailesini daha ilk tanışmada çok sevip, onlarda kalmasını istemesiyle, gençlik dairesinin de teklifi üzere uzun süreli koruyucu aile modeline geçtiklerini dile getirdi. Sarıkaya, bugüne kadar aldıkları karardan pişman olmadıklarını, farklı ırktan farklı yaşlarda çocuklara evlerinde baktıklarını, bu çocukların evlerine her seferinde ayrı bir neşe kattıklarını ve bunu bir vazife bilinciyle yaparak gözde büyütülmemesi gerektiğini ifade etti.

Programın son bölümünde katılımcılar konuşmacılara sorularını yönelttiler.

Programa 13 ilgili vatandaşımız katıldı. Katılımcılardan iki tanesi koruyucu aile adayı oldu. Koruyucu aile olmaya ilgi duyan vatandaşlarımızın Ataşelikle irtibata geçmeleri, kendilerine bire bir destek verilip koruyucu aile rehber dosyalarından gönderileceği açıklandı.

EN ÇOK SORULAN SORULAR

Diğer taraftan T.C. Düsseldorf Başkonsolosluğu Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliği’nin koruyucu aile konusu hakkındaki çalışmalarını özetleyen soru ve yanıtlar şöyle:

– Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliğinin koruyucu aile bağlamındaki hedefi nedir?

Ataşeliğimiz Türkiye kökenli koruyucu aile sayısını yükseltmek amacını taşıyan çalışmalarına devam etmektedir.

– Bu amaca yönelik ne tür faaliyetler yürütülmektedir?

Bilgilendirme etkinliklerinin yanı sıra, resmî kurumlar ve sivil toplum kuruluşları ile yapıcı bir işbirliği mevcut projelerin desteklenmesi ve yenilerinin geliştirilmesi. Ayrıca başvuruda bulunan vatandaşlara konuyla ilgili rehberlik hizmeti verilmektedir. Bu hizmet kapsamında bir bilgilendirme dosyası oluşturulmuştur.

– Bilgilendirme dosyasının amacı ve içeriği nedir?

Bu dosyanın amacı, gençlik dairelerine veya yetkili kuruluşlara yapılacak olan başvuruların başarı oranını artırmaktır. Bilgilendirme dosyası yurttaşlara rehberlik edecek bir yol haritası şeklinde hazırlanmıştır ve başvuru öncesinden çocuğun aileye yerleştirilmesinden sonrasına kadar bütün aşamaları ayrıntılı biçimde açıklamaktadır.

KORUYUCU AİLE SEMİNERLERİ BAŞLATTIK

Öte yandan programın açılışını IGMG Fudul’dan Emel Başer yaptı. Başer, “Mağdur olan çocuklarımıza dilimizi, dinimizi, kültürümüzü ve Türk toplumuna aidiyet duygularını verebilecek güvenilir yuvalara teslim edilmelerini ümit ediyoruz. Bu minvalde 2021 yılında koruyucu aile seminer serisini başlattık ve başarıyla devam ediyoruz. Aile Ataşeliğine bu konuda kurumumuza destek oldukları için teşekkür ederiz” dedi.

Ayrıntılı bilginin internetteki  www.koruyucuaile.de  adresi üzerinden alınabileceği belirtildi.

YENİ POSTA – DÜSSELDORF

FOTO: John-Mark Smith on Unsplash