Alman dizileri böyle doktor görmedi: Tan Çağlar devrim yaratan rolü ile ARD’de

Block 312, medizinische Einweisung für Tan Caglar, neue Rolle Dr. Ilay Demir, Allgemein- und Visteralchirurg von Luisa Zimmermann
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Almanya’da son dönemin stand-up yıldızlarından Tan Çağlar ARD’nin çok sevilen dizisi “In Aller Freundschaft”ta cerrah rolüyle ekranlarımıza gelecek. Böylece Çağlar, Almanya’da Türkiye kökenli ve tekerlekli sandalye kullanan başrol oyuncusu olarak bir ilke imza atacak.

Tan Çağlar, Almanya’da yaşayan hem ünlü hem yetenekli hem de yakışıklı Türkiye kökenli bir gencimiz. Manken, dizi oyuncusu, Alman Birinci Lig basketbol oyuncusu, motivasyon koçu. Son dönemde ise Alman komedi dünyasının yıldızları arasında. 24 yaşından bu yana tekerlekli sandalyede oturan Tan Çağlar bir kez daha ezber bozarak Almanya’nın en çok sevilen doktorlar dizisi “In Aller Freundschaft”a (Tüm Dostlukla) Dr. İlay Demir karakteri ile transfer oldu.

“ŞAŞIRANLARA ŞAŞIRIYORUM”

Gösteri, defile ve dizi dünyasında tabuları yıka yıka ilerleyen 40 yaşındaki Tan Çağlar, “Herkes niye şaşırıyor ki? Zaten doğrusu bu? Ben de şaşıranlara şaşırıyorum” dedi. Mart ayı başından beri Leipzig’de çekimleri devam eden dizi Alman kamu televizyon kurumu ARD’de 3 Ağustos’tan itibaren salı günleri saat 21:00’den itibaren ekranlara gelecek.

YouTube

By loading the video, you agree to YouTube's privacy policy.
Learn more

Load video

Anlaşılan Tan Çağlar bu role hazır, ancak Almanya bu yeni duruma hazır mı? İşte Tan Çağlar’la tüm bunları ve dizideki rolünü konuştuk:

“SETTE BİR DİZİ DEĞİŞİKLİK YAPILDI”

“Almanya’da ilk kez tekerlekli sandalyede oturan bir aktör başrolde bir doktoru canlandırıyor.

Diziye dahil olmamla birlikte tekerlekli sandalye kullandığım için sette bir dizi değişiklik ve düzenleme yapıldı. Sahneler değiştikçe üzerimdeki giysilerin değişmesi gerekiyor. Kamera önünden çok üzerimi değiştirmek zorunda olduğum için zamanımın önemli bir kısmı asansörde geçiyor örneğin. Rolü nasıl aldığıma gelince…

“HASTA ROLÜ SANDIM CERRAH ROLÜ TEKLİFİ ALDIM”

Ajansım oyuncu seçmeleri için temas kurdu. Beni çağırdılar. Başta hasta rolü ya da bir kaza kurbanı rolü için seçmelere katıldığımı sanıyordum. 70 aday arasından seçildim. Asistan doktor rolü için oyuncu arıyorlarmış, deneme çekimlerinden sonra cerrah rolü önerildi. Almanya’da hem Türk hem de engelli bir aktöre doktor rolü teklifi etmek bir devrim gibi, çok önemli bir adım. Aslında tüm bunlar bana çok doğal geliyordu, çağrılmam, seçilmem. Ancak daha sonra sosyal medyayı görünce, müthiş yankı bulduğuna tanık olunca, ben de içimden ‘Vay canına’ dedim. Diziye doktor olarak katıldığımı öğrenen seyirciden büyük destek alıyorum, sevgi ve ilgi gösteriyorlar.

“DR. İLAY DEMİR’LE BENZİYORUZ”

Canlandırdığım Dr. İlay Demir karakterini başına buyruk ve ironik oluşunu kendime benzetiyorum. Geçmişte aslında çocukluğumdan bu yana sayısız ameliyata girdim, zamanımın büyük bölümü hastanelerde geçti. Yardıma çok muhtaçtım ve çok zor günler geçirdim. Ayrıca sandalyeye oturduktan sonra üç yıl boyunca çok ağır depresyon geçirdim. Bu nedenle dizideki rolümde hastalarla ilişkileri canlandırırken rahatlıkla empati kurabiliyorum.

“BASKETBOL BENİ UÇURUMUN EŞİĞİNDEN ÇEKİP ALDI”

Basketbolün hayatımda ise büyük önemi ve yer var. En karanlık günlerimde fizyoterapistimin de önerisi ile basketbola başladım. Başlarda ben bunu tekerlekli sandalyede oturanlar için bir rehabilitasyon sporu sanmıştım. Ancak içine girince boyutlarını fark ettim ve Alman Birinci Ligi’nde Hannover United takımında oynadım. Sandalye basketbolu çok daha fazla efor ve konsantrasyon gerektiriyor. Hem topu hem sandalyeyi kontrol etmen gerek. Koşmayı, yürümeyi ve oynamayı hep elinle yapıyorsun. Bunun dışında her şey aynı. Yani kurallar, potaların boyu, her şey. Zaten başka türlü olsa bu spor her yerde oynanamaz. Takımda oyun kurucu pozisyonuna geçtim.  O pozisyon bile beni düşündürdü. Kaderin cilvesine bakın, ağır depresyondan geliyorsun ve bir anda oyun kurucusu oluyorsun. Bu spor beni tamamen o kara delikten çıkardı. Basketbol beni uçurumun eşiğinden çekip aldı.

BERLİN FAHİON WEEK’TE AYAKTA ALKIŞLANDI

Defile dünyasında da öyle. Almanya’nın en önemli moda haftalarından Berlin Fashion Week’ten teklif geldiğinde önce oluşturulan bir engelli manken grubuyla sahneye çıkmam için engelli birini arıyorlar diye kabul etmedim. Sonra podyumda diğer mankenlerle eşit konumda olduğumu öğrenince teklifi kabul ettim. Çok heyecanlıydım. Oradaki basın mensupları gelip ‘Neden heyecanlanıyorsunuz ki?’ diye sordular.

“YA TEKERİM PATLARSA”

‘Ayağınız takılıp düşemezsiniz ki’ mantığını kurdular. Ben de onlara ‘Ya tekerim patlarsa’ dedim. Seyirciler ise sahnede hiç böyle bir manzarayla karşılaşmayı beklemiyordu. Ayağa kalktılar ve alkışladılar. Bu ayağa kalkış acımayla alakalı değildi. ‘Bu tablo da buraya aittir’ mesajını verdiler alkışlarla. Çok gurur duydum. Bunu niye yapıyorum, çünkü bunun normal olduğunu göstermek istiyorum, hayatın bir parçası olduğunu göstermek istiyorum.

“HAYATIMI YÜRÜMEME PAHASINA GERİ VERMEM”

İşin özü, tekerlekli sandalye ile bir kapı kapandı, bir sürü kapı açıldı bana. Tekerlekli sandalyeye oturmasaydım bugün ofiste çalışan biri olarak hayatımı yaşayacaktım. Bugün ‘Her şeyi geri verirsen yürüyebilirsin’ deseler bu hayatımı geri vermem. Unutamadığım bir konu ise mahkûmlara koçluk yaptığım dönem. Gazetelerde, ‘Tan Çağlar hapse giriyor’ diye başlık atınca annem çok korkmuştu.

“DÖRT KİŞİNİN KATİLİ İLE MAÇ YAPTI”

Açıkçası ben de mahkûmlara ne söyleyebileceğim, bilemiyordum, çekiniyordum. Sonradan öğrendim ki, onlar da benden çekiniyormuş. Dört kişinin katili bir mahkûmla maç yaparken çarpıştık ve elim onun sandalyesine sıkıştı. Benden defalarca özür diledi. Demek ki, herkesin içinde iyi bir parça varmış. Sete dönersek, sette oyuncu arkadaşlarla kocaman bir aile gibiyiz. Kimse benim engelli tarafımı görmüyor. Çünkü engelli olmak kafada başlıyor. Öte yandan benim bir diğer büyük hayalim Türk dizisinde oynamak. Tür dizileri dünyada birinci, ikinci, üçüncü sırada. Teklif gelirse seve seve kabul ederim, onur duyarım.”

TAN ÇAĞLAR HAKKINDA

Doğuştan bu yana açık omurga hastalığı olarak bilinen Spina bifida rahatsızlığı olan ve 20 yaşından itibaren, önce değneklerle yürüyen, ardından tekerlekli sandalyeye geçen Tan Çağlar, yaklaşık 4 yıl boyunca geçirdiği ağır depresyonlardan basketbol sayesinde çıkmış. Hannover United ve ardından Alman Birinci Liginde Baskets Rahden takımında oyun kurucu olarak top sürmüş. “Benim” diyen mankenlerin rüyasında bile göremeyeceği Berlin Fashion Week’de podyuma çıktı, ayakta alkışlandı. Tan Çağlar komedyenliğe ilk başladığı yıllarda gösteri dünyasının devleri  Bülent Ceylan, Kaya Yanar ile de aynı sahneyi paylaştı. Bugün Alman sahnelerinin aranan bir stand-upçısı olan Tan Çağlar “Rollt bei mir” (Bende işler iyi dönüyor)  adlı gösterisi ile televizyon ekranlarının da aranan şovmeni. Aynı isimli kitabı büyük ses getirdi.

ARD televizyon kanalında yayınlanan “In Aller Freundschaft” adlı diziye katılan ve Dr. İlay Demir karakterini canlandıran Tan Çağlar Hildesheim’da yaşamını sürdürüyor.

IŞIN TOYMAZ – HİLDESHEİM

FOTOĞRAFLAR: Saxonia Media Filmproduktion – Angela Wulf