Almanya’da bir ilk: Bu kez sığınmacı, polise dava açtı!

Bildschirmfoto 2021-04-01 um 12.16.20
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Stuttgart İdare Mahkemesi ilginç bir davaya sahne oluyor. Kamerunlu bir sığınmacının kendisine yönelik kötü muamele nedeniyle açtığı dava yıllarca sürüncemede bırakıldı. İlk duruşmaya ise medyanın ilgisi büyük oldu.

Kamerunlu Alassa Mfouapon, Mayıs 2018’de Ellwangen Sığınma Yurdu’nda “orantısız güç kullanımı ve ırkçılık” gerekçesiyle eyalet polisine dava açtı. Dava, hiçbir açıklama yapılmadan 2.5 yıl bekletildi. Stuttgart İdari Mahkemesi’nde bugün ilk kez görülen davaya, SWR, ARD, DPA vb. Alman medya kuruluşları büyük ilgi gösterdiler.

Mahkeme öncesinde, dışarda Alman, Afrikalı ve Türkiyeli demokratik kurumlardan yaklaşık yüz kişi miting ve yürüyüş yaptılar. Gençler, “No Justice, No Peace! No Racist Police!” (Adalet Yoksa, Barış da Yok! / Irkçı Polise Hayır!), “We are Refugees, not Criminals! Our Hearts are full of Love! Stop Police Violence!” (Biz suçlu değil, sığınmacıyız! Yüreğimiz sevgi dolu! Polis Şiddetine Son!), “Asylrecht für alle Unterdrückten! Leave no one behind! Rebell” (Tüm Ezilenlere Sığınma Hakkı! Kimseyi Geride Bırakma! Rebell) yazılı pankartlar taşıdılar. Eyleme çeşitli sol grupların dövizleriyle destek verdiği gözlendi.

ALASSA MFOUAPON KİMDİR?

Alassa Mfouapon, eşi ve çocuğuyla Kamerun’dan kaçmak zorunda kalmıştı. Libya’da işkence merkezleri olarak bilinen cezaevlerine kapatılıp, kötü muameleye maruz kaldı. Alassa’nın 2.5 yaşındaki çocuğu, annesiyle Akdeniz’i geçmeye çalışırken, boğularak öldü.

2018 mayısında, 500’den fazla polis Ellwangen Sığınma Kampı’na (LEA Ellwangen) baskın yaptı. Operasyonun yapıldığı gece, kamp sakinlerinin odalarına köpeklerle dalan polis, kapıları kırdı, insanları yataklarından çıkardı, kelepçeleyip yerlere yatırdı.

Operasyonun nedeni, birkaç gün öncesinde Togo’dan bir sığınmacının sınır dışı edilmesine karşı gösterilen dayanışmaydı. Kamp sakinlerinin bir kısmı toplanmış ve sınır dışı edilmeyi barışçıl bir şekilde protesto etmişlerdi. Alman polisi, dayanışmayı parçalamak ve cezalandırmak istiyordu.

İTALYA’YA SINIR DIŞI VE GERİ DÖNÜŞ

Bunun üzerine, 29 yaşındaki sığınmacı Alassa Mfouapon, Ellwangen’deki sığınmacıların haksız bir biçimde sınır dışı edilmelerini engellemek için basına çağrı yaptı. ‘’Şimdiye kadar hep başkaları konuştu. Artık biz konuşacağız!” dedi ve yasalara aykırı bir biçimde apar topar Italya’ya sınır dışı edildi.

Ellwangen Dayanışma Platformu’nun Karlsruhe’de haftalarca süren nöbetleri ve Avukat Roland Meister’in çabalarıyla, hatta bizzat İtalya’ya gidip kendisiyle görüşülerek, Mfouapon 21 Aralık 2018’de Almanya’ya yasal olarak geri getirildi.

Bu arada Almanya’nın en büyük bulvar gazetesinin Mfouapon’u suçlu ilan ettiği ve bir linç kampanyası başlattığı gözlendi. Alassa’ya ve avukatı Roland Meister’e ölüm tehditleri yaphıldı. AfD Federal Milletvekili Thomas Seitz ise “Ölüm cezasını yasaklayan Anayasa’nın 102’nci maddesini değiştirme” çağrısı yaptı. Geniş bir dayanışma ağı sayesinde, bu ırkçı kampanya bozguna uğratıldı.

TALEPLER BİRLEŞİYOR!

Freundeskreis Flüchtlingssolidarität (Sığınmacılarla Dayanışma Platformu), davayla ilgili şu açıklamayı yaptı:

“Almanya’da yaşam alanlarının dokunulmazlığı temel bir haktır. Bu hak, barınaklardaki insanların yaşadığı ve uyuduğu odalar için de geçerlidir. Bu tür yasalar diğer mahkemeler tarafından onaylanmıştır. (…) Bu mahkeme, yalnızca sığınmacıları değil, aynı zamanda işçi ve kadın hakları eylemcilerini, çevrecileri ve antifaşistleri de suçlu ilan etmek isteyen hükümete karşı, demokratik haklar mücadelesidir. Adil bir dünya özlemi duyan herkesi ilgilendirir. İnsanlık onurunun korunması içindir.”

AYŞE EĞİLMEZ-STUTTGART