Almanya’da göçmen kökenli girişimcilere yönelik ırkçılık  

ABTTF Başkanı Halit Habip Oğlu, Federal Almanya’da artık dördüncü ve beşinci kuşak olan göçmen kökenlilerin iş hayatında hâlâ ayrımcılık ve ırkçılığa maruz kalmasını “kabul edilemez” olduğunu belirtti.

DW Türkçe’nin haberine göre, Friedrich Naumann Vakfı ve Almanya Startup Birliği’nin yayımladığı “2022 Göçmen Girişimciler” başlıklı araştırmada, Almanya’da göçmenlerin iş kurarken dezavantaja sahip oldukları ve bazen ırkçılığa da maruz kaldıkları kaydediliyor.

Araştırmada Almanya’da çalışan kesimin yüzde 25,9’unun göçmen kökenli olduğu, serbest meslek sahipleri arasında bu oranın yüzde 23,1, yeni iş kuranlar arasında ise  yüzde 21,5’e karşılık geldiği belirtiliyor.

Yeni şirket kurmanın önündeki bürokratik engellerin fazla olduğu Almanya’da göçmen kökenlilerin daha büyük sorunlarla karşı karşıya kaldığına dikkat çekilen araştırmada, yeni bir iş kurmak isteyen göçmen kökenlilerin devlet dairelerinde, bankalarda, kiralık bir yer ve sermaye bulmada önyargı, ayrımcılık ve ırkçılığa maruz kaldıkları ifade ediliyor. 

Almanya dışında doğan her üç girişimciden birinin özellikle kuruluş aşamasında ırkçılığa maruz kaldığının ifade edildiği araştırmada, birinci kuşak göçmen kökenlilerin yüzde 32, ikinci kuşak göçmen kökenlilerin ise yüzde 17’sinin kendi şirketlerini kurarken kökenleri nedeniyle ayrımcılığa uğradıklarını belirttikleri kaydediliyor.

Konuyla ilgili olarak bir açıklama yapan Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habip Oğlu, ortada ciddi bir sorun bulunduğuna dikkat çekti. ABTTF Başkanı şunları söyledi:

“Araştırmanın da açıkça ortaya koyduğu üzere, yaşadığımız Almanya’da artık dördüncü ve beşinci kuşak olan göçmen kökenlilerin iş hayatında hâlâ ayrımcılık ve ırkçılığa maruz kalması oldukça üzüntü verici ve kabul edilemez bir durumdur. Alman makamları ülkede kurumsal hale gelen bu ırkçılık ve yabancı düşmanlığına karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürmeli, bu olumsuz durumun ivedilikle bertaraf edilmesi için aldığı önlemleri taviz vermeden uygulamalıdır.” 

YENİ POSTA – BERLİN