Almanya’da göçmenlerin kültürel hayata katılımı incelendi

Federal Almanyanın eski madenci kenti Ahlende bir sosyal hizmet kurumu olan “Innosozial”, göçmenlerin kültürel yaşama, etkinliklerine katılımını araştırdı. Raporda, 60 yıldır Almanyada yaşayan insanımızın ve diğer göçmen gruplarının kültürel yaşama katılımı konusunda eksikliklerin, çekincelerin bulunduğu dile getirildi.

 

Üç dönem Ahlen’de Belediye Başkanlığı yapan Benedikt Ruhmöller’in yönetiminde gerçekleştirilmiş bir araştırma projesinde, Innozial kadrosundan kültür ve sosyal antropolog  Agnieszka Bednorz ve sosyal pedagog Ergül Aydemir yer aldı. “Kültür für alle und mit allen” (Herkes için herkesle birlikte kültür) adlı bu önemli araştırma projesindeki bazı alt başlıklar şunlar:

– Ahlen’in ekonomik ve sosyal sorunları.  

– Güvencesiz yaşam koşulları.

– Göçün getirdiği zorluklar.

– Ayrışma eğilimi.

– Ahlen’in kültür kurumları.

– Sanatsal programlar, şehir şenlikleri ve benzeri etkinlikler.

-Belediyenin kültür politikaları.

-Şehir Kütüphanesi.  

– Kültürel eğitim.

– VHS deki sürekli eğitici programlar.

– Aile Eğitim Atölyeleri (FBS), örnek Innosozial Etkinliği,

– “Ahlen bayrak çekiyor şenliği”.

– “Göçmenlerin konumu”.

– Entegrasyon zorlukları

– Ekonomik koşullar.

– Zaman sorusu ya da dili konuşmadaki zorlukları.

– Bilgiye ulaşım sorunu.

– Etkinliklerdeki yeme ve içme alışkanlıkları,

– Yemek kültürü göçmenlere hitap ediyor mu,

– Katılım arzusu.

– Hoş geldin kültürü var mı?

GÖÇMEN DERNEKLERİNE GÖREV DÜŞÜYOR

Öte yandan hafta başında Innosozial binasında araştırma projesi konusunda yapılan bir durum değerlendirme toplantısına Innosozial Müdürü Dietmar Zöller, projeyi yürüten Benedikt Ruhmöller, Ergül Aydemir ve Agnieszska Bednorz katıldılar. Benedikt Ruhmöller, “Herkesin kültür kavramı farklı, bu nedenle daha geniş katılımlar için zamana ihtiyaç var. Alman halkının da yüzde 10-15’i kültürel etkinliklere gidiyor” derken, bir kültür antropoloğu olan Agnieszska Bednorz “Kültürel etkinliklere göçmenlerin katılılımı için göçmen derneklerine de önemli görevler düşüyor” diye konuştu.  

Proje çalışanı Ergül Aydemir de şunları söyledi:

“Sosyal ve kültürel etkinlikler kişinin gelişimi toplumsal yaşama uyumda  çok önemlidir, yaşama renk ve heyecan katarlar. Burada yaşayan insanlarımızın çoğu kırsal kökenli ve az eğitimli ailelerin çocukları oldukları için sabır göstermek ve bu konuda beklentileri aşağıya çekmek gerçekçi bir yaklaşım olur. Pandemi nedeniyle etkinlikleri özledik. İleride her iki toplumu da yakınlaştırmak için ortak kültürel etkinlikler düzenleyeceğiz.”

Araştırma projesini yapan Ahlen Innosozial Müdürü Dietmar Zöller de şöyle konuştu:

“Ahlen, göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı bir şehir. Hızla artan ve güçlenen bu nüfus bizim zenginliğimiz, ama iyi yönetilmezse sıkıntıları da birlikte getiriyor. ‘Göçmenler ile  Almanların  bütünleşmesi, birlikte yaşamları ileride  nasıl olacak, kültürel yaşama katılım sorunların çözümünün  bir parçası olabilir mi?’ Bu sorulara yanıtlar aradık bu araştırmamızda. Paralel toplumları mutlaka engellemek gerekiyor. Bu araştırmadan şu sonucu çıkartabiliriz: Göçmenler birçok etkinliği birlikte planlamak ya da en azından planlanırken kendilerine de danışılmasını istiyorlar. Bunlara ileride dikkat edeceğiz, ama göçmenleri de daha sonra geniş katılımlarla kültürel etkinlikler de görmek bizi son derece mutlu edecektir.”

Bu araştırmada kamuda ve özel sosyal kurumlarda uyum, sosyal ve kültürel alanda çalışan uzman kişilerin yanı sıra birçok dernek yöneticisi olmak üzere toplamda 30 kişiyle röportaj yapıldı, göçmenlerin kültürel yaşama katılımları konusunda görüşleri alındı. 

MEHMET TANLI – KÖLN