Almanya’da Hıristiyan Demokratların muhalefet endişeleri: Angela Merkel karşıtı Friedrich Merz neyi simgeliyor?

Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinin tabanının üçüncü kez liderlik yarışına katılan ve Merkel karşıtlığı ile bilinen Friedrich Merz için karar vermesi daha önceki parti kültüründen “en net kopuşun” işareti olarak yorumlanıyor.

 

Muhafazakâr, tutucu ve finans piyasasına yakın bir politikacı olarak görülen 66 yaşındaki Merz 4-16 Aralık tarihlerindeki seçimlerde oyların yüzde 62’sini alarak kendisinden daha genç olan rakipleri Norbert Röttgen (56 yaşında) ve Helge Braun’u (47 yaşında)  geride bırakmayı başarmıştı. Almanca konuşulan dünyanın ve aydınların internetteki etkili haber-yorum sitelerinden “telepolis.de”, parti tabanının seçimini “CDU tabanı, seçimini Anti-Merkel’den yana yaptı” başlığı değerlendirdi. Sitede yer alan Harald Neuber imzalı analizde Merz’in seçilmesi henüz yasal olarak kesin olmasa bile, gözlemciler  22 Ocak’ta yapılacak dijital parti kongresinde partinin zirvesine seçileceğini ve ardından posta yoluyla oylamada liderliğinin  onaylanacağına kesin gözüyle bakıyorlar.

400 bin üyenin yaklaşık üçte ikisinin oylamaya katılmasının da Merz’in konumunu güçlendirdiği  belirtilen değerlendirmede özetle şöyle denildi:

DAHA GENÇ DAHA KADIN ODAKLI

“Partiyi ‘daha genç’ ve ‘daha kadın odaklı’ hale getireceğini açıklayan Merz, başkanlık mücadelesinde ilk olarak genç ve kadın ‘siyasi kurbanları’ desteklemişti. Örneğin, 37 yaşındaki Brandenburglu rakibi Sabine Buder’i.

Aslında Merz’in zaferi öngörülebilirdi: Kamuoyu Araştırmaları Enstitüsü Civey’in Der Spiegel için yaptığı bir ankette, haftalar önce Birlik partilerinin (CDU /CSU)  hedef kitlesi arasında yüzde 56 ile en yüksek sempati değerlerine ulaşmıştı. Rakibi  Röttgen yüzde 45 ve Braun yüzde 31’de kalmıştı.

SOĞUK VE SERT İMAJINDAN KURTULAMIYOR

Merz gerçekte hakkındaki ‘soğuk’, ‘sert’, ‘dar kafalı’  yorumlardan halen  tam olarak kurtulamadı. Yine de söyleyelim ki, iklim hareketinde Merz’in açık bir rakibi var: 16 yaşındaki İsveçli aktivist Greta Thunberg.  Kendi kuşağının iklim değişikliği ile ilgili endişelerini 2019’da Birleşmiş Milletler’de dile getirdiğinde, Merz o dönemde Augsburger Allgemeine geazetesine şunları söylemişti: ‘Dürüst olmak gerekirse, kızımı oraya göndermezdim’. Merz, Thunberg’i ‘hasta’ olarak nitelendirmişti.

PARTİYİ AYAKTA TUTABİLECEK Mİ?

Son iki yılda iki genel başkan değiştiren ve federal seçimlerde ağır yenilgi alan CDU’da Merz’in ezici zaferi ise Alman medyasında tartışılmaya devam ediyor. Tagesspiegel gazetesinde yer alan bir haber yorumda gazeteci Robert Birnbaum endişelerini şöyle dile getiriyor:  Şu soruyu sormak gerekir: Merz’in partiyi yeniden hukuken ayakta tutacak doğru kişi olup olmadığı. Üyeler açıkça ona güveniyor, çünkü onun güvenli tarafta olduğunu düşünüyorlar. Çünkü o tanıdık bir ses, yeterince özgüvenli, saldırgan tarza sahip ve hitap yeteneği var.

CDU KENDİNİ YENİDEN YARATMALI

Siyasi rakipleri de aynı derecede mutlu. Çünkü Merz, dünden gelen bir adam olarak bir hedef sunuyor. Çeyrek asır önce Angela Merkel’in rakibiydi, peki ya ondan sonra?

Merz, bu resmi düzeltmek için bir şeyler yapmak zorunda kalacak. Çünkü başka seçeneği olmayacak. CDU’nun önünde çok büyük bir görev var: Kendisini yeniden keşfetmesi gerekiyor. Parti kendini bir marka olarak yeniden tanımlamalı: İhtiyaç duyulan, ancak başkalarının sunamayacağı neyimiz var?

İŞİ ÇOK ZOR

Ayrıca bu kez, her şey çeyrek asır önceki muhalefete düştükleri durumdan çok daha zor olacak. O sıralarda Helmut Kohl seçimi kaybetmişti, ancak CDU büyük bir halk partisi olarak yapısal egemenliğini kaybetmemişti. Bugün Bavyera’da Hıristiyan Sosyal Birlik’in (CSU) durumu bile sallantıda ve önümüzdeki iki yıl içinde iktidarı kaybetmekten korkmak zorunda. İlkbaharda yapılacak eyalet seçimlerinde ise CDU’yu, genç başbakanların kaybetmesi de tehdit ediyor.”

YENİ POSTA – BERLİN