Almanya’da merkez partilerinin sonu mu? “Halksız halk partileri”

Almanya’da merkez partilerinin sonu mu? “Halksız halk partileri”
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Gazeteci-yazar Halit Çelikbudak’a göre, 26 Eylül seçimleri geniş kitle partileri döneminin kapandığını da ilan etmiş oldu: “Almanlar oylarını kullandı. Sonuç: Merkez sağ için tarihi bir hezimet. Merkez sol için de gerçek bir zafer değil… Kitle partilerinin ikisinde de net bir çoğunluk yok.”

Almanya’da 26 Eylül’de yapılan seçim, aslında önemli bir dönüm noktasıydı. 16 yıllık Angela Merkel dönemi kapandı. İktidar yıllardır merkez sağ veya merkez solun liderliğinde iki partili koalisyonlardan oluşuyordu. Eylüldeki seçim, parçalı bir siyasi manzara ortaya çıkardı. Üç partili bir koalisyon için görüşmeler yapılıyor. Alman kamuoyu araştırma şirketlerinden Forsa’nın Direktörü Manfred Güllner seçimin asıl dönüm noktasının halk partilerinin veya bir başka deyimle “geniş kitle partilerinin” artık sonlarının geldiğini söylüyor. Aslında birçok Alman siyaset bilimcisi de aynı görüşü paylaşıyor.

Türkçeye halk partisi veya geniş kitle partisi olarak tercüme edilebilecek Almanca “Bürgerliche Partei” kavramı, Alman siyaset biliminin kurucu babalarından Otto Kirchheimer tarafından 1960’larda ortaya atılan bir kavram. Bu kavram ile merkez sağdaki muhafazakâr Hıristiyan Demokratlar ile merkez soldaki Sosyal Demokratlar tanımlanıyor. Bir partinin böyle bir tanıma girmesi için nüfusun tüm gruplarından ve katmanlarından destekçileri olması gerektiğine işaret ediliyor. Lüneburg Üniversitesi’nden siyaset bilimci Prof. Dr. Michael Koss da “Açık bir çoğunluğun yokluğunda, yerleşik partilerin hiçbiri şu anda bu unvanı kendileri için talep edemez” diyor.

KİTLE PARTİLERİNE VEDA

Siyaset bilimci Koss, daha da ileri giderek, “Halk partilerine veda etme zamanı geldi. Onlar için yas tutmak için bir neden yok. Toplumun geleceğin önemli sorunlarına cevap veremediler. Geri dönmeyecekler. Toplum gelecekte daha fazla ortakla daha esnek koalisyonlara uyum sağlamalı” diye konuşuyor.

İki kutuplu dünyada, soğuk savaş döneminde merkez sağ ve merkez soldaki halk partileri Batı ittifakı ile Moskova arasında “istikrar” sloganını rahatça kullanarak sürekli iktidarda kaldılar. “İstikrar” halk partilerinin sloganıydı. 26 Eylül’deki seçimde, merkez sağ da, merkez sol da seçim kampanyası boyunca bu kavramı kullanmadılar mı? Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi “Tarafların birbirinden sınırlandırılması giderek bulanıklaşıyor. Kararsız seçmen sayısı artıyor” diyor bu durum için.

MERKEZ SAĞIN HEZİMETİ VE MERKEZ SOL

Almanlar oylarını kullandı. Sonuç: Merkez sağ için tarihi bir hezimet. Merkez sol için de gerçek bir zafer değil… Kitle partilerinin ikisinde de net bir çoğunluk yok.

Mannheim Üniversitesi’nden siyaset bilimci Prof. Dr. Rüdiger Schmitt-Beck’e göre de halk partilerinin sonu geldi. Prof. Dr.  Schmitt-Beck, “Batı Avrupa’daki diğer ülkelerin uzun süredir yaşadığı bir gelişme bu. Merkez sol yıllardır seçmenlerden gelen desteğin azalmasıyla karşılaşıyor. Merkez sağ da aynı durumda. Şansölye Merkel’in yüksek popülaritesi tabandaki erozyonu görünmez kıldı” diyor.

Almanya Hıristiyan Demokrat Birliği (CDU) ve kardeş partisi, Bavyera HIristiyan Sosyal Birliği (CSU) ile Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SPD) Almanya’nın demokratikleşme sürecinde önemli rol oynayan partiler. Savaş sonrası kurulan her iki parti, farklı çıkarlara, değerlere sahip farklı seçmen gruplarını bir araya topladı… Tüm Alman şansölyelerini onlar iktidara getirdi.

Rakamlara boğmadan söylersek, yakın geçmişte çok güçlü bir şekilde üye kaybediyorlar. Oy oranları da azalıyor. İnternette kısa bir araştırma yeterli. Daha sıcak sulara sürüklenen büyük buz kütleleri nasıl yavaş yavaş çok sayıda daha küçük buz kütlelerine ayrışıp yok oluyorsa, bu iki parti de ufalıyor. Siyaset bilimcilere göre, bu süreç belki yavaşlatılabilir ama durdurulamaz.

Kurtuluşu liderlerin değişiminde aramanın da pek fazla etkisi olmayacağına, belki şu an için canlandırıcı bir etkisi olabileceğine ama bunun gerçeği değiştiremeyeceğine işaret ediliyor.

DEĞİŞEN ZAMAN VE SÜREN KRİZ

Evet, zaman değişiyor.  Hem merkez sağ hem de merkez sol için kriz devam ediyor. Bu, halk partilerinin temel bir krizi.

Alman İkinci Televizyon Kanalı’nın 9 Eylül’de yayınladığı 43 dakikalık “ZDFZeit: Halksız Halk Partileri?” belgeselini izlemenizi tavsiye ederim. Belgeselin yapımcısı Steffen Haug, şimdiye kadar Federal Cumhuriyet’in kaderine yön vermiş olan eski güçlerin aşınmasını analiz ediyor. Bu konuyu analize devam edeceğiz. 

HALİT ÇELİKBUDAK-FRANKFURT

FOTO: Wolfgang van de Rydt / pixabay.com

KAYNAK: facebook.com/halit.celikbudak