Avrupa metropollerinde de büyük tedirginlik: Savaş “ekmek isyanları” mı tetikleyecek?

Karşılıklı yaptırımlar ve ihracat yasaklarının, Rusya’yı dünya pazarından giderek daha fazla kopardığı iddia ediliyor. Ama dünya pazarı ve özellikle Avrupa ekonomisi, beklenmedik bir darbeyle karşı karşıya kaldığını da anlamaya başladı. Endişe derinleşiyor.

 

Ukrayna savaşından önce zaten yüksek olan enerji fiyatları daha da artarken, Rusya ve Ukrayna’nın başlıca üreticileri olduğu buğday ve ayçiçek yağı başta olmak üzere gıda fiyatları da yükselmeye devam ediyor. Durumun giderek tehditkâr hale geldiği tespitinde bulunan yorumcular, Avrupalı hükümetleri harekete geçmeye çağırıyor.

LE SOIR (Belçika)

YENİ ACİL DURUM

Enflasyondaki hızlı artış Le Soir’i endişelendiriyor:

“Enflasyon bir yandan satın alma gücünü eritirken, diğer yandan şirketlerin rekabet gücünü de zayıflatıyor. … Bu durum uzun vadede ekonominin yavaşlamasına ve işlerin kaybedilmesine neden olabilir. Şu anda bütün hükümetler, faturaları hızla kabaran ve yaşam standartları tehdit altına giren tüketicilerin ve şirketlerin giderek artmakta olan endişelerini giderebilme baskısı altında boğuluyor. … Bilhassa fiyat artışları, nasıl frenleneceği kimsenin bilmediği bir ritimde gerçekleştiği için. … Bu sefer ‘halkın’ cüzdanı tehlikede ve bu durum, siyasetin dayattığı yeni zorluğun gerçek boyutu ve tehlike potansiyeli üzerine pek çok şey söylüyor.”

JORNAL DE NOTÍCIAS (Portekiz)

YİNE ZOR ZAMANLAR BEKLİYOR BİZİ

Jornal de Notícias, Portekiz’deki yeni hükümetin halkı iyi hazırlaması gerektiğini söylüyor:

“Ukraynalılar ve Ruslar arasındaki çatışmanın etkileri bütün planları birdenbire altüst etti. [Başbakan] Costa’dan, savaşın yarattığı koşullara karşılık yeni siperler kazma ve bunun ekonomik sonuçlarını görebilme becerisine sahip olması bekleniyor. … Yapılması gereken, durumun ciddiyetini popülizme kaçmadan ya da alarm durumuna geçmeden, ama gerçekçilikten de kopmadan Portekizlilere anlatmak. … Bu, ülkenin bu milenyumda yaşadığı üçüncü ani yoksullaşma olacak, genç nesiller üzerinde izler bırakacak ve milyonlarca yurttaşın umutlarını yok edecek. AB’nin desteğine sahip olduğumuz için şanslıyız, ancak bu bizi rehavete sürüklememeli.”

DIE PRESSE (Avusturya)

AVRUPA BORÇLA UCUZ GIDA ÜRETİYOR

Die Presse, Putin’in savaşının AB’nin tarım politikasındaki kusurları ortaya çıkardığını düşünüyor:

“Avrupa Parlamentosu bir karar önergesinde, enerji (özellikle de dizel) ve suni gübrenin, buğday çiftçilerinin üretim maliyetlerinin beşte birine tekabül ettiğini hatırlattı. AB, her ikisinde de başta Rusya ve Belarus’tan gelenler olmak üzere neredeyse tamamen ithalata bağımlı. Neden kimse bunun akıllıca olup olmadığına kafa yormadı? Avrupa borçla ucuz gıda üretiyor, çünkü her gün şnitzel yemek pek çok politikacı için AB Temel Haklar Şartı’nda yazılı bir maddeymiş gibi görünüyor. Bunun için toprağın niteliksizleşmesini, aşırı gübrelemeyi, yeraltı suyunun nitratlarla zehirlenmesini göze alıyoruz. Fakat halk nezdinde bu maliyetlerin süpermarketteki fiyatlar üzerinde hiçbir etkisi yok.”

EL PERIÓDICO DE CATALUNYA (Estonya)

İSTİKRARI SAĞLAMAK İÇİN ACELE EDİN

Aşırı sağ partilerin bulanık suda balık avlamasını önlemek için artık hızlı davranılması gerektiğini söylüyor El Periódico de Catalunya:

“Vox, sokaklara dökülen öfkeli insanların hükümeti istikrarsızlaştırabileceğini ve kendilerinin seçilme şansını arttırabileceğini bilerek, huzursuzluklardan faydalanmaya çalışan bir parti olma yolunda ilerliyor. … Krizle başa çıkmak için acilen alınması gereken önlemler var. … Hükümet, doğalgaz fiyatının elektrik fiyatından ayrıştırılmasına karar vermek için 24 ve 25 Mart tarihlerinde yapılacak olan Avrupa Konseyi oturumunu beklemek zorunda olduğunu iddia ediyor. … Fakat bu durumdan aynı şekilde etkilenen ve akaryakıt fiyatlarındaki indirimleri şimdiden uygulayan başka Avrupalı hükümetler var. Belki de ülkemiz bu örnekleri takip etmeli.”

KATHİMERİNİ (Yunanistan)

PUTİN’İN İKİ ATEŞİ ARASINDA KALMAK

Kathimerini Genel Yayın Yönetmeni Alexis Papachelas şöyle yazıyor:

“Artan yaşam maliyetleri ve halktaki hoşnutsuzluk, Avrupalıların önlerindeki iki yolu da seçmeyeceğine güvenen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in elindeki gizli silah olabilir: Ya Rusya’dan doğalgaz ithalatını durdurarak ülkelerini en az bir yıl daha sürecek derin bir durgunluğa ve toplumsal krize sürükleyecekler ya da askeri karşılık verecekler. Açlık ve savaş arasında seçim yapmak zorunda kalmak, Batılı bir lider için kolay iş değil. 2022 yılında Avrupa’da bunu konuşuyor olmamız bile inanılmaz.”

DİENA (Letonya)

RUSYASIZ DA OLUR

Litvanya, Estonya, Almanya, Polonya ve Büyük Britanya ile birlikte Rusya da Letonya için hep önemli bir ticaret ortağı olmuştur. Diena, doğudaki komşunun rolünü pek de abartmamak gerektiği kanısında:

“Ortalama tüketiciler Rus ürünlerinin ortadan kalktığını fark etmeyecek bile, her alanda alternatifler var. Letonya’da turizm sektörü, Covid-19 pandemisiyle geçen iki yıl boyunca Rus turistler olmadan da yaşamayı öğrendi. Pek çok şirket, Kırım’ın işgal edildiği ve bunun neticesinde Rusya ile Batı arasında yaptırımların uygulanmaya başlandığı 2014 yılından bu yana ülkeyi riskli bir ortak olarak görüyor. … Bizim ülkemiz ise daha 1990’lı yıllarda ekonominin yönünü Batı’ya çevirme konusunda kıymetli deneyimler edinmişti.”

LA LIBRE BELGIQUE (Belçika)

ÖZSAVUNMA OLARAK ETİK

Ekonomist Étienne de Callataÿ, La Libre Belgique’de küreselleşmeyi daha ahlaki bir bakış açısıyla şekillendirmemiz gerektiğini söylüyor:

“Özel şirketleri kendi haline bırakırsanız, satın alma maliyetlerini en aza indirmeye çalışırlar ve otokratik ya da istikrarsız bir rejime sahip bir ülkeye bağımlı hale geleceklerini bilseler bile buna yoğunlaşmaya razı olurlar. Korona, piyasa ekonomisinin değer zincirinde esnekliğin eksik olduğunu ortaya çıkardı. Rus işgalinin yarattığı etki, ekonomilerimizin saldırganın elinde tutsak olmasıyla ve bu yüzden yanıt verme kapasitemizin zayıflamasıyla iyice açığa çıkıyor. Uluslararası ticarete etik kurallar getirilmesi yalnızca ilkesel bir talep değil, aynı zamanda siyasi bir gerekliliktir!”

POLITYKA (Polonya) 

EKMEK FİYATLARI İSYAN ETTİRECEK

Polityka, artan buğday fiyatlarından endişeli:

“Sıklıkla ‘Avrupa’nın tahıl ambarı’ olarak tanımlanan Ukrayna, en azından şimdilik dünya gıda pazarındaki durumun iyileşmesine pek bir katkıda bulunamaz. Ukrayna, geçtiğimiz yıl buğday ihracatında ABD’yi geride bırakarak Rusya ve Avustralya’nın ardından üçüncü büyük tedarikçi olmuştu. … Ekmek fiyatlarındaki yükselişin diğer ülkelerde de şiddetli halk protestolarını tetiklemesi hayli mümkün. … Böyle bir toplumsal hoşnutsuzluk son günlerde Fas’ta hissedilir olmaya başladı. Rusya’nın işgalinden önce bile ithal buğday için ödeme yapmakta epey güçlük çeken Tunus’ta durum her geçen gün daha da kötüye gidiyor.”

FRANKFURTER RUNDSCHAU (Almanya)

ECB’NIN BÜYÜSÜ BOZULDU

Savaşın beklenen neticeleri dolayısıyla Avrupa Merkez Bankası faiz artırımı seçeneğini ihtimal dahiline almaya başladı. Frankfurter Rundschau, hareket alanının pek de geniş olmadığı kanısında:

“Yüksek enflasyon, ECB’yi para politikasını son derece dikkatli bir şekilde sıkılaştırmaya zorluyor; zira daha sert tedbirler savaş tehdidi altındaki ekonomiyi boğulma noktasına getirebilir. Para politikası bakımından, enflasyonun ana itici gücü olan artan enerji fiyatlarına karşı yapılabilecek fazla bir şey yok. ECB bir kez daha fırsat penceresini kaçırdı ve enflasyonla mücadelede çok geç kaldı. Şu sıralar bir kriz yöneticisi olarak pek talep gördüğü de yok. Bugün yaşananlarla birlikte, Merkez Bankası’nın büyüsünün bozulduğu da anlaşılıyor.”

ÕHTULEHT (Estonya)

BÜYÜK BİR VERGİ TARTIŞMASI BAŞLATMANIN ZAMANI GELDİ

Estonya’nın artık istikrarlı ve uzun vadeli bir bütçe planlamasına ihtiyacı olduğu konusunda uyarıda bulunuyor Õhtuleht: 

“Ukrayna’daki savaş koşulları altında daha fazla fiyat şokunun yaşanabileceği ortada. Devlet her fiyat fırlamasına benzindeki vergiyi ya da katma değer vergisini düşürerek yanıt verirse, savaş ve yaptırımlar nedeniyle büyük ölçüde artması beklenen giderler nasıl finanse edilecek? Savunma bütçesini arttırmak için de para gerekecek. Dolayısıyla tekil vergi ayarlamaları uzun vadede fayda sağlamayacak. Bunun yerine, seçimlere bir yıl kalmışken Estonya’da köklü bir vergi reformu tartışmasını başlatmak için en doğru zaman olacak.”

THE INSIDER (Rusya)

SSCB GÜNLERİNE DÖNÜŞ

The Insider, Rusya’nın planlı ekonomiye döndüğü görüşünde: 

“Kendimizi yalnızca sert bir ekonomik krizin içine sokmadık, tüm ekonomi modelini de çökertmiş olduk. Zamanda 30 yıl geriye gittik ve tersinden yine 1991’deki dönüm noktasına vardık. 1984 de çok uzak görünmüyor. … Rus şirketlerinin hisseleri dünyadaki hiçbir parayla satılacak durumda değil. 27 Şubat’tan beri Merkez Bankası her gün borsa işlemlerinin ertesi gün kapalı kalmaya devam edeceğini duyuruyor. Bu fiilen bütün büyük özel sermayelerin sıfırlandığı anlamına geliyor. Sahiplerine ne olacak peki şimdi? Şirketlerinin sıradan baş idarecileri oldular. Üstlenecekleri rol, geç Sovyet dönemi yöneticilerinden farklı olmayacak.”

YENİ POSTA – BERLİN

FOTO: AA

KAYNAK: https://www.eurotopics.net/tr/277913/savasin-duenya-ekonomisi-icin-sonuclari?pk_campaign=et2022-04-01-tr&pk_kwd=277913