Avrupa milletvekili Özlem Demirel: “AB Türkiye’ye mültecilere bekçilik rolü biçti”

yeni-posta-haber-içi-görseli
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

AB liderler zirvesinden Doğu Akdeniz ile ilgili aşamalı yaptırım çıktı. Sol Parti milletvekili Özlem Demirel’e göre zirvede “Çıkarlarımıza ters düşme” mesajı verildi. Sol vekil Demirel “AB Türkiye’ye mültecilere bekçilik rolü biçti” dedi.

Avrupa Birliği (AB) liderler zirvesinden, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sismik araştırma faaliyetleri nedeniyle beklendiği gibi aşamalı yaptırım kararı çıktı. Ağır yaptırımlar ve silah ambargosu bu zirvede kabul görmezken, yaptırımların kapsamının genişletilmesi mart ayındaki zirveye bırakıldı.

Avrupa Parlamentosu Sol Parti milletvekili Özlem Demirel aşamalı yaptırım ve AB-Türkiye ilişkilerini yorumladı:

DOĞU AKDENİZ: SEMBOLİK YAPTIRIM

– “Silah ticaretinden vazgeçmem, mülteciyi hiç istemem” mesajı verilen zirvede aşamalı yaptırım ile ne hedefleniyor?

ÖZLEM DEMİREL – Liderler zirvesinden aslında tam da beklediğimiz gibi bir sonuç aldık. Doğu Akdeniz ile alakalı bir yaptırım listesi çıktı. Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetleriyle bağlantılı kişi ve kuruluşların bir nevi cezalandırılması söz konusu. Bu cezalarla seyahat kısıtlamaları, vize uygulamaları, banka hesaplarının dondurulması gibi sembolik bir yaptırım uygulanacak. Ancak kararın ardında AB’nin ABD ile birlikte Türkiye siyasetinde daha değişik ilişkilere gidileceği işaretini de görüyoruz.

“AB ÇIKARLARI” VE ASIL MESAJ

Avrupa Parlamentosu’ndaki hemen her oturumda AKP-MHP koalisyonunun dış politikası söz konusu oluyor. Askeri sert hamleler ve savaşlarla dış siyaset sürdürmesine ilişkin hoşnutsuzluk hâkim. Bana kalırsa silah satışının durdurulması gerekirdi. AB liderleri ABD ile Erdoğan’a “Bizim çıkarlarımıza denk düşmeyen hamlelerden vazgeç” mesajı verildi. Oysa gerçek mesaj silah satışının durdurulması olacaktı.

– Liderler “Ankara’nın tutumunu değiştirmesi durumunda ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi teklifini” dillendirdiler. Neyin karşılığında ne isteniyor? Bu teklifi nasıl yorumlamak gerekiyor?

ÖZLEM DEMİREL – AB, kağıt üzerinde kendisini insan haklarına çok önem veren bir birlikmiş gibi yansıtıyor. Ancak somut siyasetine baktığınızda çıkar birliğini, ekonomi birliğini, jeostratejik, ekonomik pazarları korumak istiyor. Bu nedenle AB’de sermaye gruplarının çıkarları alehine düşecek kararlar çıkması zor.

MÜLTECİLERE BEKÇİLİK ROLÜ

Türkiye’nin konumuna bakmak gerekiyor. Erdoğan’ın izlediği politikalardan ise buradaki liderler hoşnut değil. Ancak ekonomik önemi, Ortadoğu’ya açılış kapısı olması, genç pazarı, Türkiye’nin askeri bir dünya gücü olarak NATO’da olması bir sebep . Erdoğan yarın gidebilir. Ancak Türkiye her zaman stratejik olarak AB için önem taşıyor. Almanca dendiği gibi, biraz şeker biraz kötek ile siyasetini sürdürmek istiyor. Türkiye’ye mültecilere bekçilik rolü biçiliyor. Zirvede “Türkiye’nin rolü önemli, ama çıkarlarımızın önüne geçemezsin. Dış politikada kendini toparlanman gerekiyor” mesajı verildi.

“AB, AKDENİZ ÖLÜMLERİNE GÖZ YUMUYOR”

– Zirvede Suriyeli sığınmacılara yönelik AB yardımları yoluyla Türkiye’ye desteğin sürdürülmesine hazır olunduğu da vurgulandı. Ağır yaptırımların uygulanması talebine reddedilmesinde sığınmacı konusu ne derece etkili olmuştur?

ÖZLEM DEMİREL – AB insanların Akdeniz’de ölmesine göz yumuyor. İnsanlar kendi ülkelerindeki savaş ortamı olduğu için kaçıyorlar, ekonomik açıdan çaresiz kaldıkları için ülkelerini terk ediyorlar. ABD’nin rejimleri değiştirme olayından dolayı insanlar ülkelerinden kaçıyor. Silah satışını durdurmak yerine mülteci bekçileri arıyor AB. Türkiye’deki göçmenlere, mültecilere karşı milliyetçilik de MHP gibi partilerle körüklenmekte.

MESAJ ALINDI, YA UYGULAMA?

– Aşamalı yaptırımlardan sonra AB nasıl bir yol izleyecek, Türkiye ne yapar?

ÖZLEM DEMİREL – Ankara son dönemde yaptığı “hukuk devleti” açıklamalarıyla, istifalarla köşeye sıkışmış olduğunu gösteriyor. Yaptırımların farkında olduğundan bu şekilde yansıttı kendisini. Erdoğan “Mesajı aldım” dedi. Ancak bunu uygulamaya geçiremeyeceğinin her iki taraf da bilincinde. AKP-MHP köşeye sıkışmış durumda. Ekonomik ve siyasi krize ek olarak salgınla birlikte sağlık krizi de mevcut. AKP, tabanını kaybetmek üzere. Antidemokratik rejimler ilelebet değildir. Bu noktada AB’nin ne yapacağından daha çok Türkiye’nin ne yapacağı önemli. Halkın, muhalefetin kenetlenerek bir adım daha ileri gitmesi daha büyük önem taşıyacaktır. AB ve ABD, Türkiye’nin demokrasi mücadelesiyle ilgilenseydi çoktan yaptırımda bulunurdu. Ne zaman ki çıkarlarına ters düşüldü, işte o zaman hamle yaptı. AB ve ABD artık birlikte hareket ediyor. Bu nedenle Erdoğan’ın fazla manevra alanı kalmadı. AB liderleri şunu biliyor: Bir iktidar içte ve dışta sert politika izliyorsa zayıflık ve sıkıntı çekiyor, korkuyordur.

IŞIN TOYMAZ – STUTTGART