Avrupa’da siyasetin değişen yüzü: Liderlerin profillerine büyüteç

Boris Johnson’ın, yalanlarla yönetmeye çalıştığı Birleşik Krallık’taki son gelişmeler, ”arsız” ve “yüzsüz” siyasetçileri yeniden gündeme getirdi.

 

YouTube

By loading the video, you agree to YouTube’s privacy policy.
Learn more

Load video

Özür dilemeden hükümet yönetemeyen Johnson’dan farklı olarak, Avrupa’daki diğer liderlerin siyasi profilleri nasıl?

Sağ gösterip sol mu vuruyorlar, yoksa hepsi aynı tornadan çıkmış mı gibiler?

Çiçeği burnunda seçimden yeni çıkan ülke İtalya, 1992’de oynanan filmin tekrarı gibi, aynı ekibin yeniden iktidara gelmesini konuşuyor.

O yılları hatırlayan İtalyanlar dejavu yaşıyor sanki.

Yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde özü sağ olan ama icraatlarıyla solmuş gibi davranan bir hükümetten söz ediyoruz.

Boris Johnson’ın kişiliksiz lider tavrına neredeyse hiç değinmeyen İtalyan basını, belki de Britanya’da yaşananları hiç garipsemiyor. Boris Johnson benzeri bir model olan ve 2014-2016 yıllarında İtalya’da Başbakanlık yapan Renzi’nin de, Johnson’dan arta kalır bir yanı olmamasından dolayı, Britanya’da olanları pek de önemsedikleri söylenemez.

Çiçeği burnunda bir başka yeni hükümet de Almanya’dan.

Koalisyon hükümetinde şimdilik işleri iyi  gibi görünüyor, ama asıl endişe uyandıran nokta sağ kanattaki farklı grupların güçlerini ve söylemlerini birleştirmek için sürekli bir araya gelmeleri.

Avrupa Birliği yapısına karşı olan bu sağ gruplar, göçmenlere de karşı, LGBT+ bireylere de karşı. Kısaca, özgürlükten yana olan her konuya karşı ortak tavır geliştiriyorlar.

Koalisyon hükümetinde görev alan Yeşiller ise bildiğimiz eski Yeşiller değil artık.

Boris Johnson’ın son haftalardaki özür dileyerek görevde kalma, istifa etmeme hamlesini şaşırtıcı bulmayan Alman basını, Johnson’ın kolay kolay yenilgiyi kabul etmeyeceğinin altını çiziyor.

Kıtanın en kuzeyinde yer alan İsveç’te de 2 aydır görevde olan yeni hükümet, sol kökenli olmasına rağmen, sola yakışmayan icraatlarıyla dikkat çekiyor.

Ülkede artan suç oranları, sağlık, eğitim, barınma gibi konularda yetersiz ve oldukça zayıf kalan hükümeti zor günler bekliyor.

Boris Johnson’ın icraatlarına geniş yer veren İsveç basını, İtalya ve Almanya’dan farklı bir tutum sergiliyor. Britanya’da yaşananları anı anına aktaran İsveç basını, eski ABD Başkanı Donald Trump’a gösterdiği ilgi gibi, hafif alaycı bir o kadar da yargılayıcı bir tavır sergiliyor.

Gelelim olay mahalli İngiltere’ye…

Üç kişiden ikisinin güvenini kaybeden Başbakan Boris Johnson, çareyi ülkeden uzaklaşıp  Ukrayna’ya gitmekte buldu.

Olası bir Rusya-Ukrayna savaşının önleyicisi olmaya soyunan Johnson, kendi partisinden aldığı desteği kaybediyor.

Her geçen gün, aleyhine olan, istifa etmesini isteyen aynı partili milletvekillerinin sayısı artıyor.

Britanya’da, sağ ve sol kavramlarının hiçbir şekilde ön planda olmaması, bunun yerine etik kodun ve sosyal devlet olmanın çok daha önem kazanması öne çıkan noktalar.

Başbakanlık ve Başbakanlık Konutu’nda yapılan ve  aylar süreceği söylenen polis soruşturması sonuçlanıncaya kadar Boris Johnson’ın koltuğu bırakmayacağı anlaşılıyor.

 

Sağ partilerin yükselmesi, din faktörü de devreye girince “rejim” değişikliğine kadar gidiyor. Bunun en somut örneğini Türkiye yaşarken, sol kainattaki liderlerin de sağ seçmene hitap edecek adaylarla ilerlemeye çalışmaları gözden kaçmıyor.

Seküler yaşamın kırmızı çizgi olmasından başka hiçbir konuda da varlık gösteremeyen sol partileri güç günlerin beklediğini söylemek hiç de zor değil.

Kadın Sözü ile Avrupa’da bu hafta Avrupa’da değişen siyasetin yüzü tartışıldı, liderlerin profili masaya yatırıldı. Yeni Posta gazetesi İngiltere Temsilcisi Gözde Sapanlı’nın sunduğu bu haftaki programa katılan gazeteciler şöyle:

Serbest Ada Genel Yayın Yönetmeni Birgül Göker Perdisa – Bologna / İtalya

Serbest Gazeteci Seda Şanlıer – Stockholm / İsveç

Serbest gazeteci Ufuk Evla Bostan – Frankfurt / Almanya

YENİ POSTA – STUTTGART

FOTO: AA