Avrupa’daki ana akım medyanın acı gerçeği: “Havuz medyası” olma yolunda

Bir kriz yılının son günlerine gelirken, insanlar sadece Türkiye’de değil, Avrupa ve özellikle Federal Almanya’da da çok boyutlu bir krizin darbeleri altında nefes almaya çalışıyor. Peki, “demokratik” Alman, Fransız, İtalyan veya Anglosakson medyası bunu görüyor mu?

 

Abartıldığı düşünülebilir. Ancak çok sık örnekler verildi. Sınırsız TV’deki programlarda, hep şu vurgulandı: “Türkiye’deki krizden Avrupa da sorumludur ve onun lider gücü Almanya şimdi kendi krizlerinin pençesinde çıkışlar aramaktadır.”

Federal Almanya’daki iktidar ortakları Yeşiller ve sosyal demokratlara (SPD) bakmak bile bu krizin boyutları hakkında bir fikir vermeye yeter. Ankara’daki iktidarın pervasızlıkları ile Berlin veya bir başka metropoldeki iktidarın pervasızlıkları arasında nitel farklar yok.

Şaşkınlık, Avrupa’nın en zengin ülkesindeki siyaset oyunlarını da belirliyor, Görünen, o.

 

YouTube

By loading the video, you agree to YouTube’s privacy policy.
Learn more

Load video

 

 

YouTube kanalı Sınırsız TV’de Işın Ertürk’ün sorularını yanıtlayan gazeteci-yazar Osman Çutsay krizin sadece siyaset ve ekonomideki değil, medyadaki yansımalarını da masaya yatırdı ve acı bir sonuca dikkat çekti: Alman medyası, toplumun ezici çoğunluğu tarafından bilinmeyen bazı köşe bucak siteler ile çok az sayıdaki basılı yayınlar göz ardı edilirse, “Türkiye’nin havuz medyasını” aratmayacak kadar çürümüştür.

YENİ POSTA – FRANKFURT