Avrupa’daki yerel yayınların durumuna büyüteç: “Türkçenin son savunucularıyız”

yeni-posta-haber-içi-görseli
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Avrupa’daki yerel gazetelerle haber portallarının temsilcilerine göre, dijitalleşen dünyada ve salgın döneminde Türkçe kâğıt gazetelerin en kötü dönemi yaşanıyor. Türkiye kökenli gazeteciler “Asıl yerel basılı gazetelerin kurtarılmaya ihtiyacı var” dediler.

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği’nin (ATGB) dijital olarak gerçekleştirilen “Dünden Bugüne Avrupa’daki Türkçe Medya  I. Dijital Sempozyumu”nun dokuzuncu bölümü, “Yerel gazeteler Avrupa’daki Türkçe medyanın kurtarıcıları mı?” başlığı ile gerçekleşti.

Avrupa’daki ulusal günlük medyanın dışındaki Türkçe yerel gazetelerin yaklaşık 6 milyon Türkiye kökenlinin yaşadıkları ülkelerde sesinin duyulmasında, Türkçenin yaşatılmasında çok önemli bir rolü bulunduğuna dikkat çekilen buluşmada, toplantıyı yöneten Yeni Posta Yayıncısı-ATGB Üyesi Mustafa Bozdurgut “Avrupa’daki yerel gazeteler kendini ispat etmiştir ve toplumlararası iletişimi sağlamada da başarılı olmuştur” dedi.

Bu arada, dijitalleşen medya karşısında basılı gazetelerin durumunun her geçen gün daha da kötüye gittiğini buna karşılık haber sitelerinin ise önünün açık olduğunu bildiren gazeteciler Türkçe medyada anadilin düzgün kullanılması, derinlikli içerik üretilmesi, tarafsız ve doğru habercilik gibi konularda hâlâ büyük eksiklikler yaşandığını da vurguladılar. Habercilikten dağıtımcılığa, grafik tasarımından ilan çalışmalarına dek birçok alanda sorunlarla baş etmeye çalışan yayıncıların zor koşullar altında dar kadrolarla çalıştığı, Avrupa’daki iş dünyasının ise Türkçe medyaya gereken desteği vermediği belirtilen toplantı, ATGB‘nin Facebook sayfasında ve Zoom üzerinden canlı yayınlandı. Toplantıya konuşmacı olarak Birlik Gazetesi – Almanya “Neue Ekonomi” ve “Integration” gazetesi yayıncısı / ATGB Üyesi Dr. Latif Çelik, Muhabirce gazetesi yayıncısı Hülya Sancak, Binfikir Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Serpil Aygün, Berlin Aktuell Yayıncısı / ATGB Üyesi Sadık Karslı, Gazette Aktuell Yayıncısı / ATGB Üyesi Salih Şahin katıldı. Toplantıyı Yeni Posta Yayıncısı – ATGB Üyesi Mustafa Bozdurgut yönetti.

Avrupa’daki Türkçe yerel medya ve haber sitelerinin masaya yatıırldığı toplantıda öne çıkan başlıklar şöyle:

YouTube

By loading the video, you agree to YouTube's privacy policy.
Learn more

Load video


 

“ULUSAL GAZETELER TÜRKİYE’NİN AVRUPA EKİ GİBİYDİ”

Birlik Gazetesi – Almanya “Neue Ekonomi ” ve Integration” gazetesi yayıncısı / ATGB Üyesi Dr. Latif Çelik:

Kimseyle yarış halinde değiliz. Rize, Kastamonu haberlerinin Almanya’daki toplumumuz için hiçbir şey ifade etmediğini ilettim. Derdimizi anlatamadım. Böylece önce bülten gibi bir çalışma ile okura ulaşmaya çalıştım. Würzburg’da Birlik adı ile başladık. Sonra bölgeyi genişleterek geliştik. Ulusal gazeteler Türkiye’nin Avrupa eki gibiydi. Sosyal, kültürel ve politik alanda günlük basının yerel basın kadar yardımı ve etkisi olduğuna inanmıyorum. Resmi makamlar da bizi muhatap alıyorlar.

“TÜRKİYE’YE ENDEKSLİ YAYINLAR UYUMA HİZMET ETMİYOR”

Almanya’daki yerel basın bünyesinde, her devirde Türkçe medya olarak varız. Arşivimde 59 gazetenin birçoğu yok 31’i var. Ulusal gazeteler ise 20 yıldır yok.

Türkiye’ye endeksli yayınlar Almanya Türklerinin uyum sürecine katkıları olduğuna inanmıyorum. Kurtarıcı mı, değil mi, diye bakmaktan ziyade, tarihi olaylarla karşılaştırmak gerekir. Avrupa’da yerel ya da ulusal olsun önemli olan şartlara göre şekil değiştirmiş olabiliriz. Ancak hepimiz Avrupa’daki toplumun Türkçe medyasıyız.

“TÜRKÇENİN SON SAVUNUCULARIYIZ”

Ağzımızla kuş da tutsak başarımız okuyanın ya da reklam müşterisinin gösterdiği ilgi ile belirleniyor. Karamsar değilim ama bir şekilde çalışarak yeni projeler koyarak devam edeceğimize inanıyorum. Gurbetçi diyen zihniyet şimdi de yerel diyerek küçümsüyor. Bizler Avrupalı Türklerin medya organlarıyız. Türkçe konuşuruz Türkçe okuruz. Türkçenin son savunucularıyız. Dilin kaybolmamasına kendimizi adadık mı, adadık.

“TÜRKÇE MEDYA KİMİN UMURUNDA?”

Muhabirce gazetesi yayıncısı Hülya Sancak:

Kendisi kurtarıcıya ihtiyacı olan bir yerel basın Türkçe medyayı nasıl kurtarabilir, bu soruyu sormak gerek. Ulusal basın can çekişiyor. Avrupa’da Hürriyet, Sabah, Türkiye gazetesi şu anda bizi temsil ediyor. Tirajlara baktığımızda içler acısı. Yerel basının önce kendisinin kurtarıcıya ihtiyacı var. Yazılı basın bitmiş durumda. Maddiyat sorunu. Online medyayı ayırıyorum. Türkçe medya kimin için gerekli ve kimin umurunda? Yerel basına ilan veren şirketler prestij kaybettiklerine işaret ediyorlar.

Katkısı olacak olanların böyle baktığı bir durumda, nasıl kurtarıcı olacak? Küçümsenen o reklam gazeteleri öyle olmak zorunda yoksa yaşatamazsınız. Gazeteleri parasız dağıtıyoruz.

“HABER PORTALI KİRLİLİĞİ VAR”

Almanya’da gıda sektöründe en önemli yer tutan döner sektörü niye aşağılanıyor? Restoranlar, mekânlar mağazalar ilan vermezse siz nasıl gazete basacaksınız? Desteklemiyorsanız, Türkçenin önemine değer vermiyorsanız, millet olmak umurunuzda değilse siz hiçbir şeye değer vermiyorsunuz demektir.

Yerel medyada ne yapsanız sorun. “Haberleri bayat, kim okuyor bunu?” diyorlar. İyi de, günlük yerel gazete çıkaramazsınız. Kadrolar lazım maddiyat lazım. Haftalık da çıkarmak çok zor. İngiltere’de var örnekleri. Holdinglerin kapsamındaki değil, bireysel çabalarla çıkan yerel gazeteleri kastediyoruz. Yayının bütçesi olursa devamlı olabilir. Haber portalları kirliliği var. kopyala-yapıştır, görsel çalma, hepsi var. Yazılı basın öyle değil. Özgün. Birçok sayımızı Türkçe için yaptık. Yaptığımız işin maddi bedeli var, ama kimse karşılamaya hazır değil. Holding değiliz, ekibimiz yok. Herkes gönüllü çalışıyor.

Reklam haberlerini öne çıkarıp vatandaşın sorunlarına ağırlık vermezseniz elbette saygınlığınız sorgulanır. Öte yandan online gazetenin önü ise açık. Ben yaşatmak için Türkçenin düzgün kullanıldığı doğru haberciliğin aktarıldığı yayınlar için elimden geleni yapmaya devam edeceğim.

“30 GAZETEDEN DÖRT BEŞ TANE GAZETE GERİYE KALDI”

Binfikir Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Serpil Aygün:

2000’li yılların başında  30’dan fazla Türkçe haber sitesi,basılı olarak 7 gazete vardı. Bugün  4-5 tane güncel haberleri aktaranlar var online olarak ise 3-4 online gazete mevcut.

Türkçe radyo da var. Son yıllarda radyo gazete tv yayınları yapan yayınlar da hayata geçti.

Türkçe medya çalışanları olarak önce kendimizi eleştirmek gerekiyor. Önce iyice tanımlamak lazım. Yerel miyiz, ona bakmak lazım?

“YENİDEN TANIMLARSAK YEREL DEĞİL TOPLULUK MEDYASIYIZ”

Bana kalırsa “topluluk” medyası.  Belki gerçekten kurtarıcıya ihtiyacımız var. Topluma bilgi ve haber aktarmak birinci görevimiz. İçinde yaşadığımız toplumdan haberleri aktarmamız gerekiyor, Türkiye’den değil… Vatandaşı yakalıyorsanız o zaman işlevinizi yerine getiriyorsunuz demektir. Toplumun Türkiye ile gönül bağı var elbette. Ancak bu ülkelerde yaşayıp gömülüyoruz. Yayıncılar dönüp bakmak gerekiyor. Sert eleştiriler yapılıyor, ama ne yazık ki hak ediyoruz.

“KURTARICI DEĞİLİZ”

Siz düğün haberi ya da askere gitme haberi yapıyorsanız, kusura bakmayın kurtarıcı falan değilsiniz. Bu ülkede yaşayan insanınıza eğitim sistemi değişirken Türkiye kökenli çocuklar sorunlar yaşarken Türkiye’deki eğitim sistemini tartışan haberler yapıyorsanız, görevinizi yapmıyorsunuz demektir. Toplumun ihtiyaçlarını karşılayan, gerçekleştirecek haberciliği yapmanız gerekir. Kurtarıcı mıyız? Hayır, değiliz. Toplumun ihtiyacını hissetmediği şeyi yapmaya devam edecek miyiz? Evet, yapacağız. İyi içerik üretirseniz maddiyat arkasından gelir.

“İLANLA HABERİ AYIRMAK ŞART”

Yaşadığınız ülkenin dilini, toplumun taleplerini bilmeniz gerekiyor, o zaman saygınlık artıyor. Böyle yaparsak devamının geleceğine inanıyoruz. Şu da var: İlanla haberi ayırmadığınız sürece size saygı duyulmaz. Reklam haberi ise “Bu bir ilan haberidir” diye belirtmek gerekir. Israrla söylüyorum, doğruyu yapmayacaksak saygı ve güven duyulmaz.

Ulusal yayınlar tükendiler aslında, topluluk medyası ise hâlâ ayakta duruyor. Bu özveriyle çalışan tüm arkadaşları selamlıyorum.

“BERLİN’DE ÖNEMLİ BİR EKSİKLİKTİ, BAŞKENT TÜRKÇE GAZETEYE KAVUŞTU”

Berlin Aktuell Yayıncısı / ATGB Üyesi Sadık Karslı:

25 yıllık süreci geride bıraktık. Yerel gazeteler Ulm gibi küçük bir kentten bütün eyalette diğer gazetelerin yayınlanmasına da yol açtı. Berlin’de ise başkentte print gazete eksikliği yaşanıyordu. Almanya’da Türkiye’de de yerel gazeteler hayata geçirdim. Gazetenin mizanpajından dağıtımına haberinden ilanına dek her alanda çalışmanız gerekiyor.

Berlin’e yeniden döndüğümde iki yıl magazin dergisinde her şeyi yaptım. Sıfırdan başladım.

Sektörel yayınlar çıkarmaya başladı. Gastronomi üzerine sonra Aktuell Avrupa’yı şimdi de Aktuell Berlin’i okurla buluşturdum.

“BAŞKENTTE 20’YE YAKIN TÜRKÇE DERGİ MEVCUT”

Berlin’de 20’ye yakın Türkçe dergi var. Ama gazete olarak 10 yıl sonra Berlin yeniden Türkçe gazeteye kavuştu. 24 senedir delilik yapıyorum. Bu işlerden paralar kazanamadık. Bizim yardıma ihtiyacımız varken, biz neyi kurtarabiliriz. Radyolar olmalı, ancak tekse onu aşamıyoruz. Her türlü yanındasınız ama ilanı o radyoya veriyor. Reklamları hatır için vermiyorlar mı zaten? Bu işin hem sahibiyim hem de hamalıyım. Hedef kitlemizde  Almanca konuşanlar da var. Berlin’de 7-8 Türkçe haber sitesi var.

“BURADA DA ‘YANDAŞ GAZETECİ’ AYRIMI YAPILIYOR”

Haberler o kadar çabuk tükeniyor ki, özellikle de internet anında eskitiyor. Avrupa’da yaşayan çocuklarımızın başarılarını artıracak haberler yapmamız gerekiyor. Rol modelleri öne çıkarmak gerekiyor. Bu kulvarda sonuna kadar koşturmaya ise varız.

Burada da “yandaş” medya ile mücadele etmek zorunda kalıyorsunuz. Listelerden adınız siliniyor. Eleştirel olduğunuz için listelere giremiyorsunuz. Liyakat ödülüne sadece 2 gazeteyi almışlar bu bölgeden. Alman makamlarında da Türk makamlarında da akredite olamıyorsam, ciddiye alınmıyorum demektir.

“15 YIL ÖNCE ULUSAL GAZETELERİN KAN KAYBEDECEĞİ BİLİNİYORDU”

Gazette Aktuell Yayıncısı / ATGB Üyesi Salih Şahin:

15 yıl önce Türkiye’de yapılan bir toplantıda ulusal günlük gazetelerin kan kaybedeceği yerel gazetelerin ise devam edeceğini tespit etmişler.

94 yılında Almanya’ya 99 yılında da Stuttgart’a geldim.

Geldiğimde de medyayla ilgili aynı konular vardı hâlâ aynı sorunları tartışıyoruz. Burada sivil yapılanma daha güçlü olmalı. Avrupa’daki Türkçe medyaya Ankara’nın teşvik ve destekleri ise yok.

ATGB ilk günden bu yana buradaki gazetecilere yönelik faaliyet gösteriyor. Ancak daha çok çözülmesi gereken sorun önümüzde duruyor.

Elbette kahramanlık yapacak halimiz yok, kurtarıcılıktan ziyade Türkçe gazetelere gelecekte de ihtiyaç olacak bu bilinçle çözüm odaklı çalışmalıyız. Bu gazeteleri yayınlayan arkadaşların kendisini geliştirmesi, yenilemesi ve dönüşüme değişime ayak uydurması gerekiyor.

Gazetelerle ilgili devletimizin resmi ilanlar konusunda destek vermesi gerekiyor. Meslek örgütümüzün de arkadaşlarımızın gelişmesi açısından önemli görevleri var.

Kağıt gazeteye ilgi azalıyor. Acilen kağıt gazeteleir destekleyecek ortak bir çalışma gerekiyor. Sosyal medya üzerinden de bir birleşmeye gidebiliriz.

YENİ POSTA – ULM