Avrupa’nın “lokomotif ekonomisinde” büyük bir uzman açığı var: Federal Almanya kalifiye göçmen arayışında

BILISIM
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Sadece Avrupa’nın en büyüğü değil, dünyanın önde gelen birkaç ekonomisinden biri olan Federal Almanya,  kalifiye işçi sıkıntısının “sistemik bir depreme” dönüşmesinden korkuyor. Çalışmalarını yıllardır bu ülkede ve bu alanda sürdüren araştırmacı-gazeteci Çağla Sorgun’a göre, eğer önlem alınmazsa, söz konusu açık önümüzdeki yıllar içerisinde Alman ekonomisi için dramatik boyutlara ulaşacak. Berlin, sorunun farkına varmış görünüyor ve bu nedenle hızla yeni çözümler üretiyor.

Kalifiye işçi sıkıntısı Alman ekonomisini yıllardır meşgul eden bir konu. Başta küçük ve orta boy işletmeler olmak üzere Alman firmaları, her geçen yıl kalifiye eleman bulmakta daha çok zorlanıyor. Elbette bu, Alman ekonomisini doğrudan etkileyen bir sorun. Yapılan bir araştırma 2017 yılında Almanya’da 440 bin kalifiye işçi eksiğinin olduğunu ortaya koyuyor.

Hesaplamalara göre, eğer Almanya ihtiyacı olan bu 440 bin kalifiye işçiye sahip olsaydı, 2017 yılında 30 milyar avro daha fazla ekonomik mal ve hizmet üretebilecekti.

KALİFİYE ELEMAN AÇIĞI: YILDA 260 BİN

Araştırmalar ve yıllık açıklanan meslek eğitimi istatistikleri, krizin zaman içerisinde derinleşeceğini gösteriyor. Alman İş Kurumu’nun verilerine göre, 2019/2020 eğitim yılında, firmalar yaklaşık 530 bin meslek eğitimi öğrencisi arıyorlardı. Aynı dönemde, meslek eğitimi yapmak isteyen gençlerin sayısı ise, 473 bine tekabül ediyordu. Yani toplamda aranan öğrenci sayısı, bir diğer ifadeyle geleceğin kalifiye elemanı, başvuruda bulunanların toplamından 57 bin daha fazla.

Kaldı ki, bu sayılar yalnızca meslek eğitim hizmeti sunan firmalar arasında yapılan bir araştırmaya ait. Almanya genelindeki kalifiye eleman eksiği, aranan meslek eğitimi öğrencilerinin sayısının çok üzerinde. Alman Sanayi ve Ticaret Odası (IHK) tarafından yapılan bir çalışmanın bu alandaki öngörüsü çok dramatik: Araştırmaya göre, 2022 ve 2030 yılları arasında Almanya’da yıllık yaklaşık 260 bin kalifiye eleman açığı olacak.

Vasıflı işgücü Almanya gibi bir üretim ülkesinin, büyümesini, istihdamını, rekabet gücünü, toplumun refahını ve yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Ülkedeki kalifiye eleman sıkıntısının en önemli nedeni, yaşlanan Alman nüfusu. Demografik hesaplamalar 2030 yılına kadar Almanya’daki 20 ila 65 yaş arası istihdamın 3,9 milyon azalarak 45,9 milyona düşeceğini gösteriyor. 2060 yılında ise 10,2 milyon insanın çalışma yaşının üzerinde olacağı belirtiliyor.

Federal Ekonomi ve Teknoloji Bakanlığı (BMWi) verilerine göre kalifiye işgücü eksikliğinin en yoğun yaşandığı meslekler zanaat meslekleri, inşaat meslekleri, metal ve elektronik endüstrisi meslekleri ve MINT-Meslekleri (Mathematik, Naturwissenschaften und Technik), yani matematik, doğa bilimleri ve teknik alandaki meslekler.

Sağlık da bu eksiklikten en çok etkilenen sektörlerden biri. Nüfusun yaşlanmasına paralel olarak, hemşire ve hastabakıcılara her geçen yıl daha çok ihtiyaç duyuluyor.

Aileler ve toplumsal cinsiyet kalıpları, gençlerin meslek seçiminde hâlâ önemli bir rol oynuyor. Alman firmalarının kalifiye eleman sorunu konusunda çalışma yapan Dr. Malin Lidya, toplumsal cinsiyet kalıplarının kalifiye eleman eksikliği sorunundaki rolünün ne derece önemli olduğunu vurguluyor. Lidya, yetişmiş eleman sıkıntısının tam da inşaat gibi, metal ve endüstriyel alanlardaki meslekler gibi tipik erkek mesleklerinde ve hemşirelik, hasta bakımı gibi toplum tarafından kadın mesleği olarak görülen mesleklerde yoğunlaştığını söylüyor.

Tüm bu meslekler toplumda kadın ve erkek meslekleri olarak etiketlendiğinden eksiklik duyulan alanlara olan talep de sınırlı kalıyor. Lidya’ya göre mesleklerin toplumsal cinsiyet kalıplarının dışına çıkarılması ve çocuklu kadınların iş hayatına katılmalarının kolaylaştırılması alanında yapılacak çalışmalar bu sorunun çözümüne katkıda bulunacak.

Halihazırda MINT-Meslekleri diye tanımlanan matematik, doğa bilimleri ve teknik alandaki meslekleri kadınlara çekici hale getirmek için yürütülen çok sayıda proje var. Ayrıca, bu alanda proje geliştirmek isteyenlerin devlet fonlarından yararlanmaları da mümkün.

KALİFİYE MÜLTECİ GENÇLER VE “DIŞARIDAKİ UZMANLAR”

Almanya son yıllarda ülkedeki mültecileri işgücü piyasasına kazandırmak için büyük çaba sarf ediyor. 2015 yılında başlayan mülteci akınında, Avrupa’da en çok mülteciye sınırlarını açan ülke Almanya oldu. 2015 yılından bu yana ülkeye iltica başvurusunda bulunanların sayısı 2 milyona yaklaştı. Ülkeye gelen bu mültecilerin çoğu da 30 yaşın altında.

Çok kolay olmamakla birlikte, doğru politikalar izlenirse bu potansiyeli, ülkenin ihtiyacı olan yetişmiş işgücüne dönüştürmek mümkün. Bu alandaki çalışmalara çoktan başlandı. Federal ve eyalet düzeyinde gerçekleştirilen projelerle mülteci gençlerin meslek eğitimi yapmaları için her tür kolaylık sağlanıyor.

Mülteci gençlere kapılarını açan firmalar, devletten hem maddi destek hem de istihdam ettikleri, meslek eğitimi verdikleri müllteciler için ücretsiz pedagojik yardım alabiliyorlar. Ayrıca mültecilere meslek eğitim fırsatı veren firmalara bürokratik işlerde de yardımcı olunuyor. Almanya’da meslek eğitimini tamamlayan mülteciler, eğitim aldıkları alanda iki yıl çalışırlarsa süresiz oturum, hatta vatandaşlık hakkı kazanıyorlar.

Kalifiye işgücü açığını kapatmak için başvurulan diğer bir yöntem de ülke dışından uzman ya da meslek eğitim öğrencisi getirmek. Bu alandaki çalışmalar uzun yıllardır, vize sorunu olmadığı için Avrupa Birliğine üye ülkeler arasında yapılmaktaydı. Fakat bu yolla istenen sayıya ulaşılamadığı için, son yıllarda diğer ülkelerden gelecek kalifiye işgücünün kolaylaştırılmasına yönelik düzenlemeler de yapılmaya başlandı. Kalifiye elemanlar, uzmanlar ve üniversite mezunları artık kıta farkı gözetmeksizin tüm dünyadan aranır olmaya başladı.

KALİFİYE ELEMANLARA VİZE KOLAYLIĞI

Federal Ekonomi ve Teknoloji Bakanlığı’nın (BMWi) 2020 yılı şubat ayında hazırladığı Yurtdışından Kalifiye İşgücü Getirme Konusunda İşverenlerin Bilmesi Gerekenler” başlıklı bir rehberde işverenler konuyla ilgili ayrıntılı olarak bilgilendiriliyorlar. Eğer bir firma, yurtdışında, Almanya’da yetişmiş eleman bulmanın kolay olmadığı bir meslek alanında, aradığı vasıflara uygun kalifiye bir eleman ya da meslek eğitimi elemanı bulursa, iş kolaylaşıyor.

Fakat bu fırsattan daha çok holdingler yararlanıyor, çünkü küçük ve orta boy işletmelerin bu tür elemanları yurtdışında arayabilmek için ne zamanları, ne ekonomik ne de personel imkânları var. O nedenle bakanlık yurtdışındaki kalifiye elemanlara Almanya’ya gelip burada iş aramaları için vize kolaylığı sunuyor. 

Rehberdeki bilgilere göre Almanya’da iş bulmak amacıyla vize başvurusunda bulunmak isteyenlerden beklenenler şöyle:

– Vize başvurusunda bulunacak kişinin kendi ülkesindeki meslek eğitim yeterliliğinin ya da üniversite diplomasının Alman kurumları tarafından kabul edilmesi ya da Almanya’daki meslek içeriğiyle karşılaştırılabilir düzeyde olması;

– Başvuru sahibinin Almanya’da kalacağı süre boyunca, barınmadan gıdaya her tür ihtiyacını karşılayabilecek maddi gücünün olması;

– Ve en önemlisi en az B1 seviyesinde Almanca bilgisine sahip olması.

Almanya’da iş arama vizesi en fazla 6 aylık bir süre için veriliyor ve bu vizeyi uzatma imkânı yok. Bu yolla Almanya’ya gelen kişi bu süre içinde iş bulursa ve anlaşma imzalarsa, yapacağı başvuruyla vizesini doğrudan çalışma vizesine çevirebiliyor.

BİR YENİLİK

İlanlara eklenen (m/w/d) bilgisi: Almanya’da özellikle son bir yıldır iş ve meslek eğitimi ilanlarında aranan kişilerin yanına parantez içinde (m/w/d) bilgisi ekleniyor. Bu, şu anlama geliyor: Bir mühendis arayan firma “mühendis aranıyor” başlığının hemen yanına parantez içinde m/w/d bilgisini yerleştirererek aradığı mühendisin erkek (männlich)kadın (weiblich) ya da üçüncü cinsiyete ait (das dritte Geschlecht) olabileceğini belirtiyor.

Bunun iki nedeni var. İlki Alman yasalarına göre bir işverenin cinsiyetinden, ırkından, dininden dolayı birisini işe almaması bir suç. İkinci nedeni de, Almanya’da yaklaşık 80 bin ila 120 bin insanın kendisini bir cinsiyet grubuna dahil hissetmemesi. Bu gruba genetik, anatomik ve hormonel açıdan tam olarak kadın ve erkek olarak tanımlanamayacak ya da kendilerini böyle tanımlamayan insanlar giriyor.

YARARLANILAN KAYNAKLAR:

https://karrierebibel.de/m-w-d-in-stellenanzeigen…

https://www.make-it-in-germany.com/fileadmin/user…

https://www.bmwi.de/Redaktion/DE/Dossier…

https://www.kofa.de/service/videos/interview…

https://statistik.arbeitsagentur.de/DE/Statischer…

https://www.stuttgart.ihk24.de/serviceleiste/fac…

– https://www.iwkoeln.de/studien/iw-kurzberichte/beitra…

ÇAĞLA SORGUN – ESSEN

KAYNAK: www.serbestada.com

FOTO:  Gerd Altmann auf Pixabay