Avrupa’ya Türk göçünün 60’ıncı yılında Ankara sessiz: “Türkiye bu insanlara çok şey borçlu”

Avrupa’ya Türk göçünün 60’ıncı yılında Ankara sessiz: “Türkiye bu insanlara çok şey borçlu”
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Türkiye’nin gündemine mülteci tartışmaları damgasını vururken TAVAK Vakfı Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen dikkatleri Almanya’daki Türkiye kökenli göçmenlere ve 60’ıncı “sessizlik yılına” çekti.

Türk-Alman Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen Türk işgücü göçünün 60’ıncı yılına işaret ederek “Türkiye bu insanlara çok şey borçludur” dedi. Mülteci tartışmaları gölgesinde Almanya’daki milyonlarca Türkiye kökenliyi konu alan Prof. Dr. Şen’in açıklaması şöyle:

“Türkiye’de son zamanlarda sığınmacılar konusu kamuoyunun en önemli gündemi oldu ama ben bugün sığınmacıların dışında Türk göçmenlere değinmek istiyorum.

YURTDIŞINDAKİ İNSANLARIMIZ

1961 yılının ekim ayında Ankara Anlaşması çerçevesinde Türkiye tarihinde ilk defa 6 bin 500 Türk işçiyi Almanya’ya gönderdi. Daha sonra bu sayılar arttı, 2021 yılının temmuz ayında Almanya’da 3,3 milyon olmak üzere AB sınırları içeresinde 5,4 milyon, İngiltere, Norveç ve İsviçre’yi de katarsak daha da artan sayının yanında ABD, Kanada ve Avustralya ile birlikte Türkiye şu anda 7,6 milyon göçmenini yurtdışında yaşatıyor. Bu ciddi bir sayı…

84 milyona varan nüfusumuzun neredeyse yüzde 9’u kendi sınırlarımızın dışında yaşıyor.

TÜRKİYE BU İNSANLARA ÇOK ŞEY BORÇLUDUR

1970 ve 1980’li yıllarda cari açığımızı Türk işçilerinin dövizleriyle kapattık. Türkiye’ye apayrı bir dinamizm getiren bu insanlar, her yıl tatillerini Türkiye’de geçirerek gelen yabancı turistlerden daha fazla para harcadılar ve Türkiye’nin ciddi bir şekilde yurt dışında lobisini oluşturdular.

HÜKÜMETİN BİR PROGRAMI YOK

Bu yıl Türk hükümeti ile Kültür ve Turizm Bakanlığı yurtdışında yaşayan insanlarımıza yönelik herhangi bir çalışma yapmıyor. 60’ıncı yıl önemli bir eşik oldu. Buna yönelik ne herhangi bir kitap hazırlandı ne de başka kutlama olayları öngörülüyor. TAVAK Vakfı olarak bu konuda oluşan eksikliği gidermeye yönelik bir “göç müzesi” çalışmasına başladık. Büyük bir olasılıkla Türk göçmenlerin dünyaya açıldığı ve en fazla ziyaret ettikleri İstanbul’da bu müzenin yapımına başlayacağız.

Benim 7,6 milyon Türk kökenli göçmenim yaşadıkları ülkelerde Türk varlığını hissettirdiler. Türk mallarını kullandılar. Bugün ihracatta gıda maddeleri başta olmak üzere birçok kalemin Türkiye’den gittiğini görüyoruz. Esasında tüm bakanlıkların bunu kutlaması lazımdı. Bu konuda hükümet bir etkinlik öngörmezken muhalefet de herhangi bir çalışma içinde değil. Niye bu insanlara karşı nankörlük yapıyoruz? Niye bu insanlarımıza şükran duygularımızı sunmuyoruz? Bu, ülkemizin bir nankörlüğü olarak da öngörülebilir.”

PROF. DR. FARUK ŞEN – İSTANBUL

FOTO: A.A.