Aynur Karlıklı’nın Sol Parti’deki yükselişi sürüyor: Şimdi de eyalet yürütme kurulunda

Aynur Karlıklı’ya göre, Almanya’daki neoliberal politikalar ülkeyi çıkmaza sürüklüyor. Mülteci, göçmen, işsiz, kadın ve çocukların fakirleşme sorunu ile acilen başa çıkılması gerektiğini kaydeden politikacı, Sol Parti’nin olmadığı bir koalisyon hükümetiyle sosyal alanda bir değişikliğin mümkün olamayacağını savunuyor.

 

Sol Partili siyasetçi Aynur Karlıklı geçen ekim ayında Leinfelden Echterdingen’de gerçekleştirilen Sol Parti 8’inci Eyalet Parti Kongresi’nde partisinin 6 kişiden oluşan eyalet yürütme kuruluna seçildi.

Partili arkadaşları Sahra Mirow, Elwis Capece, Kathleen Kamprath, Luigi Pantisano, Alexander Relea-Linder ile birlikte Aynur Karlıklı yeni görevini tam bir aydır sürdürüyor.

Öte yandan Almanya’daki neoliberal politikaların ülkeyi çıkmaza sürüklediğini, mülteci, göçmen, işsiz, kadın ve çocukların fakirleşme sorunu ile acilen başa çıkılması gerektiğini kaydeden politikacı, Sol Parti’nin olmadığı bir koalisyon hükümetiyle sosyal alanda bir değişikliğin mümkün olamayacağına da işaret etti.

Sol Parti Baden-Württemberg eyalet örgütü Yürütme Kurulu Üyesi Aynur Karlıklı göçün 60’ıncı yılına ilişkin de bir açıklama yaparak özellike son nesilin uyumda geriye gittiğine de işaret etti. Aynur Karlıklı’nın konuya ilişkin kaleme aldığı açıklamasından satır başları ise şöyle:

“İşçiler çağrıldı, insanlar geldi!

30 Ekim 1961’de Federal Dışişleri Bakanlığı ile Bonn/Bad Godesberg’deki Türkiye Büyükelçiliği arasında Türkiye’den Almanya’ya işçi gönderilmesini düzenleyen bir anlaşma imzalandı. 

900 BİN KADIN VE ERKEK GELDİ

Bu anlaşmaya dayanarak, 1961-1973 yılları arasında Federal Almanya Cumhuriyeti ve Batı Berlin’e yaklaşık 900 bin kadın ve erkek çalışmaya geldi.

Çoğunluk zaten sadece birkaç yıl kalmak istedi ve anlaşma başlangıçta sözde misafir işçilerin kalışını en fazla iki yılla sınırladı – fakat ilk gelenlerin birçoğu bugüne kadar kaldı ve Alman toplumunun bir parçası haline geldi. Bu ülkenin inşasına ve şekillenmesine katkı sundu.

Ancak ne yazık ki Almanya uzun bir süre göç ülkesi olmak istemedi. Mesela benim babam da sadece 5 yıl Almanya’da çalışıp Türkiye’de bir daire almak istiyordu. Ama burada kalmaya karar verdi. Babam 1972’de ailemizi Ankara’dan Nagold’a getirdiğinde 6 yaşındaydım, burada Alman Demiryolları’nda iş bulmuştu. 

“GEÇMİŞİM BENİ YAKALIYOR”

Türkçenin ağırlıklı olarak konuşulduğu bir ailenin çocuğu olarak ticaret eğitimi aldım. Ama düzenli olarak göç anlaşmasının yıldönümlerinde, geçmişim beni tekrar yakalıyor. Okula kaydolduğumda tek kelime bile Almanca konuşamadığım zor bir çocukluk geçirdim. Ergenlikte kimlik ve uyum zorlukları ve iki ülke arasında tam olarak nereye ait olduğunun kararsızlığı içinde bocalayıp durduğumu hatırlarım. Bu elbette beni büyük ölçüde şekillendirdi. 

“YOLUMU BULMAM UZUN ZAMAN ALDI”

İkinci neslin bir üyesi olarak yolumu bulmam uzun zaman aldı, özellikle de ailem fiziksel olarak burada, zihinsel olarak da anavatanlarında yaşadıkları için yeni ülkede yolumuzu bulmamızda bana ve kardeşlerime pek yardımcı olmadılar. Her şeyi kendimiz keşfetmek, öğrenmek zorunda kaldık. Bu tür yıldönümlerinde az da olsa bize ilginin olmasından memnunum ve bu ilginin ’60 yıldır burada yaşayan’ insanlara yönelmeyi sağlamasından da mutluluk duyuyorum.

“SİYASİLER ALMANYA’NIN GÖÇ ÜLKESİ OLDUĞUNU KABULLENEMEDİLER”

Gerçekte uzun zaman önce bu toplumun bir parçası olduk. Yine de, siyasiler Almanya’yı uzun süre göç ülkesi olarak adlandırmadılar ya da kabullenemediler. Çoğu zaman ekonomik krizlerin ve Almanya’da yanlış giden birçok şeyin nedeni olarak gösterildik, seçimlerde malzeme olarak kullanıldık.

“SON NESİLDE GERİYE DOĞRU ADIM GÖZLENİYOR”

Sık sık konuşulan bu entegrasyon meselesine  çoğunluk toplumu tarafından gerçekten izin verilmedi, çünkü göçmenlerin  daha iyi uyum sağlayabilmeleri için fırsatlar yaratılmadı.

Öte yandan, 60 yıldır Almanya’da yaşayan ve hâlâ kendilerini Türkiye’ye ait hissettiklerini söyleyen birçok Türk kökenli insan da var. Özellikle üçüncü ve dördüncü nesilde geriye doğru bir adım görülmekte. Bu üzücü ama açıklanabilir. Almanya on yıllardır Türkiyeli insanları ülkenin bir parçası olarak görmekten kaçındı. Bu geri adımda  örneğin konaklama, eğitim olanakları ve iş yerinde yapısal dezavantajlar etkili oldu.

“HAYATI BİRLİKTE ŞEKİLLENDİRELİM”

Benim için entegrasyon aynı zamanda ‘nereden gelirse gelsin, nasıl yaşarsa yaşasın, neye inanırsa inansın tüm insanların birlikte katılma fırsatı bulduğu bir topluma sahip olmak’ anlamına gelir. Bir toplum sürekli gelişiyor ve değişiyor. İnsanların beklentileri ve ihtiyaçları sürekli değişiyor. Bütünleşmenin, diğer kültürlere, farklı kültürel veya dini arka plana sahip insanların çoğunluk toplumuna entegre olması ile bir  ilgisi yoktur. İşte ben de kendi görevimi tam olarak da bu noktada görmekteyim, kendim ve partim ve özellikle de çoğunluk toplumu için gördüğüm asıl görev de budur. Sözün özü bu toplumda hayatı birlikte şekillendirmeyi öğrenirsek geleceği birlikte şekillendirme şansımız olur”

AYNUR KARLIKLI KİMDİR?

Almanya’nın sorunlarının yanı sıra göçmen olmaktan kaynaklanan sorunların çözümü mücadelesi de veren 1964 Ankara doğumlu Aynur Karlıklı ikiz erkek çocuklarının annesi.

Misafir işçi bir ailenin çocuğu olarak ailesiyle birlikte Türkiye’den Almanya’ya gelen ve başlangıçta Nagold yakınlarında yaşadıklarını belirten Aynur Karlıklı  15 yaşına kadar ise Dormagen’de, daha sonra da Stuttgart’ta ve ardından Eutingen im Gäu’da yaşadı. Aynur Karlıklı yeniden taşındığı Stuttgart’ta 40 yıldan bu yana yaşamını sürdürüyor.

Kadın, göçmen ve genel olarak insan hakları konularında aktif olan  politikacı siyasi hayatına Barış Meclislerinde başladı.  Almanya’daki “Cumartesi Anneleri Dayanışma Grubu” kurucularından da olan Karlıklı, 2015’ten bu yana Sol Parti’de aktif çalışmaları ile öne çıkan isimlerden. Parti eyalet teşkilatında Stuttgart’ta yönetim kurulu üyesi olan, Kadın ve Barış Eyalet Çalışma Grupları içinde yer alan Aynur Karlıklı, aynı zamanda eyalette Sol Parti Göçmen Çalışma Grubu sözcülüğünü de sürdürüyor.

2015 yılından bu yana parti üyesi olan Karlıklı, Sol Parti’nin (Die Linke) Tuttlingen’den milletvekili adayı olmuştu. Mart ayında yapılan eyalet seçimlerinde Sol Parti için yarışan  ve Stuttgart III seçim bölgesinde oyların yüzde 4,8’ini kazanan Aynur Karlıklı, federal meclis seçimlerinde asıl milletvekili adayının başvurusunu geri çekmesinin ardından Rottweil-Tuttlingen seçim bölgesinden aday gösterilmişti.

Aynur Karlıklı Ekim 2021’de Sol Parti Baden-Württemberg Eyalet Yürütme Kurulu üyeliğine seçilerek yeni bir görev daha üstlenmiş oldu.

YENİ POSTA – STUTTGART

Kaynak: www.agazete.de