“Başörtüsü” telaşı : Memurların kılık kıyafetine yönelik düzenleme tedirgin etti

thumbs_b_c_2cb3671117f3275bcc7befcfb93b7e1d
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Almanya’da memurların kılık kıyafetine yönelik yasa tasarısı ülkedeki bazı Müslüman grupları tedirgin etti. Yeni düzenlemenin sosyal uyum için tehdit oluşturduğu ve sezdirmeden başörtü yasağının getirildiği öne sürülüyor.

Federal Almanya İçişleri Bakanlığı, memurların “dış görünümü” ile ilgili bir yasa tasarısını 23 Şubat 2021 tarihinde sunduğunu, teklifin 21 Nisan 2021 tarihinde ise İçişleri ve Vatandan Sorumlu Komisyon’da ele alındığını, ertesi gün de kurulda kabul edildiğini bildirdi.

Söz konusu yasal düzenlemenin temelini Federal İdare Mahkemesi’nin Kasım 2017 tarihli  karar oluşturuyor.

HER ŞEY DÖVMELİ POLİS MEMURUNUN DAVASI İLE BAŞLADI

O davada boynundan ayak bileklerine kadar anayasaya aykırı içerikli çok sayıda dövme yaptıran bir polis memuru kamu hizmetinden çıkarılma kararına karşı yargıya başvurmuştu. Ancak başarılı olamadı.

Almanya’da yayınlanan göç ve uyum haber portalı www.migazin.de için Gabriele Boos-Niaz’in kaleme aldığı bir haber-analize göre, polis memuru, dövme yaptırdığı için bu davayı kaybetmedi. Mahkeme kararı, söz konusu polisin dövmelerindeki mesaj nedeniyle polis aleyhinde çıktı. Yargıçlar söz konusu dövmelerle polis memurunun özgürlükçü demokratik anayasal düzene bağlılığı, güçlendirilmiş bir demokrasi, liberal-demokratik, anayasal ve refah devleti düzenini reddettiği mesajını verdiğini bildirdiler ve kamu görevini yerine getirmeye uygun olmadığı yönünde karar kıldılar.

DÖVME YASAĞI KİŞİSEL HAKLARA TECAVÜZ, AMA…

Bununla birlikte, mahkeme aynı zamanda dövmeler yaptırma yasağının anayasanın 2’nci maddesi, 1’inci paragrafı gereğince kişisel haklara tecavüz ve temel haklara yönelik bir ihlal olduğunu bu nedenle de bunun için yasal bir dayanak gerektiğine de hükmetti.

Böylece bugünkü memurların dış görünümüne ilişkin yeni düzenlemenin de temeli atılmış oldu. Gabriele Boos-Niaz, yazısında, yasağın tüm dini ve ideolojik sembollere ve soyut bir tehlikeye karşı genişletilmesini ise şöyle eleştirdi:

“Yasama organı, başörtüsü, kipa ve takı olarak haçın yasaklanmasını da söz konusu düzenlemeye atıf yaparak  gündeme getirebilir. Yeni yasal düzenleme, dini saikli sembollerin genellikle güven sarsan  bir etkiye sahip olduğunu varsayıyor ve dış görünüşü kişinin davranışlarıyla eşleştiriyor. Memurların dış görünümüne ilişkin yasa taslağı, BBG ve BeamtenStG’deki düzenlemeleri çok genel ve geniş bir şekilde formüle ettiği gerçeği, önkoruyucu ve kapsamlı bir yasağın yolunu açıyor. Eyaletlerdeki ilgili hizmet yetkilileri, yalnızca bireysel faaliyetler için yasaklar koymakta özgürdür, ancak hareketsiz kalınırsa, § 61 Abs. 2 BeamtenStG genel kısıtlaması, doğrudan eyaletlerde, yani sosyal, dini ve ideolojik çeşitliliğin bulunduğu eyaletler için de geçerli olacaktır.”

MİLLİ GÖRÜŞ DE TEPKİ MESAJI YAYINLADI

Öte yandan İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) Kadınlar Teşkilatı Başkanı Aynur Handan Yazıcı federal hükümetin memurların dış görünümlerini düzenlemeye yönelik hazırladığı yasa tasarısına yönelik tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

“Şu an hem kadın hem de İslam düşmanı bir yasa tasarısı komisyonlarda görüşülüyor. Federal İçişleri Bakanlığının öncülüğünde, bütün memurları etkileyecek bir başörtüsü yasağı planlanıyor.

Mevcut yasa tasarısı çok büyük bir gerileme ve başörtülü Müslümanlar için derin bir hayal kırıklığı anlamına geliyor. Söz konusu yasa tasarısı ile hem eyaletlere hem de bütün devlet dairelerine, memurun dış görünümünden dolayı görevini objektif şekilde yerine getirebileceğine dair güvenin sarsılabileceği durumlarda başörtüsünü yasaklama imkânı sunuluyor. Ancak yasa tasarısına öncülük eden Federal İçişleri Bakanlığı bunun ne zaman söz konusu olacağı kısmını açık bırakıyor. Böylelikle de çaresiz kalmış olan Müslüman kadınlara kendi mesleklerini yapabilmek için mahkemelerde haklarını arama yolu gözüküyor.,

Yasa tasarısının istişare edileceği önümüzdeki süreçte, ilgili komisyonlardaki bütün siyasilere bu duruma karşı çıkmaları çağrısında bulunuyoruz. Bu yasa, sezdirmeden yürürlüğe koyulmak istenen bir başörtüsü yasağıdır. Bu yasa kafa karışıklığını tetikleyecek, belirsizliklere ve başörtüsünün keyfî biçimde yasaklanmasına sebep olacak, netice itibarıyla da başörtüsüyle ilgili mahkeme süreçlerine yenileri eklenecek.

Bu yasa ile milyonlarca Müslüman kadına Almanya’da istenmedikleri sinyali verilecek, karar verme yetkileri ellerinden alınacak. Oysa onların tek istediği fırsat eşitliği. Ancak federal hükümet bunu sağlamak yerine bu yasa tasarısıyla birlikte önlerine daha fazla engel çıkarıyor. Bir kesime daha fazla ne kadar zarar verilebilir, düşünemiyoruz.

Bu yasa tasarısı halihazırda meslek veya üniversite eğitimi gören çok sayıda genç Müslüman’ın motivasyonunu yerle bir edecek, memuriyet planlarından feragat etmelerine sebebiyet verecek. Bununla aynı zamanda özel sektöre de başörtüsü yasaklarının normal olduğu sinyali veriliyor. Netice itibarıyla başörtülü kadınların iş dünyasında kendilerine yer bulma şansı çok ciddi bir şekilde azalacak, dolayısıyla da toplumsal hayatın dışına itilmiş olacaklar. Böylelikle de en temel haklardan biri olan ‘kendi kaderini tayin etme hakkı’ pratikte ellerinden alınmış olacak.”

YENİ POSTA – BERLİN

FOTO:A.A.