Berlin eyalet meclisi CDU milletvekili adayı Emine Demirbüken-Wegner: “Yalnızlık Görevlisi atanmalı”

Berlin eyalet meclisi CDU milletvekili adayı Emine Demirbüken-Wegner: “Yalnızlık Görevlisi atanmalı”
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Berlin Eyalet Parlamentosu seçimleri için adaylar arasında Emine Demirbüken-Wegner de yer alıyor. Türkiye kökenli Hıristiyan demokrat (CDU) siyasetçi, Berlin merkezli “haypa.de” haber sitesi yayın yönetmeni Hüseyin İşlek’in sorularını yanıtladı ve özellikle yalnız yaşayan göçmenlere yönelik bazı önlemler için çaba göstereceğini bildirdi.

26 Eylül’de genel seçimlerin yapılacağı Federal Almanya’da, aynı gün Berlin başta olmak üzere bazı eyaletlerde yerel seçimler için de oy atılacak. Koronavirüs salgını seçim hazırlıklarını büyük ölçüde zorlaştırıyor. Bu yıl hangi partilerde Türk kökenli kimlerin milletvekili olarak parlamentoya girecekleri ise merakla bekleniyor.

Berlin Eyalet Parlamentosu seçimleri için adaylar arasında Emine Demirbüken-Wegner de yer alıyor. Türkiye kökenli Hıristiyan demokrat (CDU) siyasetçi, Berlin merkezli “haypa.de” haber sitesinden Hüseyin İşlek’in sorularını yanıtladı.

Evli ve iki çocuk annesi olarak eğitim, okul dışı eğitim, aile, çocuk ve gençlik politikası alanlarında seçildikten sonra da çalışmalarını sürdüreceğini belirten Demirbüken-Wegner, halen Berlin Eyalet Meclisi’nde Eğitim, Gençlik ve Aile Komisyonu Başkanı ve bunun yanı sıra Sivil Angajman ve Katılım Komisyonu Sözcüsü, fahri olarak da Berlin Eyalet Kanser Vakfı’nın Mütevelli Heyeti Başkanı, Amadeu Antonio Vakfı’nın CURA Projesi Danışma Kurulu Üyesi ve Konrad-Adenauer-Vakfı’nın seçilmiş genel kurul üyesi.

BİR “YALNIZLIK GÖREVLİSİ” GEREKİYOR!

Milletvekili seçilmesi halinde eğitim, okul dışı eğitim, aile, çocuk ve gençlik politikası alanlarında çalışmalarını devam ettireceğini kaydeden Türk asıllı politikacı, “fahri olarak çalışanlara daha fazla hak, maddi yardım ve onları onore edecek platformlar yaratmak için” baba harcayacağını  belirttiç Emine Demirbüken-Wegner’in, açıklamalarından bazı kesitler şöyle:

“Halen gençlerimizin yüzde 10’u bir diploma almadan okulu terk ediyor. Bu sayıyı daha aza indirmek için bu alanda okul ve meslek eğitim merkezleri ortak çalışma alanlarını genişletmeli. Bu alandaki gençlik meslek ajansları personel sayısı ve maddi olarak daha da güçlendirilmeli. Giderek artan toplumsal yalnızlık konusundaki çalışmalarımı derinleştirmek ve geliştirmek, örneğin Berlin genelinde bu alandaki çalışmaları siyasi bir sorumluluk çerçevesine oturtabilmek için meclis tarafından bir ‘Yalnızlık Görevlisi’nin atanması konusunda çalışmalar yapacağım.

GÖÇMENLERİN DURUMU

İlk etapta tüm saydığım çalışma alanlarında göçmenlerin konusu doğal olarak birlikte ele alınacak. Bunun yanı sıra okulu terk eden veya meslek eğitimi olmayan göçmen kökenli gençlerin sayısı Alman yaşıtlarına kıyasla daha yüksek olduğundan, buradaki çalışmaları yoğunlaştırmak lazım. Mültecilerin, eğitimi, iş dünyasına kazanıldırılması gibi konular da çalışma ajandamda.

SORUNLU BİR SEÇİM YILI

Pandemiden dolayı oldukça sorunlu ve zorunlu bir seçim yılı yaşıyoruz. Ama bunun da umarım hep birlikte üstesinden geliriz. Almanya’da seçme ve seçilme hakkı olan herkes vatandaşlık hakkını kullanarak bu yılki seçimlerde yüksek katılım göstermeleri gerekir.

SOSYAL DEVLET VE KİRACILAR

Gerçek olan şu ki, bu hükümet vaat ettiğinden daha da az yeni ev yaptı, sürekli frene bastı, hatta yeni imar kararnamesi yeni evlerin yapılmasını daha da güçleştirdi. Berlin bir kiracılar kentidir. Bu bağlamda da politikalar üretilmesi lazım, yani kiracıların hakları korunmalı. Biz, Berlin kiracılar maddi yardımını federal düzeyde geliştirdik, bununla yeni evlerin net kirası 11’den 8 euroya düştü. Tabii ki, bunu gelecekte geliştirmek isteriz.

YALNIZ İNSANLARA DESTEK

İnsanlar yalnız yaşamak zorunda bırakılmamalı, sosyal ilişkiler insanların temel ihtiyaçlarından. Bununla ilgili 2018 yılından beri mecliste ağırlıklı çalışmalar yürütüyorum. Birçok kabul görmeyen dilekçem oldu yalnızlığa karşı, şimdiye dek hepsi reddedildi. Ama yılmak yok, çalışmalarıma bu yolda devam edeceğim ve ümidim eylül ayında seçilecek olan yeni hükümetin bu konuda daha duyarlı olup, meseleye sahip çıkması. Yalnız kalan kişi kesinlikle eve kapanmamalı, her gün en azından bir saat yürüyüş yapmalı, hareket halinde kalmalı, beynini zinde tutacak kitap vb. okumalı, aile mensupları, arkadaş, komşu veya tanıdıklarla sohbet ortamları yaratmalı.

EĞİTİMDE EŞİTLİK VE ÇOCUK YUVALARI

Pandemide geride kalan çocuklara eğitim kuponları vermek, daha fazla ikili eğitim ve meslek eğitim ön hazırlıkları, ekonominin ders planına alınması, okul ders planlarının ve kitaplarının değerlendirilmesi, herkese yetecek kadar ders kitap ve malzelemeleri, okul binalarının tamiri ve yeni okul binası yapımı, ihtiyaç olan öğretmen sayısının artırılması, bunun için de öğretmenlere ‘Memur’ (Beamte) statüsü kazandırılarak işyerlerini daha çekici ve kazançlı hale gelmesini sağlamak, çalışmalarım arasında. Tüm okulları sorunsuz dijital çalışabilir hale getirmek de bunların başında geliyor.

Daha fazla çocuk yuvası yeri için bir ‘Önlemler Paketi’nin hazırlanması, yuvalardaki kalitenin ve çeşitliliğin korunması ve artırılması için bir ‘Aksiyonlar Paketi’nin hazırlanması, yeni çocuk yuvalarının inşa edilmesi, eğitimde olan eğitmenlere meslek eğitim maddi yardımının sağlanması, çok dilliliğin ve kültürün desteklenmesi…

ÇEVRE KİRLİLİĞİ VE DOĞANIN KORUNMASI

Berlin diğer metropollere nazaran şehir içinde en fazla yeşil ve serbest alana, ayrıca orman ve şehir kenarında da tarım alanlarına sahip. Çok yönlü ökolojik işlevi de olan bu alanlar aynı zamanda dinlendirme alanları olarak da kalitesini korumalı. 2050 yılına kadar Berlin iklimi nötr bir şehir haline gelmeli. Bu hedef için de enerji verimli bina yenilemesine gidilmeli. Enerji geçişi döneminde toplumun katılımına, onayına ve angajmanına ihtiyaç var. Aynı geçiş dönemi, trafikten kaynaklanan emisyonları azaltmak için de geçerlidir.

Ancak burada şimdiki hükümetin hedeflediği ve yer yer uyguladığı gibi şehir içindeki arabaları azaltarak değil, araba ve bisiklet sürücüleri arasındaki dengeleri koruyarak, otomotiv endüstrisinin daha az emisyon çıkaran arabalar üretmesini sağlamak lazım.

TÜRK ASILLI BERLİNLİLERE SEÇMEN ÇAĞRISI

Şüphesiz hepimiz toplum olarak geçen sene mart ayından beri çok zor bir dönemden geçiyoruz. Gerek ekonomi, gerekse çocuklarımızın eğitim alanında uğradığı sıkıntılar bizleri gereğinden fazla üzmüştür. Ama bu pandemiden hepimiz farklı da olsa derslerimizi alarak çıkıyoruz. Bazılarımız yine ‘normal’ yaşantısına dönebildi, bazılarımız ise o yönde ilerliyor. İşte tüm bu kargaşa içersinde 26 Eylül tarihinde size bir de vatandaşlık göreviniz hatırlatılıyor. Sizden ricam, toplumun demokratik işlevi açısından bu hakkınızı kullanmanız ve kimin çalışmalarını haklı ve yerinde buluyorsanız o kişiye ve partiye oy vermenizdir. Lütfen seçimlere gidin ve göçmen kökenli insanlara karşı çalışmalar yapan parti ve zihniyetlere böylece engel olun.”

YENİPOSTA-BERLİN

KAYNAK: www.haypa.de; Hüseyin İşlek

FOTO: Berlin Haber Ajansı/ haypa.de / Hüseyin İşlek