Berlin, “House of One” ve FETÖ tartışmalarında milletvekili Hakan Taş: “İşbirliğine son verilsin”

Berlin, “House of One” ve FETÖ tartışmalarında milletvekili Hakan Taş: “İşbirliğine son verilsin”
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Sol Parti’li politikacı Hakan Taş, 47 milyon avroluk bütçe öngörülen ve içinde FETÖ’nün de yer aldığı tek tanrılı çok dinli “House of One” projesinden Diyalog’un çıkarılmasını talep etti. Tehlikenin sadece Berlin’le sınırlı olmadığını belirten milletvekili Taş. Alman siyasi partilerinde de Gülen cemaatinin çalışmalar yürüttüğüne işaret etti.

İşte Hakan Taş, 47 milyon avroluk bütçe ile yapımı öngörülen “House of One” ile ilgili yaptığı açıklamaların tamamı:

YouTube

By loading the video, you agree to YouTube's privacy policy.
Learn more

Load video

FETÖ’nün de destek verdiği cami, kilise ve sinagogu içinde barındıran “House of One” (Tek’in Evi) adlı  projeye tepkiler gelmeye devam ediyor. Sol Parti’li siyasetçi Hakan Taş demokrasiyi tehdit eden Gülen yapılanması ile yakınlığı bilinen Diyalog ve Eğitim Vakfı ile işbirliğine son verilmesini talep etti. “Almanya’da siyasal İslam’a yer yok” diyen Berlin Eyalet Parlamentosu Sol Parti Milletvekili Hakan Taş, AKP’nin Almanya’ya uzanan kolu olarak tartışmaların odağında yer alan DİTİB’den nasıl bağımsız bir kuruluşa dönüşmesi talep ediliyorsa, Fethullah Gülen cemaatine yakınlığı bilinen oluşumlardan da uzak durulması gerektiğini kaydetti.

Geçmişte Berlin Eyalet Parlamentosu’na eyaletteki Gülen yapılanmaları ile ilgili soru önergesi veren Sol Parti’li siyasetçi, ülkenin başkentinde temeli atılan House of One (Tek’in Evi ya da Tanrı’nın Evi) projesinde yer alan oluşumun Almanya’daki Müslümanları temsil etmediğini, bunun yerine demokratik bir Müslüman oluşumun projeye dahil edilmesi gerektiğini bildirdi.

Alman istihbaratında, Gülen cemaatinin  Türkiye’deki 15 Temmuz darbe girişimi ile doğrudan ya da dolaylı bağlantısı olduğuna dair  bilgilerin mevcut olmasına rağmen hükümetin tüm uyarılara kulaklarını tıkamasının anlaşılır bir durum olmadığına dikkat çeken Taş, “Gülen cemaatinin tehlikesine karşı darbe girişimi öncesinde de sonrasında da uyarılarımızı sürekli aktarıyoruz. Ancak Alman hükümeti kulaklarını tıkamayı tercih ediyor. Üstelik bu tehdit sadece Berlin’le sınırlı değil, ülke genelindeki bir ağdan söz ediyoruz” diye konuştu.

Yeni Posta gazetesinin YouTube kanalında yayınlanan Avrupa Gündemi’nin konuğu olan Sol siyasetçi Hakan Taş’ın aktardıklarından öne çıkanlar şöyle:

“ALMANYA’DAKİ MÜSLÜMANLARI TEMSİL ETMİYOR”

“Gülen cemaatine yakınlığıyla bilinen Diyalog derneğinin House of One projesinde Almanya’daki Müslümanların görüşlerini dikkate aldığımızda onları temsil etmediğini görüyoruz. Bu projeye 20 milyonu federal, 10 milyonu eyalet hükümetinden olmak üzere 30 milyon avro devlet desteği sağlandı. 10 milyon avro bağış yapıldı, 7 milyon avro ise açığı var. Bunu da bağışlarla kapatacaktır. Bu bütçeye baktığımızda bu proje yerine sosyal alanda daha etkili olacak başka çalışmalara bu paraların aktarılması daha doğru olmaz mıydı?

“DARBE İLE İLİŞKİSİ BİLİNİYOR AMA DEVLET ÜST DÜZEYİ ORADAYDI”

İçinde Gülen cemaatine yakınlığıyla bilinen bir derneğin proje partneri olduğunun bilinmesine rağmen, söz konusu paraların buraya aktarılmasının yanı sıra temel atma törenine Federal Meclis Başkanı Wolfgang Schaueble ve Berlin Eyalet Başbakanı Michael Müller’in hazır bulunması da düşündürücü. Alman istihbaratının elinde Gülen cemaatinin Türkiye’deki darbe girişimine yönelik doğrudan ya da dolaylı destek verdiğine dair bilgiler mevcutken üstelik. Böyle bir oluşumun parçası olan Diyalog derneğine bu paraların aktarılması ne kadar doğru?

“TÜRKİYE’DE YASAKLI BİR ÖRGÜT TARAFINDAN YÖNLENDİRİLİYOR”

Türkiye’de yasaklı olan bir örgüt tarafından yönlendirilen bir oluşumun böyle bir projede yer alması ne kadar doğru? Bir taraftan Diyanet İşleri Türk-İslam Birliği (DİTİB), AKP hükümeti tarafından yönlendirilmekle yargılanıyor diğer taraftan Gülen cemaati ile yakınlığı bilinen bir dernek projeye dahil ediliyor.

“ALMANYA’DA SİYASAL İSLAM’A YER YOK”

Almanya’da siyasal İslam’ın işi yok. Ayrıca Diyalog ile işbirliğinin sona erdirilmesi için henüz geç kalınmış değil. Önümüzde 3 yıllık bir süreç var ve projeden çıkarılıp yerine demokratik bir Müslüman kuruluşun partner olarak dahil edilmesi mümkün. Uzun yıllardan bu yana, darbe girişiminden önce de Gülen hareketinin demokratik bir yapılanma olmadığını söylüyordum. Hâlâ da söylemeye devam ediyorum. Tüm bunları söylemem AKP iktidarı ile bir bağlantım olduğu anlamına gelmez. AKP’yi en sert eleştiren politikacılardan biri de benimdir üstelik. İstihbaratın elinde bilgiler mevcut.

“TÜM BUNLAR NEDEN DİKKATE ALINMADI?”

Peki tüm bunlar neden dikkate alınmadı? Yanıt bekliyoruz. Dolayısıyla konunun takipçisiyiz ve bu konuda soru önergelerimiz olmaya da devam edecek.

Ayrıca bu yapılanma sadece Berlin’de değil Almanya genelinde birçok eyalette, kentte yayılmış durumda. Okulları, yurtları, vakıfları var.

“SPD VE CDU’DA ÇALIŞMA YÜRÜTÜYORLAR”

Ancak bir şey daha var o da Alman siyasi partilerinin de içinde yer almaları. Almanya Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) partileri içinde Gülen cemaatine katkı sunmak için çalışmalar yürütenleri biliyoruz. Gidişat Almanya açısından da iç açıcı değil. Bu konuda da takiplerimiz sürüyor. Yakın bir zamanda umarım elimizdeki kanıtları kamuoyu ile paylaşırız. Hükümet neden elindeki bilgileri görmezden geliyor?

“KİMSE ‘ALDATILDIK’ DİYEMEZ”

Her şey açık ve net bir şekilde ortada. Kimse artık ‘aldatıldık’ diyemez. Hizmet hareketinin defalarca ne kadar tehlikeli olduğunu dillendirdik, hükümet kulaklarını tıkadı. Ayrıca sadece Berlin’le sınırlı kalmadık, diğer eyaletlerdeki faaliyetlerini de bildirdik. Cemaatin desteklediği kurum ve kuruluşların çalışmalarına son verilmesi gerekiyor. Ya da delilleri göstererek Gülen cemaati ile hiçbir bağlantı bulunmadığını Alman kamuoyu ile paylaşmaları gerek.

“TAZE KAN ARIYORLAR, ÇIRPINIYORLAR”

Gülen yapılanması Türkiye’den aldığı darbeden sonra Avrupa’da ve tüm dünyada yeniden güç kazanmaya çalışıyor. Taze kana ihtiyaçları olduğunu görüyoruz. Çırpınıyorlar. Başa dönersek House of One projesinde Protestan kilisesini ve Yahudi cemaatini de defalarca uyardık. Gerçekte zamanında Kaplancıların da Almanya için bir tehlike olduğunu söylemiştik. O dönemin hükümeti de uyarılarımızı yeterince ciddiye almadı. Tehlike artık görmezden gelinemeyecek duruma varınca Kaplancılar Almanya’da yasaklandı.

Artık yeni oluşumlara karşı da dikkatli olmamız ve gözlerimizi açmamız gerekiyor. Umarım 26 Eylül’deki federal seçimlerin ardından Merkel’den sonra kurulacak yeni hükümet Türkiye ile işbirliği konusunda farklı bir yol izler.”

Berlin’de, uzun zamandan bu yana özellikle Ankara’nın da ağır eleştirilerinin hedefindeki , FETÖ’nün içinde bulunduğu “çok dinli” House of One projesine federal hükümet 20 milyon avro, Berlin eyalet hükümeti ise 10 milyon avro ile destek veriyor. 47 milyon avroluk bir toplam bütçe öngörülen, cami, kilise ve sinagogu içinde barındıran “House of One” (Tek’in Evi) adlı  projenin en geç 2025’te tamamlanması bekleniyor.

IŞIN TOYMAZ – BERLİN

FOTO FOTO: House of One/René Arnold