Birleşik Krallık bir aşıyla Şampiyonlar Ligi’ne sıçramayı başardı: Ama nasıl?

thumbs_b_c_06620c3e81cfa0315a8482c526b0a1b6
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Aşı sürecindeki performansıyla herkesin alkışladığı bir başbakana dönüşen Boris Johnson, aşı seferberliğini eksiksiz tamamlayacaklarını söylerken, yüreklere su serpiyor; bu da halktan aldığı desteğin artmasına neden oluyor. Gözde Sapanlı’nın gözlemleri…

Pandeminin başlamasından tam bir yıl sonra Birleşik Krallık, ödediği ağır bedellere rağmen, 64 milyonluk nüfusunun yarısını aşılayarak, dünya rekorunu elinde tutan ülke olmayı başardı.

Pandemi yönetiminde halkın desteğini kaybedecek noktaya gelen Boris Johnson hükümetinin elinin kuvvetlenmesini sağlayan AstraZeneca aşısı, Birleşik Krallık’ı pandemiyi yönetemeyen ülkeler kategorisinden çıkarıp bambaşka bir lige, Şampiyonlar Ligi’ne taşıdı.

HALKIN DESTEĞİNİ ALAN BAŞBAKAN

Virüsün İngiltere mutasyonu nedeniyle, herkesin köşe bucak kaçtığı Britanyalılar, önce BioNTech aşısını, bir hafta sonra da AstraZeneca aşısını onaylayan ve hemen uygulamaya başlayan hükümetleri sayesinde salgının seyrinin değiştiğine tanık oluyorlar. Son aylarda, oy veren-vermeyen herkesin alkışladığı bir başbakan haline gelen Boris Johnson, aşı seferberliğini eksiksiz tamamlayacaklarını söylerken, yüreklere su serpiyor; bu da halktan aldığı desteğin artmasına neden oluyor.

ZAYIF YÖNÜNÜ FIRSATA ÇEVİREN ÜLKE

Ülkede her birimin aşılama seferberliğine katkı sunmak için birbiriyle yarıştığı bir dönem yaşanıyor. Aşı stokları için cansiperane çalışan bir hükümet, sağlık bakanının aşı stoklarıyla ilgili yaptığı gafını hemen düzelten bir başbakan, her gün kırdıkları rekorlarla motivasyonlarını sürekli yüksek tutan sağlık çalışanları ve oy vermemiş olsa da başbakanını alkışlayan bir millet, tarihe adını yazdırıyor.

BİRLEŞİK KRALLIK’A BREXIT DİYETİ

Öte yandan,tartışmasız pandeminin yönünü değiştiren bir buluş olan aşı ve aşılar arasında ilk sıraya oturan AstraZeneca, Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği arasında siyasi krize de neden oluyor. Fransa ve Almanya’nın aşıyla ilgili yarattıkları olumsuz algının ardından, Avrupa Birliği İlaç Ajansı’nın verdiği olumlu rapor bile, halkın aşı merkezlerine gitmesine yeterli olmuyor ve kriz gittikçe büyüyor çünkü vaka sayıları sürekli artıyor. Avrupa Birliği’nin,aşının Hollanda’da üretilen bileşenlerinin Britanya’ya ihracatını engeleyebileceklerine dair gözdağı vermesi, bunun üzerine BBC ekranlarında, Alman BioNTech firmasının geliştirdiği, Pfizer tarafından üretilen aşının bazı bileşenlerinin de Britanya topraklarındaki tesislerde üretildiği hatırlatılarak Birleşik Krallık’ın misilleme yapabileceği haberleri son günlerde en çok konuşulan konuların başında geliyor. Yaşanan karşılıklı gerginlik, bu aşının ne kadar önemli bir ürün olduğunu ispatlamaya yetiyor da artıyor bile.

YAN ETKİLERİ HIRPALAYICI

AstraZeneca aşısının ilk dozunun bile yüzde 75 koruma sağlaması, oda sıcaklığında saklanabilmesi  ve BioNTech’den daha hafif yan etkiler göstermesi, aşının tercih edilme nedenleri olarak gösteriliyor. Aşıdan  6-7 saat sonra başlayan ve üç güne kadar sürebilen yan etkiler, yaş ortalaması düştükçe daha çok görülüyor.

AŞILAMA SÜRECİ DE ÖRNEK İŞLİYOR

Her gün aşılama sayısıyla rekorlar kıran ülkede, günlük ortalama 500 bin kişi aşılanıyor. Aşılama sayısının artması için kiliselerden camilere, GYM salonlarından, spor merkezlerine kadar her yerin aşı merkezine dönüştürüldüğü ülkede,Ulusal Sağlık Hizmetleri NHS’in hemşireleri ve gönüllüleri  birinci sınıf hizmet veriyor ve her gelenle tek tek ilgilenip aşıdan kaynaklanan kriz süreçlerinin halk üzerinde gerginlik yaratmasının önüne geçiyorlar.

GÖZDE SAPANLI – BIRMINGHAM