Böyle olmaz, yol doğru değil: Yazık oluyor Türkçeye

Hessen eyaletinde Almanya-Avusturya hattındaki 3,5 milyona yakın “Türkçeli insan” için önemli bir gelişme yaşanıyor. Gazeteci-yazar Halit Çelikbudak, Türkçeye reva görülenlerin biraz da Türk toplumunun kendi zaaflarıyla bağlantılı olduğuna dikkat çekti.

Gerçekten yazık oldu. Almanya’nın Hessen Eyaleti’nde orta dereceli okullarda öğretilecek seçmeli yeni yabancı dillerin arasında Türkçe de olabilirdi. Ama olmadı. Çince, Arapça, Portekizce, Lehçe olmasına karar verildi. Çince, Arapça ve Portekizcenin en çok konuşulan diller olduğu için, Lehçe de Almanya’nın komşusu Polonya ile dostluğunu derinleştirmek için müfredata alınmış. Açıklamalar onu gösteriyor. “Türkçe niye yok?” diye bir gerekçe yok tabii…

Dünyada konuşulan yüzlerce dil olmasına karşın, “yabancı dil” dendiğinde akla İngilizce, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca gibi diller geliyor çeşitli nedenlerle… “Seçmeli ikinci, üçüncü yabancı diller” arasında da olsa, “Türkçe” bu sıralamaya arkadan da olsa girebilirdi, bir merhale olurdu… Türkçenin saygı skalasına bir çentik daha atılırdı…

“Olmadı” diye öfkelenmeye, karanlık bir yeise düşmeye gerek yok bence… Türkçe Almanya’ya dün gelmedi… Örneğin yüzyıl önce 1917’de Berlin’de Türkçe-Almanca “Neue Türkei” adlı gazete yayınlanıyormuş. Alman filozof Immanuel Kant, eleştirel felsefesinde “Neyi bilebilirim?”, “Ne yapmalıyım?” gibi sorular sorar. Benzer şekilde “Ne yapabiliriz?”, “Nasıl yapabiliriz?” sorularına cevap aranmalı…

KAMUOYU DESTEĞİ ŞART, AMA NASIL?

Öncelikle bunun için önce geniş kamuoyu desteği gerekli. Eskilerin “efkâr-ı umumiye” dedikleri, İngilizce “public opinion” sözcükleriyle ifade edilen kavram. Rousseau’nun 1744’de “toplumun tavrı” dediği kavram.

Toplum buna hazır mı?

Hazırlamak gerek…

Alman ve diğer göçmenlerin de desteği şart. Kamuoyunda “Türkçeye haksızlık yapıldığına dair bir kanaat” oluşmalı. Bu destek bugünden yarına olmaz. Yıllarca ilmek ilmek örülür. Bunu en iyi diplomatlar bilir.

Yoksa pazar günkü gibi kapalı kapılar ardında “Türk’ün Türk’e Türk propagandasıyla” olacağını sanmıyorum. Pandemi var diye davet edilemeyen haberci gelip kendi kulağıyla duyduklarını yazacaktı. Kim ne diyor, ne düşünüyor? Otuz yılı aşkın mesleğimde hep gördüm. Bir zamanlar “Türklere vize kalksın” diye bir Türk atlet Almanya’dan Viyana’ya kadar koştu.

Ne amaçlar için ne imzalar toplandı…

Ne tepkiler gösterildi…

Hepsi de kamuoyu desteğinden maalesef yoksundu…

Hepsi de gök kubbede hoş bir seda olarak kaldı…

Bence bu desteği oluşturmak önemli. Bugünden tezi yok kollar sıvanmalı. Hiç duydunuz mu, ülkede sözü geçen bir bilimadamının, dilbilimcinin, iktidar partilerinden bir siyasetçinin, bir bakanın, devlet bakanının, bir milletvekilinin veya benzeri bir kişinin çıkıp kamuoyuna “Türkçeye haksızlık yapıldı, eyalet hükümeti yanlıştan dönmeli” dediğini…

Ben duymadım…

HALİT ÇELİKBUDAK-FRANKFURT

FOTO: NeONBRAND on Unsplash

KAYNAK: facebook.com/halit.celikbudak