CHP’den Berlin’de “Sedef Kabaş” eylemi: Atasözünü Almancaya çevirip, pankart açtılar

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla gece saatlerinde gözaltına alınan Sedef Kabaş’ın tutuklanmasına Almanya’dan tepkiler  sürüyor. CHP Berlin Birliği Türkçe-Almanca pankartlarla sokağa çıkarak Sedef Kabaş ile dayanışma içinde olduklarını bildirdi. CHP Berlin Birliği, Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef aldığı iddia edilen Sedef Kabaş’ın ekranda söylediği Çerkes atasözünü de Almancaya çevirerek pankart açtı.

 

Dayanışma eyleminde bir konuşma yapan CHP Berlin Birlik Başkanı Kenan Kolat, şunları söyledi:

“Bir Çerkes atasözünü dile getirdiği için hakkında dava açılan, gece yarısı operasyonla evinden alınan ve ardından tutuklanmasına karar verilen Sedef Kabaş için buradayız.

“HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ İÇİN BURADAYIZ”

Türkiye’de gazetecilere, aydınlara, demokratlara uygulanan ve giderek otoriterleşen bu rejimin uygulamalarını protesto için buradayız.

Tutuklu bulunan başta Sedef Kabaş, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş gibi adını burada sayamadığımız birçok gazeteci, aydın ve politikacılar için buradayız. Türkiye’de demokrasinin yeniden inşa edilmesi, güçlülerin değil, hukukun üstünlüğü için buradayız.”

“SEDEF KABAŞ BERLİN’DE KONUĞUMUZDU”

Sedef Kabaş’ın Aralık 2017’de Berlin’de CHP Berlin Birliği’nin düzenlediği “Atatürk’ün Berlin’e Gelişinin 100. Yılı” toplantısının konuğu olduğuna da işaret eden CHP’li politikacı Kenan Kolat, “Kendisi demokrat ve Atatürkçü kimliği ile bilinen önemli kişiliklerden biridir. Bir atasözünden dahi korkularak, ifade özgürlüğüne ket vurulmaya çalışılması dramatik ötesi bir yaklaşımdır” dedi. Kolat, konuşmasında şu ifadelere de yer verdi:

“Hukukçular kendisine uygulanan tutuklama önleminin evrensel hukuka aykırı olduğunu belirtiyorlar. İktidarın giderek fikir ve ifade özgürlüğünü kısıtlama çabalarına her geçen gün yeni örneklerin eklenmesini kınıyoruz.

“HÂKİM ERTEM KRİTERLERİ YERİNE GETİRMİYOR”

Bir başka konu da gazeteci Sedef Kabaş’ın Cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla tutuklanmasına karar veren İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimi Furkan Bilgehan Ertem’in 3 yıl 10 aylık meslek kıdemi olduğu, yargıya 2018’den avukatlıktan geçtiği ortaya çıktı. Hâkimler ve Savcılar Kurulunun 21 Aralık’ta aldığı ilke kararına göre yargıçların İstanbul gibi birinci bölge yargı çevresinde sulh ceza hakimi olmak için 4 yıl aynı bölgede görev yapması gerekiyordu. Ertem ise bu kriteri taşımıyor.

Oysa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2 Mart 2021 tarihinde açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı’nda sulh ceza hakimliğine yapılacak yetkilendirmelerde asgari kıdem şartı getirileceği vurgulanmıştı. Planda, sulh ceza hakimliklerinin, idari yaptırım kararlarına karşı yapılan başvurularda ihtisaslaşmaları sağlanacağı ifade edilmişti. Bu da İnsan Hakları Eylem Planının kağıt üstünde kalan sözcüklerden başka bir şey olmadığını gösterdi.

YARGIYA MÜDAHALE

Sedef Kabaş gözaltındayken Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün ‘Hak ettiği karşılığı bulacaktır’ şeklinde paylaşım yapması da yargıya müdahalenin ne kadar bariz olduğuna yeni bir örnektir.

Çivisi çoktan çıkmış ve iktidarın beklentisi doğrultusunda karar veren yargıçlar, Millet İttifakı’nın yakın zamandaki iktidarında demokratik hukuk devletine yakışır bir noktaya geleceklerdir.

UĞUR MUMCU DA BU NEDENLERLE ÖLDÜRÜLDÜ

24 Ocak tarihi bir başka değerimiz Uğur Mumcu’nun katledilmesinin yıldönümüdür. Bu vesileyle kendisini buradan anıyoruz. Söyledikleri yeniden dinledikçe, yazdıklarını yeniden okudukça saptamalarının ne kadar doğru ve gerçekçi olduğunu görüyoruz. Kendisi bu nedenlerle öldürüldü. Onun ve katledilen tüm gazetecilerin anıları önünde saygı ile eğiliyoruz.”

YENİ POSTA – BERLİN

FOTO: HÜSEYİN İŞLEK – AYPA TV