“Çocukları zorla aşılayamazsınız!” Almanya ve Avusturya’daki bilim insanlarından tepki

“Çocukları zorla aşılayamazsınız!” Almanya ve Avusturya’daki bilim insanlarından tepki
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

“Çocuklarımıza Dokunmayın. Zorla Aşılamaya Hayır!” başlıklı bir bildiri yayımlayan dört “eleştirel eğitimbilimci”, çocukların kitleler halinde ve gen bazlı aşılarla aşılanmasına karşı çıktı. Alman ve Avusturya üniversitelerinde ders veren bu bilim insanları, risk ve tehditlere dikkat çekti. Bildiriyi PoliTeknik çevirisiyle sunuyoruz:

Bizler, federal hükümetin aşı kampanyasına artık çocukların da dahil edilmesini daha sık dile getirilen girişimlere kararlılıkla karşı çıkıyoruz. Bilindiği üzere ilaç sanayi tarafından geliştirilen, gen bazlı aşılar acil kullanım onayı almış, yani kendileri için öngörülmüş, yılları kapsayan deneme ve değerlendirme süreçlerinden geçmemiş, hızla lisans almış aşılardır. Bu aşılar, salt Almanya’dan bilmediğimiz, her yaş grubundan insanların sağlığı için öngörülemeyen birer risk ve tehdit oluşturmaktadır.

Bu nedenle, kendini göstermeye başlayan bu teşebbüsün çocuk ve gençlerin kitlesel aşılanmasını amaçlaması oldukça sorunlu bir olay olarak görülmelidir. Çocuklar gelişme çağındadır, kişiliklerinin hassas inşası sürecindedir, daima bunalıma yatkın bedensel ve duygusal değişimin sürecini yaşamaktadır. Spesifik ve hızla onaylanarak Covid-19’a karşı gen bazlı geliştirilen aşıların çocukların gelişim süreçlerini orta ve uzun vadede nasıl etkileyeceği hiç araştırılmış değil. Bu durumda söz konusu gen bazlı aşıların kullanımı tamamen sorumsuzcadır. Bu nedenle, bizler için siyaset tarafından bu yaş grubunun aşılanmasının propagandasının yapılması anlaşılır değil, yetişkinlerin AstraZeneka ve Biontech/Pfizer ile olumsuz deneyimleri belirgin risklerin olduğunu artık gösterdi.

Siyaset çocukluk çağının kısıtlanmasında şimdi kuşkulu bir adım daha atabilir konumda. Çocuklara önce birer virüs yuvası olarak yetişkin ve yaşlılara ve hatta kendi ebeveynlerine ve büyükanne ve büyükbabalarına tehdit oluşturdukları şeklinde suçluluk duyguları yüklendi. Ardından onlara, salt fizyolojik değil, gelişimleri yönünden de kendilerini engelleyen maskeler takıldı. Akabinde siyaset çocukların teste tabi tutulmasını da kabul ettirecek. Şimdi gen bazlı aşılarla çocukların biyofiziksel doğalarına müdahaleyi isteyen sesler duyuluyor. Sözde çocuk organizmasıyla uyumlu aşılar süratle geliştiriliyor. İlginç olansa bu noktada -hayata geçen tüm Korona önlemlerinde olduğu gibi- hiçbir tehlike analizi yapılmamasıdır: Çocukları gen bazlı aşıyla aşılamanın herkesin sağlığını korumaya yarayacağı söyleniyor, ancak mesafe sınırlamaları, maske zorunluluğu, test uygulaması ve nihayet risk unsuru oluşturan gen bazlı aşılarla biyofiziksel müdahaleyle hangi bedensel, ruhsal ve zihinsel tehlikelerin bağlantılı olduğu sorgulanmıyor.[1] Uzun süreli araştırmalar eksik. Uzun vadeli sonuçları öngörmek olanaksız.

EĞİTİM HAKKI VE FIRSAT EŞİTLİĞİ

Alman Doktorlar Birliği 5 Mayıs 2021’de Alman hükümetini çocuk ve gençlerin aşılanması için bir strateji geliştirmeye çağırdı. Eğitim hakkının uygulanması burada korona aşısına bağlanıyor. Siyasi sorumluların bu tutumu benimsemeleri durumunda, biz bunu bir tür zorlama olarak göreceğiz. Okula devam etme hakkı gen bazlı aşılara bağlı olursa, federal hükümet ve eyalet başbakanları 1992’de kabul edilen BM’nin Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi’yle çelişmiş olur. Bu sözleşmenin 28’inci maddesinde şunlar belirtilmiştir:

“Taraf Devletler, çocuğun eğitim hakkını kabul ederler ve bu hakkın fırsat eşitliği temeli üzerinde tedricen gerçekleştirilmesi görüşüyle özellikle:

  • İlköğretimi herkes için zorunlu ve parasız hale getirirler;
  • Ortaöğretim sistemlerinin genel olduğu kadar mesleki nitelikte de olmak üzere çeşitli biçimlerde örgütlenmesini teşvik ederler ve bunların tüm çocuklara açık olmasını sağlarlar ve gerekli durumlarda mali yardım yapılması ve öğretimi parasız kılmak gibi uygun önlemleri alırlar;
  • Uygun bütün araçları kullanarak, yüksek öğretimi yetenekleri doğrultusunda herkese açık hale getirirler;
  • Eğitim ve meslek seçimine ilişkin bilgi ve rehberliği bütün çocuklar için elde edilir hale getirirler;
  • Okullarda düzenli biçimde devamın sağlanması ve okulu terketme oranlarının düşürülmesi için önlem alırlar.”

Alman Doktorlar Birliği’nin önerisi temel alındığında aşılanmamış çocuklar eğitim haklarını yitirmiş olacak, sözleşmede yer alan fırsat eşitliği artık güvence altında olmayacak. Almanya’da zorunlu eğitim uygulandığı göz önünde bulundurulduğunda kanımızca bu oldukça kuşkulu bir durumdur: Çocuklara ebeveynler ya da eve gelen öğretmenler tarafından ders verilmesi olanaksız ve bu cezaya tabidir. Çocuklar okula gönderilmediğinde, belli koşularda vesayet hakkının yitirilmesi söz konusudur. Eğitimden mahrum edilen çocuklar, telafisi olanaksız entelektüel, bilişsel ve duygusal ifade becerisi kaybına maruz kalır, ve bu onların tüm yaşamını olumsuz etkileyecek ve halihazırda varolan sosyal bölünmeyi derinleştirecektir.

Dolayısıyla Alman Doktorlar Birliği’nin talebi Almanya’da uygulanan zorunlu eğitim uyarınca Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ile uyumlu değildir.

UYARILAR VAR!

Halle Üniversitesi Tıbbi Mikrobiyoloji ve Viroloji Bölümü kürsü başkanı Prof. Dr. Alexander Kekulé ve de Epidemiyolojist ve virolog Prof. Dr. Klaus Stöhr de çocuklar için gen bazlı aşıların aceleyle hazırlanmasına karşı uyarıyor. Robert Koch Enstitüsü Daimi Aşı Komisyonu (Stiko) üyesi Dr. Martin Terhardt oldukça şüpheli bakıyor. Viyana Doktorlar Birliği çocuklar için gen bazlı aşılara açıkça “Hayır” diyor. Hepsi de şu ana kadar kanıtlara dayalı bir yarar-risk ölçümü bulunmadığında hemfikir, zira çocukların en az etkilenen grup oldukları görüşündeler.

Biz hükümetin çocukların şüpheli aşılarla aşılanması için gerekli koşulları yaratmak girişiminden derhal vazgeçmesini talep ediyoruz. Güvenilir aşılar hızlıca üretilemez. Bunun dışında aşılar yaşam fırsatlarından ve eğitim hakkından yararlanmanın koşulu haline getirilemez. Çocukların aşılanması, içerdiği riskler nedeniyle çocuklarımız ve toplumun tamamı için sorumluluğu kaldırılamaz teknolojik bir ‘çözüm’  oluşturuyor.

Prof. Dr. Armin Bernhard (Essen), Prof. Dr. Eva Borst (Mainz), Dr. Matthias Rießland (Darmstadt), Prof. Dr. Johanna Hopfner (Graz), Dr. Matthias Burchardt (Köln)

___________________

[1] Ön hastalıkları bulunan çocuklar için aşı ve ilaç geliştirilmesi ve bunların testlerden sonra kullanılması bizim için de çok doğaldır. Sağlıklı çocukların kitleler halinde aşılanmasını ise kesinlikle destekleyemeyiz.

YENİ POSTA – DÜSSELDORF

FOTO:CDC on Unsplash

KAYNAK: www.politeknik.de