Covid-19, savaş korkusu, enflasyon, iklim değişikliği: “Yeter artık, nefes almak istiyoruz!”

Covid-19 ortaya çıktığı Çin’de 17 Kasım 2019 tarihinden bu yana insanlığın üzerine kâbus gibi çöktü. 11 Mart 2020’de Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel salgın, 13 Mart 2020’de de Avrupa koronavirüs krizinin merkez üssü haline geldiği duyuruldu.

 

Hastalık semptomları arasında öksürme, yüksek ateş ve nefes almada güçlük çekme ile kendini gösteren virüs dünyada milyonlarca insanın ölümüne neden oldu. Covid-19 Almanya’da ilk olarak Bavyera eyaletinin Münih kentinde 27 Ocak 2020 tarihinde ortaya çıktı. Hollanda sınırına yakın bir kasaba olan Gangelt’te 300 kişinin katıldığı bir karnaval sonrasında Covid-19 vakalarında patlama yaşandı. Bu karnaval Almanya’da salgının başlangıcı olarak kabul edildi.

Vakalar şubat sonu, mart başından itibaren hızlı bir şekilde artmasına karşın, sokağa çıkma yasağı veya kısıtlaması, sosyal mesafe uygulamaları gibi önlemler alınmadı. Almanya genelinde sokağa çıkma kısıtlaması, restoranların kapatılması ve sosyal mesafenin korunmasına yönelik önlemler peşi sıra gelmeye başladı.

Virüs salgını belasının hikâyesi böyle başladı.

Yaklaşık üç yıldır hayatımızın her alanını perişan eden Covid-19, nisan ayının başında hayatımızdan defolacak gibi gözüküyor. Az kaldı.

ŞİMDİ DE UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI

Tam nefes alabileceğiz diye düşünürken, 24 Şubat 2022 tarihinde Rusya Ukrayna’yı işgale başladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “Ukrayna’nın askerden ve Nazizm’den arındırılması” gerekçesiyle başlattığı askeri operasyon füze saldırılarıyla başladı.

Ve savaş hâlâ can almaya, can yakmaya devam ediyor…

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı ekstradan, seyahat özgürlüğümüze, yiyecek içeceğe ulaşımda zorluklara, işsizliğe, pahalılığa yola açtı. Fakat, savaşın en ağır faturasını şimdilik Ukrayna halkı ödüyor. Binlerce ölü, evini, barkını, işyerini, kentini terk eden 3 milyonu aşkın savaş göçmeniyle.

Virüs salgını da böyle başlamıştı. Çin’den gelen fotoğraf ve videolar başlangıçta bize ilginç ve komik geliyordu. Astronot gibi giyinmiş, maske takmış beyaz giysili varlıklar etrafa ne olduğu belli olmayan sıvı ve buhar püskürtüyordu.

Kısa süre sonra güldüğümüz, boş gözlerle izlediğimiz trajik manzaralar, yakınımıza, kentimize mahallemize kadar gelerek hayatımıza girdi.

24 Şubat’ta başlayan Rusya-Ukrayna savaşını da böyle izlemeye başlamıştık. Tanklar, toplar, ihalar, sihalar, hipersonik füzeler… Savaş videoları… Dünya sandığımızdan da çok küçük.

Dünyada su, hava ve hayat sonsuz, sınırsız değil! Fakat siyasi haydutların hırsları sınırsız…

Devletlerin ve siyasi haydutların, hatta toplumların önemli bir kesiminin haksız, para, mal, mülk, şan, şöhret istekleri, insan hayatının, adalet ve hakkın çok önüne geçti… Maalesef insan hayatına bu vasıfsız muhterisler yön veriyor.

Covid-19, savaş korkusu, enflasyon, iklim değişikliği, yeter artık! Kendiliğinden olmayacak, biliyorum fakat, insanoğlu bıktı, usandı; “Bırakın da insanlık rahat nefes alsın“

MUSTAFA BOZDURGUT – ULM

FOTO: AA