Derya Bektaş: “Kemanla okulda tanıştım ve âşık oldum”

yeni-posta-haber-içi-görseli
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on email

Müzik pedagogu ve terapisti Derya Bektaş, keman ile yüksek öğrenimi esnasında tanıştığını belirterek “Keman disiplinli ve düzenli çalışmayı gerektiren çok ciddi bir enstrüman” dedi. 

Almanya’da uluslararası müzik okulu KlangOase’yi kuran ve yöneten müzik pedagogu ve terapisti Derya Bektaş, kültür ve sanat derneği Turkuaz’ın YouTube kanalındaki “Ruhsar Gümüşdal ile Turkuaz Sohbetler” programına konuk oldu.

“ÇOKKÜLTÜRLÜ ÖĞRETMENLERLE ÇOKKÜLTÜRLÜ ÖĞRENCİLERE DERS VERİYORUZ”

Çokkültürlü öğretmenlerle çokkültürlü öğrencilere müzik eğitim verdiklerini kaydeden Bektaş, çalışlamaları ve müzik yaşamıyla ilgili bilgiler verdiği programda kemanla tanışmasının öyküsünü de anlattı.

İşte Derya Bektaş’ın aktardıkları:

“Öğrendiğim her şeyi ilkokul ikinci sınıfta öğretmenimin değişmesi sayesinde öğrendim. Okulda bir piyano vardı ve o öylece duruyordu. Bir gün sınıf öğretmenimiz değişti. Yeni gelen öğretmen bütün öğrencilere flüt almasını önerdi. Zaman geçti piyano ve diğer enstrümanlarını da tanıttı, sonra koro kuruldu. Bu nedenle öğretmenime hâlâ şükran borçluyum.

“6 YAŞIMDA FLÜTLE, 12 YAŞIMDA BAĞLAMA İLE TANIŞTIM”

6 yaşımda onun sayesinde flütle tanıştım. 12 yaşımda da bağlama ile. Daha sonra cura ve gitarı öğrendim. Ancak yüksek öğrenimde bağlamanın yanında bir enstrüman daha çalmam gerektiği söylendi. Çelloyu seçecektim ama ellerim küçük olduğu için kemana yönlendirildim. Kemana adeta âşık oldum. Çok başka, çok farklı bir müzik aleti. Disiplinli ve düzenli çalışmayı gerektiren bir enstrüman. Günde dört saat keman çalıştım. Daha sonra kendi kemanımı kendim yaptım ve yıllarca kendi kemanımla ders verdim ve kendi kemanımı çaldım.

“BENİ EN ÇOK SES TERAPİ ETKİLEDİ”

Öte yandan 9 Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Bölümü’nden mezun olduktan sonra Almanya’ya geldim. Ancak burada diplomam tanınmadı. Dil kurslarına başladım. Ardından Ludwigsburg Eğitim Fakültesi’nde öğrenime geçtim. Anne oldum. Bu ülkede göçmen çocuklar için erken yaşta müzik eğitimi veren bir okul kurmayı da istiyordum. Bir yandan da müzik pedagojisi ile psikolojiyi birleştirdim ve müzik terapi vermeye başladım. Beni en çok klang (ses) terapi etkiledi. Salzburg’daki Carl Orff Enstitüsü’nde öğrenim gördüm.

Muayenehanem daha sonra  neredeyse bir okula dönüştü. Ben de öğretmenliğe flüt ile başladım. En sonunda da çokkültürlü öğretmenlerin çokkültürlü öğrencilere ders verdiği uluslararası müzik okulu KlangOase’yi kurdum.”

ÇYDD BW İLE MİNİKLERE TÜRKÇE MÜZİK EĞİTİMİ

Derya Bektaş, sahibi olduğu KlangOase Müzik Okulu da dahil, kiliselerde ve kreşlerde Orff metodunun uygulandığını bildirdi. Bektaş’ın ÇYDD BW ile birlikte yürüttüğü okul öncesi çocuklara yönelik bir müzik eğitim projesinin temelini dünyaca ünlü besteci, tiyatrocu ve pedagog Carl Orff’un yarattığı “Orff Metodu” oluşturuyor.

Geçmişte 10 yıllık bir sürede 10 Türk çocuğuna bile ulaşamadıklarını belirten müzik pedagogu ve terapisti Derya Bektaş’ın başı çektiği proje, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Baden-Württemberg tarafından evlerinde Türkçe konuşulan çocuklarla buluşturuluyor.

Derya Bektaş, kursların tamamen Türkçe gerçekleştiğini ve bu yolla aynı zamanda anadile önemli bir katkı sağlamayı amaçladıklarını belirtiyor.

YENİ POSTA – STUTTGART

Kaynak: www.turkuaz-art.de

FOTO: