Doğanın refleksleri ve insanlık için “Kırmızı Alarm”: Zaman daralıyor

Doğanın refleksleri ve insanlık için “Kırmızı Alarm”: Zaman daralıyor
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Gazeteci-yazar Halit Çelikbudaka göre, “Felakete doğru giden küresel ısınmanın tek sebebi ’insan’. Biliminsanları diyor ki: 1,5 derece ısınmada insan sağlığı, bitki örtüsü, gıda güvenliği, su temini, ekonomik büyüme gibi pek çok konu ağır darbeler alacak. Şimdi artık düşünme zamanı değil, harekete geçmeliyiz.”

 Durum ciddi. Sanırım herkes farkında. BM Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli’nin 9 Ağustos’ta yayınladığı 6. Değerlendirme Raporu’ndan bahsediyorum.  Rapor, dünya ve insanlık için “kırmızı alarm” veriyor. Küresel ısınmanın etkisi artık daha belirgin. “Gerçek zamanlı” yaşıyoruz. Sel baskınları, orman yangınları en açık örneği. 

Korkunç soğukların sembolü Sibirya’da dahi ormanlar yanıyor.

Gelecekte bunların daha da sık yaşanacağı söyleniyor. Buzulların erimesiyle Maldivler’in de aralarında olduğu 50’ye yakın ülke yeryüzünden silinecek. Bu ülkeleri temsilen eski Maldivler Devlet Başkanı Muhammed Naşid feryat ediyor, “Başkalarının saldığı karbonun faturasını biz hayatımızla ödüyeceğiz” diyor.

“KIRMIZI KOD”

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, rapor için “insanlık için kırmızı kod’ diyor. Sözlerine şöyle devam ediyor: “Dünyayı yok eden fosil yakıtların sonlandırmanın zamanı geldi, fosil yakıtların yeni keşif ve üretimine son vermeli, sübvansiyonları da yenilenebilir kaynaklara kaydırmalı.”

Bunlar herkesin katılacağı birer dilek.

Çabuk gerçekleşse keşke, ama mümkün değil.  Çünkü dünyada müthiş bir paylaşım savaşı yaşanıyor. Dünyayı felakete sürükleyen sera gazını atmosfere en fazla salan Çin ve ABD sanki başka bir gezegende gibiler.

RAPOR VE GERÇEKLİK ÖRTÜŞÜNCE

Rapor büyük çapta yankıya yol açtı. Çünkü büyük çapta can ve mal kayıplarına yol açan sel baskınlarının, orman yangınlarının yaşandığı bir dönemde yayınlandı. Halbuki bu ilk rapor değil.  Her 5 ila 7 yılda bir “Değerlendirme Raporu” yayınlanıyor. 1990, 1996, 2001, 2007 ve 2014 yıllarında beş rapor yayınlanmıştı. Hafızalarımızı yoklayalım. Kim, neyi, ne kadar hatırlıyor? Örneğin beşinci raporun ana teması “Küresel İklim Değişikliğinin Nedeni Biziz. Harekete Geçmemiz Gerekiyor” idi.

Harekete geçtik mi? Geçmedik.

IPCC NEDİR?

Hiç merak ettiniz mi. Nedir bu IPCC? BM’ye bağlı “Çevre Örgütü” ve “Dünya Meteoroloji Örgütü” tarafından 6 Aralık 1988’de kurulmuş. Merkezi Cenevre’de. Başkanı Ekim 2015’ten beri Güney Koreli 76 yaşındaki Prof. Hoesung Lee. 

2007 Nobel Barış Ödülü’ne IPCC ile ABD Başkan Yardımcısı Al Gore layık bulunmuştu.

Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 200 civarındaki ülke IPCC’nin üyesi, kurucusu. Yönetim kademesinde sanırım Türk biliminsanı yok. Belki de var veya vardı ben araştırdım bulamadım. Varsa bildirirse severek duyururuz.

ISI ARTIŞI ENGELLENEMİYOR

Altıncı  değerlendirme raporu, 60’dan fazla ülkeden seçilen 234 bilim insanı tarafından yazılmış. Binlerce araştırma, makale, yayın taranıp incelenmiş. Raporun ilk ve ikinci taslağı için binlerce uzman ve hükümet temsilcisinin yorumu alınmış. Sera gazı emisyonu hızla radikal biçimde azaltılmaması halinde sıcaklığın sanayileşme öncesi döneme göre 1,5 derece artmasını engellemek artık mümkün değil diyor rapor. Küresel ısınmanın yüzyılın sonuna kadar 2 derece ve üzerinde seyredeceği tahmininde bulunuluyor.

Raporun altını çizdiği en önemli mesaj şöyle. İklimin değişmekte olduğuna dair tartışma artık sona erdi. Felakete doğru giden küresel ısınmanın tek sebebi “insan”. Bilim insanları diyor ki: 1,5 derece ısınmada insan sağlığı, bitki örtüsü, gıda güvenliği, su temini, ekonomik büyüme gibi pek çok konu ağır darbeler alacak. Şimdi artık “düşünme zamanı değil, harekete geçmeliyiz.”  Zaman daralıyor.

HALİT ÇELİKBUDAK – FRANKFURT

FOTO: Peter Burdon on Unsplash

KAYNAK: facebook.com/halit.celikbudak