Gelenek sürüyor: Paskalya Yürüyüşleri yine silahlanmaya karşı

Başlıksız-1
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Paskalya Yürüyüşleri pandemiye rağmen sürüyor. Stuttgart’taki gösteride iklim değişikliği, silahsızlanma ve uluslararası dayanışma talepleri dile getirilecek.

Tam 60 yıldan bu yana silahlanmaya ve atom silahlarına karşı her yıl düzenlenen ve geleneksel bir barış hareketi olan Paskalya Yürüyüşleri (Ostermarsch) kapsamında 3 Nisan’da Stuttgart kentinde de bir gösteri düzenlenecek.

Sol Parti, Baden-Württemberg Barış Ağı tarafından düzenlenen yürüyüş cumartesi günü saat 12’de Stuttgart Ana Tren Garı’nda başlayacak. Schlossplatz Meydanı’nda sona erecek. 13:30’da ise meydanda gerçekleşecek gösterilerde iklim değişikliği ile mücadele, silahsızlanma ve uluslararası dayanışma talepleri dile getirilecek. Almanya’nın BM Nükleer Silahların Yasaklanması Anlaşmasına katılımı ve uygulaması çağrısı yapılacak gösteride silah ve orduya değil,  eğitim, sağlık, dayanışmaya dayalı bir sosyal sisteme yatırım yapılması talepleri seslendirilecek.

Gösteride konuşma yapacak isimler arasında Birleşik Hizmetliler Sendikası ver.di Baden Württemberg Teşkilatı Başkanı Martin Gross, Federal Meclis Üyesi VE Militarizasyon Bilgi Merkezi’nin kurucu ortağı Tobias Pflüger, PAX Christi Başkanı Wiltrud Rösch-Metzler yer alacak.

Ayrıntılı bilginin www.friedensnetz.de web sitesinden alınabileceği belirtilirken, gösterinin Facebook’tan canlı yayınlanacağı da açıklandı.

BARIŞ AĞI’NIN AÇIKLAMASI

Öte yandan Barış Ağı’nın ise Paskalya Yürüyüşü’ne yaptığı çağrıda özetle şöyle denildi:

“Dünya çapında 1.800 nükleer silahın sürekli olarak hazır durumda tutulduğu gerçeği bizi hayrete düşürüyor. Bunların bir kısmını kullanmak dünyadaki tüm yaşamı yok eder. Aynı zamanda, halen yürürlükte olan silahların kontrol anlaşmalarının neredeyse tamamı ABD’nin inisiyatifiyle feshedildi.

22 Ocak’ta yürürlüğe giren BM Nükleer Silahları Yasaklama Anlaşması ne ABD, ne NATO devletleri ne de herhangi bir nükleer silah devleti tarafından imzalanmadı. Ancak federal hükümet, nükleer silah yasağı anlaşmasını imzalamak yerine 138 yeni savaş uçağı satın almak istiyor. Bunlar, sözde ‘nükleer katılım’ kapsamında ABD nükleer silahlarının kullanılması için tasarlanmış 30 F-18 savaş uçağını içeriyor. Özellikle Rusya ve Çin’e karşı giderek artan saldırgan siyasi retorikten endişe duyuyoruz. Buna, Doğu Avrupa ve Güney Çin Denizi’nde NATO’nun genişlemesi, manevralar ve asker konuşlandırmaları yoluyla askeri kuşatma politikası eşlik ediyor. Bu, askeri gücün her zamankinden daha kapsamlı gösterileriyle askeri provokasyonların tırmanmasına yol açar.

Alman ordusu ise  yurtdışında çok sayıda görevde. Müzakerelere ve ABD birliklerinin geri çekilmesine rağmen Afganistan’da askeri olarak aktif olmaya devam ediyor. Mali’deki misyonu tüm Sahel bölgesini kapsayacak şekilde genişletildi. AB içinde federal hükümet, AB’yi bağımsız bir jeopolitik askeri güç olarak daha da geliştirmek için Fransa ile birlikte çalışıyor. İnsanlığa yönelik herhangi bir tehdidin silahlar, ordu ve savaş yoluyla çözülebileceği şeklindeki sanrısal düşüncenin peşinden gitmek yerine gerçek sorunlara odaklanmanın tam zamanı! Yeniden düşünmemiz gerekiyor. Yüzleşme yerine yeni bir işbirliği politikasına ihtiyacımız var! Sürekli yeni savaş ve askeri operasyonlar yerine diplomatik ve politik çatışma yönetimi yöntemlerine ihtiyacımız var.”

YENİ POSTA – STUTTGART