Enerji fiyatlarında rekor artış: “Kusursuz fırtına” zamanı

Enerji fiyatlarındaki artış aynen bir “kusursuz fırtına”. Bu deyim aynı anda birçok kötü şeyin meydana geldiği ve benzersiz bir dizi koşulun güçlü birleşik etkisinin yarattığı son derece feci bir durum veya olay anlamına geliyor.

Avrupa’da “kusursuz fırtına” yaşanıyor. Avrupa şaşkın. Avrupa, Covid-19’un neden olduğu karantina sonrası enerji fiyatlarında rekor artış ile karşı karşıya. Karşılaşılan tablo, yalnızca Avrupa ile de sınırlı değil aslında. Kriz Çin, Hindistan ve Brezilya’da da karşılık buluyor.

Enerji krizi ekonomiyi fena çarptı. Halbuki bir süre öncesine kadar “küresel ısınma”, “yeşil dönüşüm”, “yenilenebilir enerji”, “kömüre, nükleere son” gibi konular konuşuluyordu. Enerji fiyatlarındaki müthiş artış ekonomi gündemin bir numaralı maddesi oldu birdenbire.

Eylülde hampetrol fiyatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 80, kömür yüzde 240, doğal gaz yüzde 470, sıvılaştırılmış doğal gazın fiyatı ise yüzde 135 oranında arttı. Örneğin uluslararası gaz ticaretinde referans alınan Hollanda merkezli sanal doğalgaz ticaret noktası TTF’te ocak ayında 16 euro/megavatsaat olan fiyat eylül ayında 75 euroyu aştı. Bu, bir yıldan daha az sürede yüzde 400’den fazla artış anlamına geliyor.

Enerji fiyatlarındaki artış aslında yılbaşından bu yana devam ediyordu ama asıl hızlanma haziranda başladı. Enerji fiyatlarındaki artış aynen bir “kusursuz fırtına”. Bu tip olaylar “kusursuz fırtına” deyimiyle tarif ediliyor ekonomide. Bu deyim aynı anda birçok kötü şeyin meydana geldiği ve benzersiz bir dizi koşulun güçlü birleşik etkisinin yarattığı son derece feci bir durum veya olay anlamına geliyor.

Son birkaç haftadır da enerji fiyatlarında keskin bir artış yaşanıyor. Bu artışa pek çok olumsuz şey birleşik etki gösteriyor. Pandemi sonrası ekonomik toparlanma enerjiye talebi artırıyor. Özellikle Asya’da enerjiye olan talep büyüyor. Aşırı soğuk ve sıcak hava dalgalarından dolayı evlerde, ofislerde artan enerji tüketimi de sebepler arasında. Fiyat krizi dolayısıyla yaz aylarında yeterli rezerv yapılamaması, Rusya, Norveç ve Cezayir gibi tedarikçi ülkelerin yüksek fiyata rağmen Avrupa’ya daha fazla gaz vermemesi de fiyat artışına yol açıyor.

AB HÜKÜMETLERİNİN ENERJİ ENDİŞESİ

Artan enerji fiyatları AB’de hükümetleri endişelendiriyor. Bazı AB ülkeleri ulusal düzeyde karşı önlemler almaya başladı.  İspanya elektrik fiyatındaki KDV’yi geçici olarak düşürüyor. Fransa elektrik ve gaz fiyatlarını nisan ayına kadar sınırlandırıyor, 5,8 milyonun üzerinde düşük gelirli haneye bir kereye mahsus 100 euroluk enerji destek çekleri dağıtıyor. Elektriğinin yüzde 70’ini nükleer enerjiden sağlayan Fransa nükleer enerji için kampanya yürütüyor. Nükleer enerjiyi çevre dostu bir teknoloji olarak gösteriyor.

Ancak Fransa ve İspanya’ya göre, ulusal önlemler fiyat artışı üzerindeki baskıyı azaltmak için yeterli değil. Yüksek enerji fiyatlarını kalıcı bir sorun olarak gören Fransa, İspanya ve Yunanistan Lüksemburg’da yapılan AB maliye bakanları toplantısında tüm üye devletlerden ortak eylem çağrısında bulundu. AB çapında eşgüdümlü önlemler alınmasını istiyorlar.

Örneğin, stratejik bir AB enerji rezervi oluşturulması isteniyor. Yüksek enerji fiyatlarının sosyal sonuçlarının hafifletilmesi için gerekli adımların atılması isteniyor. AB hükümetleri bu konuda temelde hemfikir. Ama bu nasıl yapılacak bilinmiyor. Lüksemburg’da 3 Ekim’de toplanan AB maliye bakanları bu konuyu geçiştirdi. Euro para birimini kullanan Avrupa Birliği üyesi ülkelerin maliye bakanlarının Lüksemburg’da yaptıkları toplantının bitiminde Avro Grubu Başkanı ve İrlanda Maliye Bakanı Paschal Donohoe, “Enerji fiyatlarının gelişimini dikkatle izlemek ve bütçe politikalarında bunu bir unsur olarak değerlendirmek konusunda anlaştık” demekle yetindi.

Topu 21-22 Ekim’de Brüksel’de yapılacak devlet ve hükümet başkanları AB zirvesine attı.

Gözler şimdi zirvede.

HALİT ÇELİKBUDAK – FRANKFURT

FOTO: Steve Buissinne /pixabay.com