Federal Almanya’daki ikinci büyük dil: Yazık oldu Türkçeye

Federal Almanya’daki ikinci büyük dil: Yazık oldu Türkçeye
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Federal Almanya’nın Hessen eyaletinde okullarda Türkçeyle karşı tuhaf bir oyun sergilendiğine dikkat çeken gazeteci-yazar Halit Çelikbudak, muhafazakâr Frankfurter Allgemeine Zeitung’daki bir uyarıyı hatırlattı. Çelikbudak, bu gazetenin bile “Gelecekte Hessen okullarında yabancı dil olarak Çince, Lehçe, Portekizce ve Arapça öğrenmek mümkün olacakken Türkçe seçilmedi. Arkasındaki mantık inandırıcı değil” diye yazdığını hatırlattı.

İki ülke arasındaki ilişkiyi her ne kadar ülkelerin “siyasetleri”nin belirlediği gözükse de, ülkeler arası ilişkilerde önemli dinamiklerin başında “ekonomi” gelir. Siyaset inişli çıkışlıdır, ama ekonomide inişe çıkışa mümkün mertebe izin verilmez. Türkiye ile Almanya ilişkilerine baktığımız zaman ilk ilişkinin de zaten Prusya ile Osmanlı Devleti arasında 10 Ekim 1840 tarihli Ticaret Antlaşması’nı görüyoruz…

Rakamlara boğmadan devam edelim. Almanya, Türkiye’nin en önemli ticaret partnerlerinden biri. Türkiye’de Siemens, Bosch, Mercedes başta olmak üzere üç bini aşkın Alman yatırımı/ortaklığı var. Azımsanmayacak kadar Alman, Türk kökenli Alman çalışıyor bu firmalarda. Türkiye’den şirketlerin de Almanya’da bayağı yatırımı var. Mesela Kordsa. Almanların övünç kaynağı Siemens AG’nin denetleme kurulu üyelerinden biri 2013’ten beri Güler Sabancı. Diğer gurur kaynağı VW’nin de yönetim kurulunda Murat Aksel var…

Alanya’da binlerce Alman emekli yaşıyor… Türkiye’de her üç aileden birinin Almanya ile dolaylı ilişkisi var… Almanya’da üç milyonu aşkın Türk/Türk kökenli yaşıyor… Bunlar arasında Türk kökenli genç nüfus da bir hayli fazla. Türkiye’ye en fazla turist Almanya’dan geliyor. Alman turizm devi TUI’nin önemli yatırımları var. Türk-Alman evliliklerini saymıyorum bile…

Bu kadar kısa bir tur bile iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihi derinliğini, köklü oluşunu gösteriyor. Ne Almanya’nın ne de Türkiye’nin başka hiçbir toplum/ülke ile bu kadar sıkı bir bağ içinde olduğu söylenemez. Bunu gelecek nesillerde de sıhhatli bir şekilde devam ettirmenin bir yolu da her iki ülkenin diline mükemmel hâkim, ister Türk, ister Alman, isterse başka bir milletten gençlerin, yetişkinlerin yetişmesi ile mümkündür…

GÖRMEZLİKTEN GELME OYUNU MU?

Ancak bir süre önce Almanya’nın Hessen eyaleti bu ilişkileri bir çırpıda görmezden geldi… Hessen Almanya’nın ortasında ve Frankfurt kentinin de olduğu bir eyalet. Frankfurt, Londra’dan sonra Avrupa’nın finans merkezi. Dünyaya açık bir yer. Hessen, eyalet olarak Bursa’nın kardeş bölgesi… Eyaletteki Darmstadt da Bursa’nın kardeş kenti. Binlerce Türk/Türk kökenli yaşıyor. Sanırım 20 bine yakın çocuk ilkokul, ortaokul ve liselerde…

Eyalet hükümeti, okullarda yeni yabancı dillerin Çince, Arapça, Portekizce, Lehçe olmasına karar verdi. Eğitim Bakanı hukuk profesörü Christian Lorz, Çince, Arapça ve Portekizce’nin yeryüzünde en çok konuşulan diller arasında olduğunu söyledi gerekçe olarak. Lehçe dilinin dahil edilmesi “Almanya’nın büyük doğu komşusu Polonya ile ortaklığını ve dostluğunu derinleştirmek, Avrupa fikirlerini teşvik etmek ve 20’nci yüzyılın çatışmalarla dolu Avrupa tarihinin anısını canlı tutmak” diye gerekçelendirildi…

“Seçmeli yabancı dil” olarak Türkçe yok… Almanya’nın önemli günlük gazetelerinden muhafazakâr eğilimli Frankfurter Allgemeine Zeitung dahi, 17 Haziran günü verdiği haberde, “Gelecekte Hessen okullarında yabancı dil olarak Çince, Lehçe, Portekizce ve Arapça öğrenmek mümkün olacakken Türkçe seçilmedi. Arkasındaki mantık inandırıcı değil” diye yazdı…

YEŞİLLER DE TÜRKÇEYİ İSTEMİYOR

Eyalette Hıristiyan Demokrat Birliği ile Yeşiller koalisyonu var. Büyük ortak tutucu. Bir zamanlar Türklere karşı eyalette kampanya dahi yapmıştı. Çokkültürlülüğü dillerinden düşürmeyen küçük ortak Yeşiller de Türkçeyi istemiyor. Acı bir gerçek. Her iki partideki Türk kökenli vekillerden “Çıt” yok… Parti disiplini böyle bir şey demek ki… Bu konuda tek sesini yükselten Sosyal Demokrat Parti (SPD) milletvekili Turgut Yüksel… Teşekkürler Turgut…

Frankfurt, Roma İmparatorluğu’nun taç giyme töreninin yapıldığı kent. Frankfurt’ta ilk kez 24 Kasım 1562’de Roma İmparatoru II. Maximilian taç giymiş… Törene Osmanlı’yı temsilen İbrahim Bey gelmiş. Konstantinopol’den yola çıkıp 23 Kasım 1562 akşamı Frankfurt’a varıp ertesi gün törene katılmış. Bir yazımda anlatmıştım. Törende baş köşeye oturtmuşlar İbrahim Bey’i…

459 yıl sonra Prof. Lorz, bir kalemde silip attı her şeyi…

Hıristiyan Demokratların yeni lideri Armin Laschet… 26 Eylül’de yapılacak seçimden sonra şansölye koltuğuna oturmaya hazırlanıyor. Türklerin “Armin Abi” diye yere göğe koyamadığı Armin Laschet’in bu konuda ne düşündüğünü çok merak ediyorum. Ararsa yazıp sizi de bilgilendiririm…

HALİT ÇELİKBUDAK – FRANKFURT

KAYNAK: https://www.facebook.com/halit.celikbudak

FOTO: Element5 Digital on Unsplash