Federal Almanya’nın eski başbakanı Gerhard Schröder’e vuran vurana: “Git Moskova’ya yerleş!”

Başbakanlarından ve Rus devlet şirketlerindeki görevlerinin yanı sıra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de yakın arkadaşı olan Gerhard Schröder eleştiri oklarının hedefinde kalmaya devam ediyor. Rosneft’teki görevleriyle ilgili baskının arttığı Schröder’in şimdi de SPD’den ihracı konuşuluyor. Medyadaki saldırının yanı sıra, artık sokakları da Schröder’e hakaret afişleri “süslüyor”.

Federal Almanya’nın sosyal demokrat eski Başbakanı Gerhard Schröder Rusya’ya yakınlığı nedeniyle Almanya’da haftalardır hem siyaset dünyasında hem sokakta alaycı afişlerle hem de sosyal medyada eleştirilerin ana hedefi oldu. Schröder şimdi de partisindeki üst düzey yöneticilerinin radarına takıldı. Eski Şansölye Sosyal Demokrat Parti’den (SPD) ihraç edilmek isteniyor. Buna karşılık sağ popülist Almanya İçin Alternatif (AfD) milletvekili Martin Reichardt’tan ise Schröder’e tam destek geldi.

SPD Eşbaşkanı Saskia Esken ise Gerhard Schröder’in SPD’den ayrılması konusunda görüş belirtti.

New York Times’a 23 Nisan 2022 tarihinde verdiği bir röportajda  Buça katliamı hakkında konuşan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i savunan Schröder’e kendi partisinin yanı sıra Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinden de eleştiri yağıyor ve ihraç çağrıları giderek yoğunlaşıyor. 

RUSYA İLE İLİŞKİLERİ  ÖFKE VE TEPKİ ÇEKİYOR

New York Times’ta yayınlanan haberde Schröder, Ukrayna’ya yönelik saldırgan savaşa rağmen Rusya ile ilişkilerin sürdürülmesini savunmuş, mart ayında Moskova’da Putin ile yaptığı görüşmenin detayları hakkında ise yorum yapmamıştı. Kiev’in Buça banliyösünde yaşanan katliamla ilgili olarak “Bunun araştırılması gerekiyor” diyen Schröder şu ifadelere yer vermişti:

“Size söyleyebileceğim şey, Putin’in savaşı bitirmekle ilgilendiği. Ama bu o kadar kolay değil. Açıklığa kavuşturulması gereken birkaç nokta var.”

Diğer taraftan “sol kanat” temsilcisi ve SPD Eşbaşkanı Saskia Esken, Deutschlandfunk’a yaptığı açıklamada sert eleştirilerini yineledi:

“Schröder’in Rus şirketlerindeki görevinden istifa etmesi ve  eski ve bir zamanlar başarılı bir başbakan olarak itibarını korumak için gerekliydi. Ve ne yazık ki, bu tavsiyeye uymadı.  Gerhard Schröder uzun yıllardır tamamen bir işadamı olarak hareket ediyor ve onu eski bir devlet adamı, eski bir şansölye olarak algılamayı bırakmalıyız. Parasını Rus devlet şirketlerinde çalışarak kazanıyor ve Vladimir Putin’i savaş suçu iddialarına karşı savunması tamamen saçma.”

SPD eşbakanları Saskia Esken ve Lars Klingbeil, şubat ayının sonunda Schröder’e bir mektup yazarak, Rus şirketindki görevlerinden “derhal” istifa etmesini istemişlerdi.

Gerhard Schröder, Rusya’nın devlet kontrolündeki enerji devi Rosneft’in denetim kurulu başkanı ve boru hattı şirketi Nord Stream’in (Kuzey Akımı) hissedarlar komitesi başkanlığını yürütüyor.

Öte yandan Alman haber portalı Merkur’de yer alan habere göre, halen Nord Stream 2 AG’nin de üst düzey yöneticiliğini yapan eski Almanya Şansölyesi Schröder’e bir ağır tepki de Kuzey Ren-Vestfalya Başbakanı Hendrik Wüst’ten geldi. Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) partili Wüst, eski Şansölye’nin partiden ihraç edilmesi için kamuoyu önünde kampanya yürüttü. Bild-TV’ye konuşan Wüst, SPD üst yönetimini eyleme geçirmeye çağırdı.

SAĞ POPÜLİST AFD SCHRÖDER’İN ARKASINDA

Eski Şansölye’ye destek ise sağ popülist parti AfD’den geldi. Almanya için Alternatif (AfD) partili milletvekili Martin Reichard, Twitter’da yaptığı paylaşımda Schröder’e destek verdi.

Diğer taraftan Schröder sadece siyaset dünyasında ağır bir şekilde eleştirilmekle kalmıyor. Ukrayna’da tırmanan ihtilafa rağmen, eski şansölyenin Rus kurumlarındaki görevlerine bağlı kalması ve Putin’i savunması, Kiev Belediye Başkanı ve eski boks şampiyonlarından Vitali Klitschko’yu da öfkelendirmişe benziyor.

KATİLLER İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDERSE…

Alman Bild gazetesine konuşan Klitschko “Kremlin yanlısı propagandası göz önüne alındığında, Schröder’in neden Moskova’da değil de Hannover’de yaşadığı merak ediliyor. Katiller için çalışmaya devam ederse, kendisine sadece şunu söyleyebiliriz: Moskova’ya gidin!” Klitschko, bugünkü Bild’in manşetinden yaptığı açıklamalarda, Schröder’in hesaplarının dondurulmasını ve Amerika’nın “yasak listesine” alınmasını da talep etti.

Bu arada Gerhard Schröder’i alaycı bir dille karalayan afişler de  Almanya sokaklarını kaplıyor. “77 Yaşındaki Hannoverli Skandalı. Emekli parası yetmediğinden Rusya’da çalışıyor” başlıklı dev afişlerde eski başbakana ağır ve “mizahi” hakaretler yağdırılıyor. 

YENİ BAŞBAKAN SCHOLZ’UN DA KOLTUĞU SALLANIR MI?

Konuya ilişkin sadece muhalefetteki değil, federal hükümetteki transatlantik odaklı gruplar da baskılarını artırıyor. Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock Estonya’ya yaptığı ziyarette, Berlin’in gelecekteki silah teslimatları konusunda “tabu” tanımadığını söyleyerek “Marder tipi zırhlı personel taşıyıcılarının teslimatı halen düşünülüyor” demişti.

CDU lideri  Friedrich Merz de, Başbakan Scholz ağır silahların doğrudan teslimatına karşı çıkmaya devam ederse, CDU ve CSU meclis gruplarının önümüzdeki hafta Federal Meclis’e bir önerge sunacağını duyurmuş, “Şansölye ve partisi, AfD ve Sol Parti ile birlikte azınlık durumunda. Plan işe yararsa, Scholz nihayetinde bir dünya savaşını önlemeyi gerektirebilecek merkezi bir konuda hükümet çoğunluğunu kaybedecek” uyarısında bulunmuştu.

Hükümetin küçük ortağı FDP’nin askeri politikalar sözcüsü Marie-Agnes Strack-Zimmermann da Scholz’un başbakanlık makamına uygunluğunu açıkça “Askeri olarak da liderlik etmeye hazır olmayan herkes yanlış yerde oturuyor olabilir” sözleriyle yorumladı.

SCHOLZ’UN ETRAFINDAKİ ÇEMBER DARALIYOR

Federal Almanya’nın SPD’li Başbakanı Scholz’un “Rusya konusunda” etrafındaki çemberin giderek daraldığı gözleniyor. Ukrayna savaşındaki temkinli tutumu nedeniyle Sosyal Demokrat Parti’li (SPD) Başbakan Scholz, başından itibaren sert eleştirilerin odağında yer alıyordu. Ancak koalisyon ortakları Birlik’90/Yeşiller ve Hür Demokrat Parti (FDP) de şimdi Scholz’a, silah göndermesi konusunda baskı uygulamayı yoğunlaştırdı. Ancak koalisyon hükümeti henüz Olaf Scholz çizgisinde ve halen Ukrayna’ya ağır silah vermeyi reddediyor.

Buna karşılık ana muhalefet konumundaki Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) koalisyonda bölünmeyi sağlayacak, koalisyonun iki küçük ortağını da arkasına alabilecek ve Başbakan Scholz’u etkisiz bırakacak bir önergeyi federal meclise sunmaya hazırlanıyor.

Ukrayna’daki savaşın Alman parlamentosuna yoğun çatışmalar ve hatta siyasi bir kriz ekmeye başladığı gözleniyor.

YENİ POSTA – BERLİN