Flaman Bakan Somers sert eleştirdi: “İmam, Erdoğan ne isterse onu söylüyor”

Bakan Bart Somers: “Belçika’da yaşayan Türk toplumunun üyeleri Flaman toplumunun bir parçasıdır. Kendi vatandaşlarımızla konuşmak için başka bir ülkenin, başka bir rejimin arabuluculuğuna ihtiyacımız yok.”

Ben, Türkiye ile ilgili yazı yazmak istemesem de önüme hep Türkiye çıkıyor. Uzak durayım, diyorum kendi kendime, yazmayayım diyorum Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a dair…

Ama, bu hafta yazımı yazacağım gün Flaman Bölgesi Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Bart Somers’in Belçika devlet radyosu “Radio 1”deki açıklamalarını dinledim.

Türkiye’de olduğu gibi Belçika’da da “Diyanet” tartışmaları bitmiyor. Flaman Bölgesi İçişleri Bakanı Bart Somers Diyanet’e bağlı 12 caminin kontrol altına alınmasını istedi. Erdoğan rejiminin Belçika’daki Türklere karışmamasını söyledi.

İbadethanelerin, yani kilise, cami ve sinagogların çalışma izinlerinin ve ruhsatlarının yenilenmesini isteyen Flaman hükümeti, yeni yasa çıkarttı. Yeni düzenlemeye göre, ibadethanelerin tanınma prosedürünün uzaması, daha şeffat ve denetlenebilir bir yapıya sahip olmaları isteniyor. İbadethanelere gelen paranın kaynağı açık olarak belirtilmesi ve yurtdışından bağış ve yardım almalarının önü kesildi.

YASA TÜRK CAMİLERİNİ DE KAPSIYOR

Yeni yasa kapsamında finansmanı Suudi Arabistan tarafından sağlanan Brüksel Büyük Cami ve Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Belçika’daki Türk camilerini de kapsıyor. Cami giderleri ve imam maaşlarının Türkiye’den karşılanan Diyanet camilerinin bağlı olduğu Belçika Diyanet Vakfı, hükümetin yeni düzenlemesini Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı.

Flaman Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Bart Somers, tanınan 12 ve tanınmayı bekleyen 23 Diyanet’e bağlı caminin öncelikli kontrol edilecek camiler listesinde olduğunu açıkladı.

Radio 1’in yayınına katılan Başbakan Yardımcısı Somers, istihbarat raporlarında “bu camilerin Türkiye devletinin kontrolü altında olduğu”nu ve bunun “kabul edilemez bir durum oluşturduğu”nu söyledi. Somers, “Bu camiler önemli bir yol ayırımında. Elbette bu camilere çalışma izni vermek isterim. Bir seçim yapmak zorundalar. Maaşını Türkiye’nin ödediği bir imam gelip, vatandaşlarımızın burada neler yapmaları gerektiğini söylüyor. Bu kabul edilemez” diye konuştu.

“İMAM, ERDOĞAN NE İSTİYORSA ONU SÖYLÜYOR”

Kilisenin de Vatikan tarafından yönetildiğini hatırlatan sunucunun sorusunu cevaplayan İçişleri Bakanı Somers, “Bu tamamen farklı bir durum. Diyanet, resmi olarak Türkiye’nin din işlerinden sorumlu başkanlığı. Bizde devlet ve din işleri birbirinden ayrıdır. Buraya gönderilen imam, Türk hükümeti, Erdoğan ne istiyorsa onu söylüyor. Bizim istihbarat raporlarında da vurgulandığı gibi, bu imamlar toplum içerisinde ayrımcılık yapıyorlar. İslam ve diğer dinler elbette burada var olabilmeli, ama başkasının çıkarlarına hizmet etmemeli. Yeni düzenlemeye göre papaz veya imamın maaşını hükümet ödeyecek. Ama şu an Türkiye’den gelen imamlar, Erdoğan rejiminin elinden besleniyorlar. Bunu asla kabul etmeyiz” dedi.

İMAMLARIN GERİ GÖNDERİLMESİ

Diyanet camilerinde görev yapan imamların 2 yıl içerisinde ülkelerine geri dönmeleri gerektiğini belirten Bakan Somers, “Belçika’da yaşayan Türk toplumunun üyeleri Flaman toplumunun bir parçasıdır. Kendi vatandaşlarımızla konuşmak için başka bir ülkenin, başka bir rejimin arabuluculuğuna ihtiyacımız yok. Flaman hükümetinin çıkarttığı bir yasayı Türk hükümeti Anayasa Mahkemesi’ne taşıyamaz. Bu, yasalarımıza aykırı, asla kabul etmeyiz. Bizim çıkardığımız yasayı Anayasa Mahkemesi’ne taşıyanlar önce kendilerine baksınlar. Kalıcı ve yapıcı çözümler için Erdoğan rejimine ihtiyacımız yok. Türk yetkilileri bizmle burada yaşayan Türk kökenli Flamanlarımız arasında arabulucu olabileceklerini düşünüyorlar. Kadın erkek eşitliğine saygı duymayan, din ve devlet işlerinin ayrılmasını kabul etmeyen, düşünce ve ifade özgürlüğüne inanmayanlar Anayasa Mahkememize başvuruyorlar” diye konuştu.

Sonra dedim ki, “Yazsan olmuyor, yazmazsan olmaz”..

FİKRET AYDEMİR – BRÜKSEL

FOTO: AA