Gençliğin coşkulu ve harekete geçiren tutumu: “Fridays for Future”

İnsanlığın öteden beri ağır bedeller ödeyerek vermiş olduğu, daha güzel bir dünya ve yaşam için mücadele bugün farklı boyut ve şekillerde devam ediyor.

Bilim ve teknolojinin bugün geldiği nokta aynı zamanda kapitalizmin en belirgin talan-tahrip ve her şeyi metalaştırma özelliklerinin gün yüzüne çıkmasına zemin hazırlıyor. Diğer şeyler bir yana, bunun en basit göstergesi doğa ve iklim alanında insanlığın karşı karşıya bulunduğu tehlikeli durumdur. Bugün herkesin gıpta ile baktığı “Fridays for Future” (Gelecek için Cuma) hareketi böyle bir ortamda doğdu.

Masumane bir şekilde başlayan “Gelecek için Cuma” hareketi kısa zamanda gençliğin önemli bir kesimini kucaklayıp harekete geçiren konuma geldi. Fridays for Future, ilk günlerinden bu yana toplumun bütün kesimlerinin sempati ve saygınlığını kazandı.

“A A ANTİ-CAPİTALİCTA”

Pandemi koşullarıyla sokakların kısmen sessizleştiği günler yavaş yavaş geride kalıyor.Önce sendikaların (IG Metal, IG BAU, ver.di, GDL..) milyonlarca işçiyi yakından ilgilendiren TİS süreci görüşmeleriyle sokaklar yeniden ısınmaya başladı.

Ve cuma günü bütün bu eylemliliğin finali denebilecek tarihi bir güne hep birlikte tanıklık ettik. Stuttgart Üniversitesi bahçesine gittik. Katılımın ne kadar olacağını kendi aramızda konuşurken herkes bir şeyler söyledi.

Ve iklim grevi eyleminin başlamasına dakikalar kala günümüzün nasıl olacağı belirginleşti. Bir anda dört bir koldan başta gençler olmak üzere her yaştan insanlar gruplar halinde koca alanı doldurdu. Yediden yetmişe herkes sevinç içinde kendince gürültü çıkarmaya çalışıyordu. Ellerinde basit birer megafon olan 3-5 genç on beş binden fazla insana dikkat edilmesi gerekli uyarıları yapıyordu.

Diğer yandan kanları kaynayan gençler yerinde duramıyor hemen yürüyüşe geçmek istiyorlardı. Böylesi bir gücün karşısında polisler de sessizliğe bürünmek zorunda kaldılar.

Yaşları küçük ama yürekleri büyük çocuklar bir anda “a a anti-capitalicta” diye tempo tutarak harekete geçtiler. Yol boyunca katılımlar devam ederken çevreden izleyenler de gençleri alkışladılar.

COŞKUN BİR KİTLENİN İÇİNDE SAF TUTAN BÜYÜKANNELER

Daha önceki yıllarda ırkçılığa karşı eylemlerde gördüğümüz büyükanneler dünya haritası üzerine yapmış oldukları kalpleriyle (Oma gegen Rechts) hareketin bu kez gelecek için büyükanneler (omas for future) olarak hazırlıklı gelmeleri sonucu gençlerden saygınlık kazandılar.

Çocuk dahi denebilecek gençlerle başlayan hareket için dünkü eylemin gösterdiği bir başka olgu ise yaş ortalamasının 25 olduğu gerçekliğidir. Her şey iklim için, yaşasın uluslararası dayanışma, başka gezegen yok, temiz bir dünya istiyoruz… Başkaca onlarca talep olmadık kağıt-karton ve bezlere yazılmış olarak dikkat çekti.

Bütün demokratik kurumlar eylemlere katılırken, sendikaların varlığı sadece ve sadece bazı duyarlı üyelerinin katılımıyla sınırlı oldu. Sol Parti, Yeşiller ve SPD gençlik örgütlerinin belli bir hazırlıkları vardı. Özellikle Yeşiller gençliğinin bu işi daha sıkı tuttuğu, hemen göze çarpıyordu.

Stuttgart, dün gençlerin coşkusu ve neşesiyle karnaval tadında bir gün geçirdi. Gençler kararlı tutumlarıyla herkese mesaj verdiler.

DAHA GÜZEL BİR DÜNYA VE YAŞAM İÇİN MÜCADELE

Gün boyu farklı şekillerde devam eden eylem ve sonrası için, hareketin doğasını anlama, kapitalizmin sonuçlarına karşı yükselen hayır sesine kulak ve mücadeleye omuz vermeye devam etmeliyiz.

Doğa-çevre ve iklim krizi sorunları (kömür santralleri, enerji tekelleri, karbondioksit üreten tekeller, otomobil alanındaki gelişmeler, toplu taşımanın hep arka planda bırakılması…) kapitalizmin toprağında varlığını sürdürecek. Onun için ister istemez şöyle ya da böyle, hareket kapitalizme yönelecek.

Kapitalizmin bu yanlarına duyulan öfke ve tepki için insanlığın geleceğini kendine iş edinenler büyük sonuçlar çıkarmalı. İnsanlığın öteden beri ağır bedeller ödeyerek vermiş olduğu, daha güzel bir dünya ve yaşam için mücadele bugün farklı boyut ve şekillerde devam ediyor.

Gerek Stuttgart eylemi gerekse Almanya’nın onlarca şehrindeki eylem bizlere umudumuzu canlı tutmanın ve örgütlenmenin ne kadar önemli olduğunu yeniden hatırlattı.

ALİ ÇARMAN – STUTTGART