Güçlü kadın liderler politikadaki erkek egemenliğini değiştiremiyor

Güçlü kadın liderler politikadaki erkek egemenliğini değiştiremiyor
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Federal Almanya Meclisi (Bundestag) verilerine göre, kadınların bu kurumdaki temsil payı yüzde 31,4. Bu rakam, son 20 yıldaki en düşük orana karşılık geliyor.

Başbakan Angela Merkel 12 Kasım 2018 yılında kadınların seçme haklarının Almanya’daki 100 yılı sebebiyle yaptığı konuşmada şöyle söylemişti: “Almanya‘da artık kimse ileride bakan ya da başbakan olmak istediğini söyleyen genç kızlarla dalga geçmiyor. Hatta (çocuklar) erkeklerin de başbakan olup olamayacağı soruyorlar.”

Angela Merkel 16 yıllık başbakanlığı döneminde toplumdaki “kadın politikacı” imajını büyük ölçüde değiştirdi, popülist liderlerin tüm dünyada çok ilgi gördüğü bir dönemde, hiç popülist olmayan bir siyaset tarzıyla Avrupa’nın hatta dünyanın en güçlü siyasetçilerinden biri oldu.

Merkel’in iktidarı döneminde Hıristiyan Demokrat Parti’deki (CDU) başka kadın siyasetçiler de önemli yerlere geldi: Ursula von der Leyen Avrupa Komisyonu Başkanı oldu. Von der Leyen daha öncesinde uzun yıllar bakan olarak çalışmıştı. 2019 yılından beri Savunma Bakanı olan Annegret Kramp-Karrenbauer de 2018-2020 yılları arasında CDU genel başkanlığını yaptı.

Fakat bu güçlü kadınlar, kadın siyasetçiler tarafından örnek alınıyor olsalar da, maalesef Almanya genelinde kadınların politikaya katılımında pozitif bir etki yaratmadı.

Aksine durum daha da kötüleşti.

SON 20 YILIN EN DÜŞÜK ORANI

Federal Meclis verilerine göre kadınların parlamentodaki (Bundestag) oranı yüzde 31,4 ve bu, son 20 yıldaki en düşük oran. Oysa 2013 yılında kadıların Federal Meclis’teki temsili yüzde 37,3’tü. Meclis‘te en en çok kadın milletvekili olan partiler Yeşiller (yüzde 56,7) ve Sol Parti (yüzde 53,6). En az kadın milletvekili olan parti ise, İslam ve göçmen karşıtı söylemleriyle öne çıkan popülist “Almanya için Alternatif” (AfD) partisi (yüzde 10,2).

Öte yandan ülkedeki 16 eyaletten yalnıza ikisinin başbakanı kadın: Manuela Schwesig, SPD (Mecklenburg-Vorpommern) ve Malu Dreyer, SPD (Rheinland-Pfalz).

Kadınların siyasi temsili (istisnalar dışında) eyalet meclislerinde ve belediye meclislerinde çok daha düşük. Örneğin Kuzey Ren-Vestfalya (KRV) eyalet parlamentosundaki kadın oranı yüzde 27,6. Ayrıca KRV’nin en büyük şehirlerinden biri olan Essen Belediye Meclisi’ndeki kadın oranı da yüzde 24. Bu da demek oluyor ki, sadece federal düzeyde ve eyalet bazında değil, yerelde de kadınların hayatını doğrudan etkileyen politik kararlar erkekler tarafından alınıyor.

TÜRKİYE 39 ÜLKEDEN 35’iNCİSİ

Yalnızca Almanya’daki değil, Avrupa Birliği’ne üye ve aday olan ülkelerdeki (İngiltere de dahil) sayılar da politikanın hâlâ erkek egemenliğinde olduğunu gösteriyor. Alman İstatistik Dairesi’nin 2020 yılı verilerine göre içlerinde Türkiye’nin de bulunduğu 39 ülkenin ulusal meclislerindeki kadın oranı incelendiğinde, Almanya’nın yüzde 31,4’le 18’inci sırada olduğu görülüyor.

En demokratik dağılım İsveç ve Finlandiya meclislerinde. İsveç Ulusal Meclisi’nin yarısı (yüzde 49,6) kadınlardan oluşuyor, Finlandiya’daki oran yaklaşık yüzde 46.

Türkiye ise yüzde 17,3’le listenin sondan 4.‘sü.

ÇAĞLA SORGUN – ESSEN

KAYNAK: WWW.serbestada.com