Gündem soykırımı

Gündem soykırımı
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Türkiye’de gündem o kadar yoğun ki, insanın başını döndürüyor. Gündem konusunda adeta “soykırım” yaşıyoruz…

Belçika’da son iki haftadır sadece iki konu gündemi meşgul ediyor.

Birincisi, elbette bütün dünyanın cebelleştiği korona pandemisi. İkinci gündem konusu ise Liberal Parti Open-VLD’nin Flaman Parlamentosu Milletvekili Sihame El Kaouakibi’nin Anvers kentinde bulunan kâr amacı gütmeyen dernek statüsündeki (vzw) dans okulu “Let’s Go Urban”a verilen sübvansiyon.

Genelde yabancı gençlerin gittiği dans okulu “Let’s Go Urban”a Anvers Belediyesi geçtiğimiz yıl 400 bin avro sübvansiyon vermiş. İddiaya göre verilen sübvansiyonda yolsuzluk yapılmış. Anvers Savcılığı konuyla ilgili soruşturma başlattı.

İki haftadır bu konu konuşuluyor Belçika’da.

Türkiye’de ise gündem o kadar yoğun ki, insanın başını döndürüyor. Gündem konusunda adeta “soykırım” yaşıyoruz…

Gri pasaport olarak da bilenen “Hizmet Pasaportu”  ile insan kaçakçılığı yapıldığı ortaya çıktı. Akçakiraz (Elazığ) Belediye Başkanı Sabahattin Kaya (AKP), 100 bin TL’lik bir kamyon karşılığında 48 kişiyi Almanya’ya gönderdiklerini söyledi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, hizmet pasaportu ile 5-7 bin kişinin belediyeler aracılığı ile yurtdışına çıktığını ve 805 vatandaşın ülkeye geri dönmediğini açıkladı. Konuştuk.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın aile şirketi kendi bakanlığına 2,5 katı fiyata dezenfektan sattı. Ayrıca evinin 380 bin liralık tamirat parasını bakanlığa fatura etti. Konuştuk.

AKP çalışanı Kürşat Ayvatlıoğlu’nun lüks arabasında kokain çekerken görüntüleri sosyal medyaya düştü. Kısa sürede zenginleşen Ayvatlıoğlu çektiğinin “pudra şekeri” olduğunu açıkladı. Konuştuk.

Thodex adlı kripto para borsasının sahibi Fatih Faruk Özer, 400 bin kişiden topladığı yaklaşık 2 milyar dolar ile yurtdışına kaçtı. Kripto vurgunu yaşadık. Hepsinin bakanlarla fotoğrafları ortaya döküldü. Konuştuk.

Türkiye’de kişi başına düşen milli gelir 12 yıl öncenin gerisine düştü. Son bir haftada 7 kişi ekonomik gerekçelerle intihar etti. Sosyal yardım alanların sayısı son iki yılda yüzde 102 arttı. Konuştuk.

Andımız yasaklandı. Nutuk valilik kararıyla yasaklandı. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 23 Nisan’da istisnasız bütün devlet erkanının karnı ağırdı, törenlere katılmadılar. Konuştuk.

İktidar partisi “Lebalep kongreler” yaparken, 23 Nisan çocuk bayramı ve 1 Mayıs işçi bayramında sokağa çıkmaya izin verilmedi. Konuştuk.

Halk Ekmek’in 1 liraya ekmek satmasına izin verilmedi. Konuştuk.

Cumhurbaşkanından ekonomi bakanına, AKP grup başkanından Merkez Bankası başkanına çok çeşitli cevaplar verdiği ve kafaların karışmasına neden olan “128 milyar dolar nerede?” sorusunu sormak yasaklandı. Konuştuk.

Şeyhlerin cenaze törenlerine başta devlet erkânı olmak üzere binlerce insan katılırken, ülkede sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Konuştuk.

Bütün ülke 17 Mayıs’a kadar karantinaya girerken “içki satışı” yasaklandı. Konuştuk.

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın açıklamasına göre nisan ayında yerli aşıyı üretecektik ama hâlâ aşı sorunsalı yaşanıyor. Konuştuk.

ABD Başkanı Biden, yıllar yıllar sonra ilk defa 24 Nisan günü “Ermeni Soykırımı” dedi. Daha önceki ABD başkanlarının “büyük felaket” diye adlanyırdığı 24 Nisan’a Biden, “soykırım” dedi.

Biz, biz ise hiçbir şey demedik.

Bundan 10 yıl önce “Ermenistan Açılımı” günlerinde, her iki ülkenin milli futbol takımları Bursa’da karşılaştı. Bursa’daki maçı Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ile Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tribünde yan yana izledi. “İki dövlet bir millet” dediğimiz can Azerbaycan’ın bayraklarının stadyuma sokulması hatta maç günü Bursa sokaklarında Azerbaycan bayrağı açılması yasaklandı.

Türkiye’ye baktığımız zaman gündem konusunda adeta “soykırım” yaşıyoruz farkında olmadan.

Bütün bu gündem değişimini siyaset bilimci Prof. Dr. Ali Çarkoğlu, “Yine hassas sinir uçlarıyla oynanarak temel performans değerlendirmesinden gözleri uzak tutma işlevi yerine getiriliyor” olarak değerlendiriyor.

Haksız mı?

FİKRET AYDEMİR – BRÜKSEL