Herkesin kafası biraz karışık, ama bir gerçek var: Savaşta en çok çocuklar ölür!

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişiminde sorulması gereken ilk soru aslında “Ukrayna’yı ne kadar biliyoruz?” sorusudur.

 

Bu soruya vereceğimiz cevap tutumumuzu da belirler…

Paris’te gazetecilik yapan sevgili Arzu Çakır, “Ukrayna halkının yanında, ama onlarca yıldır Filistin, Suriye, Yemen ve diğerleri… onları da unutmadan ama…” diyerek, dünyanın 41 kentinde düzenlenen savaş karşıtı ve Ukrayna destekçisi gösterileri paylaştı.

Almanya’da yaşayan gazeteci Süheyla Kaplan ise, “Ukrayna savaşı çok karmaşık duygular ve çelişkiler barındırıyor. Hadi kabul edin, herkesin kafası karışık. Çünkü savaş koşullarını yaratan büyük aktörler, aynı oranda kirli ve saldırgan!!!” paylaşımı yaptı geçen günlerde.

Evet, aslında hepimizin kafası biraz karışık…

Sinemada savaşlarla ilgili yüzlerce belki de binlerce film çekildi. En etkili savaş filmlerinden biri de Wolyn (Hatred/Nefret) filmidir. İnsan odaklı, Polonya yapımı bir film olan ve Wojciech Smarzowski’nin yönetmenliğini yaptığı “Nefret” filminde Polonya ve Ukrayna sınırında kız alınıp verilen bir kasabada savaşın yıkıcı ve yakıcılığı anlatılıyor.

Filmi izlerken etnik ve kan bağı duygularını bir yana bırakabilirsek, kanını donduruyor insan olanın…

Torunları olmaktan gurur duyulan Hürrem Sultan’ın, Mihrimah Sultan’ın, Nurbanu Sultan’ın, Safiye Sultan’ın, Kösem Sultan ve Turhan Sultan’ın anavatanları Ukrayna şimdi işgal altında.

Bütün savaşlarda en çok da çocuklar öldürülüyor, kimi bombayla, kimi kurşunla, kimi gazla, kimi kementle, kimi de yetim ve öksüz bırakılarak. En çok da çocuklar öldürülüyor kirli savaşlarınızda!

SAVAŞIN GÖLGESİNDE AB

Brüksel’de gazetecilik yapıyorsanız, her olay karşısında “Avrupa Birliği’nin tepkisi”ni dile getirmek usuldendir…

Savaşın gölgesinde Avrupa Birliği olan biteni izlemekle yetiniyor.

AB üyesi ülkelerden gelen sıcak mesajlar ve Ukrayna’nın AB üyeliği için siyasi girişimlerden sonra Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne üyelik başvurusunu imzaladı.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, AB’ye üyelik başvurusunda, “derhal” üyelik verilmesi çağrısında bulundu. AB’ye üye olmayı hak ettiklerini ve bunun mümkün olacağına inandığını belirten Zelenskiy, “Avrupa Birliği’ne, yeni özel prosedür kapsamında Ukrayna’nın derhal katılımı için çağrıda bulunuyoruz” dedi.

Ukrayna’nın “hızlandırılmış”, “kısaltılmış” ve “derhal” AB üyeliği konuşulurken, özellikle “havuz medyası”nda sanki Ukrayna AB’ye üyesi olmuş algısı yaratılıyor.

Oysa AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, “Bugün Ukrayna’nın AB üyeliği gündemde değil. Şu anda çok daha acil, pratik konulara bakmalıyız. Üyelik yıllar alacak bir süreç. Biz önümüzdeki yıllara değil, önümüzdeki saatlerde ne olacağına bakmalıyız” açıklaması yaptı.

Detaylarına burada girmeyeceğim ama 45 milyon nüfuslu Ukrayna’nın AB üyesi olabilmesi için çok karmaşık ve teknik bir süreci geride bırakması gerekiyor.

2 YIL SONRA NE KONUŞACAĞIZ?

Kendimin sosyal medya hatırlatması ile karşılaştım bugün. Brüksel’de yıllarca Gold FM’de yaptığım “8. GÜN” haber/yorum programı paylaşımı çıktı karşıma. “Peki artık, başlayalım o zaman. 8. GÜN’de bu akşam, ‘kapımıza dayanan Suriye savaşı’nı konuşacağız. Belçika, Türkiye ve dünya gündemini değerlendirdiğimiz ‘8. GÜN’ bu akşam…” duyurusu yapmışım bundan tam 2 yıl önce.

2 yıl önce kapımıza dayanan Suriye Savaşı’nı konuştuk uzun uzun.

2 yılın ardından kapımızdaki Ukrayna Savaşı’nı konuşuyoruz bugün.

2 yıl sonra hangi savaşı konuşuyor olacağız!

FİKRET AYDEMİR – BRÜKSEL

FOTO: AA