İlk NSU cinayetinin üstünden 22 yıl geçti: Sorular halen cevap bekliyor

Almanya’nın Nürnberg kentinde 9 Eylül 2000 yılında minibüsünde çiçek satan Enver Şimşek hunharca katledildi. Enver Şimşek, NSU terör örgütü cinayet serisinin bilinen ilk kurbanı.

2 binli yılların başında Almanya’da gerçekleşen cinayet zinciri Almanya’yı sarstı. Yıllarca Alman yetkililer aileleri zan altında bıraktılar, yalan ifadeler ile olayları çözmeye çalıştılar. Uyuşturucu, PKK terör örgütü, kumar, töre gibi başlıklar altında polis olayları soruşturdu. Nürnberger Zeitung gazetesinin attığı ”Döner Cinayetleri” başlığını tüm kamuoyu kullanmaya başladı. Bir tesadüf sonucunda cinayetlerin ve bombalı saldırıların NSU Terör Örgütü tarafından işlendiği anlaşıldı. Bugüne dek on kurbanın NSU terör örgütü tarafından öldürüldüğü varsayılıyor. Mahkemeler ve çeşitli meclislerin araştırma komisyonları bugüne kadar bir çok soruya cevap veremediler. Almanya’da yaşayan Türk toplumunun siyasete ve kolluk güçlerine güveni büyük ölçüde sarsıldı.

Açık olan soruları Enver Şimşek’in vurulduğu günün 22. yıl dönümünde Alman Hür Demokratlar (FDP) Bavyera Partisi Nürnberg Loew otelde gerçekleşen bir panel ile irdeledi. Toplantıya bir çok Alman siyasetçi, vatandaş ve Türk STK temsilcileri katıldı.

Panel NSU terör örgütü kurbanlarını bir saygı duruşu ile başladı.

Panelde Matthias Fischbach (FDP Bavyera Milletvekili, 2. Bavyera Eyalet Araştırma Komisyonu Üyesi), Benjamin Strasser (FDP Federal Milletvekili, Federal Meclis Araştırma Komisyonu Üyesi), Elke Graßer-Reitzner (Nürnberger Nachrichten/Bavyera Devlet Yayın Kurumu BR NSU araştırma grubu) ve Avukat Ünal Özkök katıldı.

Milletvekilleri ‚Devletin içinde Devlet‘, yani derin devlet olduğunun altını çizerek, belirli soruların gün ışığına çıkmaması için çalışanların olduğunu vurguladı. Bavyera Eyalet Meclisi Komisyonu araştırmalarında da, eski araştırmalarda olduğu gibi, dosyaların imha edildiği bir gerçek.

Eski dönem CSU Erlangen Meclis Üyesi Mehmet Sapmaz, bu tür olayların tekrarlanması ne kadar mümkün diye sordu. NSU 2.0 ile tehditlerin devam ettiğini ve terör şebekesine kimlerin yardım ettiğini tam olarak bilinmediği için, cinayetlerin tekrarının her zaman mümkün olduğunu panelistler belirlediler.

TGMN Başkanı Bülent Bayraktar da cinayet serisindeki güvenlik güçlerinin yanısıra medyanın da tek yönlü suçlamalarına dikkat çekti. ‚Döner Cinayetleri‘ terimini Nürnberger Zeitung ortaya attı, Bavyera Polisi de ‚SOKO Bosporus‘ ile olayların tek yönlü araştırılmasına yol açtı. Bayraktar, NSU’nun bir şebek değil, bir terör örgütü olduğunun altını çizdi ve bu hassasiyetle konunun üzerine gidilmesini talep etti.

Panele katılan Türk davetliler: Bülent Bayraktar (tgmn – Nürnberg Metropol Bölgesi Türk Toplumu Başkanı), Refet Avcı (DİTİB Kuzey Bavyera Başkan vekili ve DİTİB Fürth Başkanı), Haluk Dokur ve Aydın Özcan (Müsiad Nürnberg Başkanı ve vekili), Serhat Öztürk (CHP Nürnberg Başkanı), CSU Erlangen’den Mehmet Sapmaz, CHP Nürnberg temsilcileri Rifat Çolak, Özlem Deniz ve Mevlit Deniz, Musa Tamer (Saadet Avrupa Nürnberg temsilcisi), İsmail Akpınar (TİN – Türk İnisyatifi Nürnberg Sözcüsü), Seyfettin Çoban (DİTİB Fürth Din Görevlisi).

Ayrıyeten Nürnberg Meclis Üyesi Ümit Sormaz (FDP) ve Erlangen-Höchstadt bölgesinde