İngiliz hükümetindeki çalkantılar bitmiyor: Başbakan yolsuzluğu kolaylaştırmakla suçlanıyor

Demokrasinin olmadığı ülkelerde görmeye alışık olduğumuz sahneler, Boris Johnson hükümeti iktidara geldiğinden bu yana, adım adım ve dozunu arttıra arttıra Birleşik Krallık’ta yaşanıyor.

 

Başrolde başbakan ve yandaşları var ancak aynı partide olup bu duruma isyan edenler de bir hayli fazla. Hem de koltuk kaygıları olmadan, fikir ve ifade özgürlüğü haklarını kullanarak, “etik davranış” kurallarını ısrarla savunuyorlar ve başbakanın yapmadığını yapıp, “özür” diliyorlar.

Ana muhalefet başta olmak üzere, omurgalı, dürüst, etik değerlerin önemini savunanlar, başbakanı “yolsuzluğa” çanak tutmakla suçluyorlar ve Johnson’ın, konuyla ilgili soruları yanıtlamamak için parlamentoya gelmemesini ise “korkaklık” olarak nitelendiriyorlar. Pek de haksız sayılmazlar. Johnson’ın başbakanlık yapamayacak biri olduğunu sağ kolu eski başdanışmanı altı ay önce söylemişti de kimse inanmak istememişti, ama iktidara geldiğinden bu yana sebep olduğu hatalar ve hatalı kararlar nedeniyle “En Kabiliyetsiz Başbakan” ödülünü almaya adım adım yaklaştığı da ortada. Bugün  geldiği noktayla da kelimenin tam anlamıyla “zirve” yapmış vaziyette.

ETİK KODU KIRAN MİLLETVEKİLİ OWEN PATERSON

İngiliz parlamentosunda, milletvekilleri, vekillik işleri dışında başka bir iş yapabiliyorlar, ancak bu yaptıkları diğer işten elde ettikleri gelir 100 Sterlin’den fazla ise mutlaka belgelemek ve yayınlamak zorundalar.

İktidar Partisi Conservative’in milletvekillerinden biri olan Owen Paterson, sahibi olduğu danışmanlık şirketiyle, özel sektördeki firmalara hizmet veriyor. Mevcut kurallara göre bunda bir yanlışlık yok, ancak yanlışlık, danışmanlık hizmeti verdiği firmaların yararına olacak şekilde, devlet kurumlarıyla, parlementodaki milletvekilliği odasında defalarca görüşmeler yapıp, hediye ve ikram adı altında aldıklarını açıklamamış, deklare etmemiş  olması.

Parlamentonun Standartlar Komitesi olarak tanımlanan birimi tarafından tespit edilen bu durum karşısında Paterson’ın milletvekillik etik kodunu kırdığı açıklandı ve Paterson özür dileyerek, etik kodu kırdığını kabullenip istifa etti.

BAŞBAKAN NE YAPTI?

Paterson’ın istifası henüz ortada yokken, Boris Johnson kabinesinin, milletvekillerinin lobi faaliyetleriyle ilgili etik kuralları değiştirmek üzere harekete geçtiği, yasada değişiklik yapacağı medyaya yansımaya başladı.

İşte asıl fırtına da orada koptu.

Başbakanın bu hareketi muhalefetin eline öyle bir koz verdi ki, İşçi Partisi Labour adeta hayatının fırsatını yakalamış oldu. Yüklendikçe yüklendi Johnson’ın üzerine ve 8 Kasım pazartesi parlamentoda merakla beklenen “debate” yani soruların başbakan tarafından yanıtlanması prosedürüne başbakan katılmadı. Gerekçe olarak da çok daha önemli başka bir randevusu olduğu açıklandı.

Johnson’ın parlamentoya gelmemesi Labour’un elindeki kozu daha da büyüttü ve “yolsuzluğa çanak tutan korkak başbakan” ifadelerini kullanan Labour Başkanı Sir Keir Starmer’ın, ilk kez bu kadar sert ve direkt ifadeler kullanmasına neden oldu.

Başbakanın, ülkenin dünyaya örnek olmuş demokrasi ve saygınlık algısını yerle bir ettiğini söyleyen Starmer, Boris Johnson’ı özür dilemeye ve bozduğunu düzeltmeye çağırdı.

ESKİ BAŞDANIŞMAN HAKLI ÇIKTI

Başbakanın, iktidara geldikten sonra Brexit süreçlerinin yönetimi ve planlaması için görevlendirdiği başdanışmanı Dominic Cummings, 2020 yılının bitmesiyle görevinden istifa etmişti. Aylarca sessizliğini koruyan Cummings, 2021 ilkbahar aylarındaki yerel seçimlerden önce sessizliğini bozmuş ve başta Boris Johnson olmak üzere, iktidar partisinin kirli çamaşırlarını ortaya sermişti.

Bu yaklaşımı etik bulunmamakla birlikte, öyle iddialar ortaya atmıştı ki, meclis soruşturma komisyonu tarafından mercek altına alınmış ve doğru yanlış ne varsa raporlanması istenmişti.

İşte bu süreç devam ederken, Cummings, meclisteki komisyona verdiği ifadede Boris Johnson’ın başbakanlık yapabilecek yetenekte biri olmadığını, kapasitesinin yeterli olmadığını ve aldığı kararların da kendisine ait olmadığını, karısı tarafından yönlendirildiğini söylemişti.

Bu sözlerine karşı Johnson kanadından bir savunma gelmemiş, aksine böyle bir şey hiç olmamış gibi davranmıştı.

Ancak bugün gelinen noktada, Cummings’in haklı olduğu yavaş yavaş ortaya çıkmış vaziyette.

Johnson, yaptıkları ve yapmadıklarıyla her geçen gün düşmanlarının sayısının artmasına, siyasi hayatının sona doğru yaklaşmasına ve ülkenin iç siyaset problemleri ile bugüne kadar hiç görülmemiş şekilde mücadele etmesine neden oluyor. İşte bu yüzden de istifa etmesi ve oyundan çekilmesi isteniyor.

GÖZDE SAPANLI – BIRMINGHAM / BİRLEŞİK KRALLIK