İngiltere’nin “vatandaşlık oyunu”: “İkinci sınıf vatandaşlık” AB’ye sıçrar mı?

İngiltere, tartışmalı bir yasa tasarısı ile “ikinci sınıf vatandaşlığı” Avrupa gündemine taşıyor. Ocak ayı sonunda parlamentoda ele alınacak kanun taslağı İngiliz vatandaşlığını göçmen kökenlilere adeta “emaneten” verilmesinin yolunu açacak.

YouTube

By loading the video, you agree to YouTube’s privacy policy.
Learn more

Load video

İngiltere’ye düzensiz yollarla girenlere ömür boyu hapis cezasını öngören tartışmalı tasarı, mültecileri taşıyan teknelere müdahale eden yetkilileri de ceza almaktan kurtarıyor. Düzensiz göçmenlere ve yabancı ülke bağlantılı olanların tepesinde kılıç gibi sallanmasından endişe edilen yeni tasarıya sivil toplum kuruluşlarından ırkçılık ve ikinci sınıf vatandaşlık tepkileri geliyor.

Buna karşılık Avrupa medyasının ayrımcılık ve ırkçılıkla suçlanan taslağı küçük haberlerle geçiştirmeyi tercih ettiği gözleniyor.

İKİNCİ SINIF VATANDAŞLIK PARLAMENTODAN GEÇER Mİ?

Peki, söz konusu taslak neleri öngörüyor?

İngiltere’de parlamentoda görüşülmekte olan “Uyruk ve Sınırlar Yasa Tasarısı”, başka ülkelerle aile bağı olanların İngiliz vatandaşlıklarının ellerinden alınmasını içeren düzenleme nedeniyle tepki çekiyor.

Sivil toplum kuruluşları, tasarının sadece mültecileri hedef almakla kalmayıp aynı zamanda ikinci sınıf vatandaşlığı yasalaştıracağını savunuyor.

DÜZENSİZ GİREN HERKESE ÖMÜR BOYU HAPİS CEZASI

Avam Kamarası’ndaki görüşmelerin ardından Lordlar Kamarası’na gönderilen Uyruk ve Sınırlar Yasa Tasarısı, düzensiz yollarla İngiltere’ye ulaşan herkese hapis cezası verilmesini öngörüyor.
Mültecileri taşıyan küçük teknelere müdahale eden yetkilileri olası cezai işlemlerden muaf tutan bir maddeye de yer verilen düzenlemenin, geri itmeler sırasında ölümlere yol açabileceği belirtiliyor.

GERİ İTMEDE ÖLÜME YOL AÇANLARA CEZA YOK

Tasarıya eklenen bir madde ise sonradan vatandaş olan veya başka ülkelerle aile bağı bulunan İngiliz vatandaşlarının kendilerine haber verilmeden vatandaşlıklarının iptal edilmesinin önünü açıyor. Hükümet, tüm tepkilere rağmen ayrımcı ve ırkçı bulunan madde konusunda geri adım atmıyor.

Yeni Posta gazetesinin YouTube kanalında yayınlanan “Kadın Sözü ile Avrupa” adlı haber programında kadın gazeteciler, BM’nin Mülteci Sözleşmesi’ne de atıfta bulunarak söz konusu yasa tasarısının  hayata geçmesi durumunda uluslararası mülteci koruma sistemine darbe vurulacağını kaydettiler. Öte yandan İngiliz siyaset sahnesinde çok sayıda göçmen kökenli politikacının yer aldığını kaydeden konuşmacılar söz konusu tasarının siyaset dünyasındaki isimleri de kapsayacağını vurguladılar.

Almanya, İsveç ve İtalya’daki göçmen ve mültecilere yönelik yasal düzenlemeleri kıyaslayarak anlatan gazeteciler Avrupa’da “sınıfsal ırkçılığın” egemen olduğunu, topluma yük olmayan göçmenlerin bu dışlanmadan belki direkt etkilenmediğini, ancak sosyal sisteme yük olanların sert düzenlemelerle ve ayrımcılıkla karşı karşıya kaldığını aktardılar.

“GÜNLÜK YAŞAM FAŞİZMİ“

Öte yandan göçmenlerin özellikle Almanya ve İsveç’te “günlük yaşam faşizmiyle” de baş etmek zorunda olduklarını bildirdiler.

Yeni Posta gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Işın Ertürk’ün hazırlayıp sunduğu programın daimi konukları şöyle:

Yeni Posta İngiltere Temsilcisi Gözde Sapanlı – Birmingham

Serbest Ada Genel Yayın Yönetmeni Birgül Göker Perdisa – Bologna / İtalya

Serbest gazeteci Seda Şanlıer – Stockholm / İsveç

Serbest gazeteci Ufuk Evla Bostan – Frankfurt / Almanya

YENİ POSTA – STUTTGART

FOTO: AA