“Irkçılığa karşı göçmenleri güçlendirmek gerek”

Hamburg Eyalet Parlamentosu SPD Milletvekili Barış Öneş, Mölln ırkçı katliamının yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada “Bu konuda alabileceğimiz en büyük önlem, ırkçı zihniyetlere karşı ciddi bir duyarlılık geliştirmek ve göçmenleri hayatın her alanında güçlendirmek, özellikle siyasette aktifleştirmektir” dedi.

 

Hamburg Eyalet Parlamentosu SPD Milletvekili Barış Öneş 1992’de 22 Kasım’ı 23 Kasım’a bağlayan gece işlenen Mölln ırkçı katliamının yıldönümü nedeniyle bir açıklama yaptı. Milletvekili Öneş’in açıklaması özetle şöyle:

“Mölln vahşeti maalesef, göçmenlerin de önemli katkılarıyla bugünlere gelmiş çok kültürlü Almanya’nın tarihine kara bir leke olarak yazılmıştır. Irkçılığın ne kadar korkunç ve tehlikeli olduğunu unutmamak için Mölln, Solingen, NSU olayları gibi ırkçılığın ‘ölüm’ şekline büründüğü olayları unutmamamız, bu yaşanan olaylardan ders almamız gerekiyor. İnsan hayatını ve onurunu hiçe sayan bu zihniyetle mücadele ancak birlik ve beraberlikle, partiler üstü, kurumlarla, sivil toplum kuruluşlarıyla, siyasilerle ve vatandaşlarla güçlü bir şekilde yürütülebilir. Birlik ve beraberliğin olmadığı yerde ırkçılık daha da cesaretlenir ve başka büyük acıların yaşanmasına zemin hazırlama tehlikesi oluşur.

Irkçılıkla mücadelede Almanya’da her ne kadar önemli ve ciddi çalışmalar yapılıyor olsa da giderek güçlenen sağ eğilimi görmezden, duymazdan gelemeyiz. Bu konuda alabileceğimiz en büyük önlem, ırkçı zihniyetlere karşı ciddi bir duyarlılık geliştirmek ve göçmenleri hayatın her alanında güçlendirmek, özellikle siyasette aktifleştirmektir.

Almanya’nın bugünlere gelmesinde önemli katkıları bulunan göçmen kökenli insanlarımız ülkemiz için bir tehdit değil, aksine değeri hiçbir şeyle ölçülemeyecek bir zenginliktir. Arslan ve Yılmaz ailelerinin nezdinde ırkçılığı bir kez daha nefretle lanetliyor, ırkçılık hastalığı nedeniyle hayatlarını kaybedenleri saygıyla anıyor, bir daha böyle acıların yaşanmaması dileklerimle sevdiklerini ırkçı zihniyetlere kurban verenlerin acısını yürekten paylaşıyorum.

Şunu da unutmayalım ki; hepimiz dünyanın bir yerlerinde bir diğerinin ‘yabancısıyız’. Önemli olan, kendi özümüzü yitirmeden, farklılıklarımızı ayrışma değil zenginlik olarak görüp barışçıl bir ortamda birlikte yaşamayı öğrenmektir. Nasıl ki farklı tatların buluştuğu yemekler lezzetli oluyorsa, farklılıklarıyla ortak noktada buluşan toplumlar da öylesine değerlidir.”

YENİ POSTA – HAMBURG