İş insanı Barış İçel’e gümrükte hapis tehdidi:  Hırvatistan’da “Ya hapis, ya paran”

yeni-posta-haber-içi-görseli
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

İstanbul’dan Almanya’ya aracı ile yola çıkan iş insanı Barış İçel’e Hırvatistan’da hapis şoku. Hırvat gümrüğünde 20 saat aç ve susuz bırakılan İçel, kendisinden istenen parayı vererek canını zor kurtardı.

Evli, 41 yaşında ki iki çocuk sahibi İş insanı Barış İçel, 8 Mart Pazartesi günü kendi aracıyla İstanbul’dan yola çıktı. Barış içel sırasıyla, Bulgaristan ve Sırbistan gümrüklerinden geçtikten sonra, Hırvat gümrüğüne geldi. İşte ne olduysa bundan sonra oldu ve hapise giden olaylar burada başladı.

Türkiye’den sonra Bulgaristan ve Sırbistan gümrük kapılarını sorunsuz geçen Barış İçel, Hırvatistan Gümrüğüne geldiğinde memurların sert tavırlarıyla karşılaştı. Pandemi dolayısıyla uzun zamandır kapalı olan Nargile salonu müşterilerinin, kendisini arayarak desteklerini iletmesi üzerine, kendisi de işyerinin müşterilerine açılış hediyesi olarak, çatal iğne ve nargile ağızlık tıpaları hazırlattı. Ancak, Hırvatistan gümrüğünde araçtaki tüm malzemelere el koyuldu. Bununla da kalmayan Hırvat yetkililer, Barış İçel’i hapse atmakla  tehdit ettiler.

Barış İçel

HIRVATİSTAN’DA KÂBUS

İş insanı Barış İçel yaşadığı o korku dolu 20 saati şöyle anlattı:

“Pazartesi günü saat 14.30 sıralarında İstanbul’dan Almanya’ya doğru çıktık. Yanımızda Türkiye’den aldığım 10 nargile takımı , müşterilerimiz için özel hazırlanmış hediyelik çatal iğneler ve nargile de kullanılan plastik tıpa, lüle taşı vesaire vardı.  Akşam üstü Bulgaristan sınırına geldik. Gümrük memuru aracımda alkol veya sigara olup olmadığı soruldu. Ben de aracımdan inerek müşterilerime hediye olarak aldığım malzemeleri gösterdim. Bulgar gümrük memuru teşekkür etti ve yoluma devam ettim. Aynı şekilde Sırbistan’da da elimde olan hediyelik eşyaların faturalarını gösterdim. Sırbistan gümrük memurlarıda araçtaki malzemeleri inceledikten sonra yoluma devam ettim. Hiçbir sıkıntı yaşamadan Almanya’ya olan seyahatim Hırvatistan’da kabusa  döndü.”

TÜM FATURALARIMI GÖSTERDİM

Salı sabahıydı Hırvatistan’a sabah 04:30’da giriş  yaparken gümrük memurları araçta alkol ve sigara olup olmadığını sordu. Kesinlikle yok, dedim. Hediyelik eşyalarım dışında herhangi bir yüküm olmadığını söyledim. Bagajı açtım ve hediyelik eşyaların müşterilere verilmek suretiyle alındığını söyleyip, faturalarımı gösterdim.

ARTIK BENİ DİNLEMİYORLARDI

Gümrük memuru oldukça sert bir hareketle yanıma gelerek “bu paketler ne oluyor?” diye sordu. Hediyelik eşya olduğunu anlatmama müsade etmeden beni arabamın yanından uzaklaştırdılar. Herhangi bir bilgi vermeden aracım içindeki tüm eşyaları çıkararak arama yaptılar. Hediyelik eşyalarımı alarak bir odaya girdiler yaklaşık 3 saat ayakta bekletildim. Malzemelerin faturalarını gösterdim. Anlattıklarımı artık adeta duymuyorlardı.

ÖNCE BİR ODADA 2 SAAT

Beni bir odada 2 saat daha bekleterek, araçta bulunan malzemelere el koyduklarını bildirdiler. Kendilerine faturamı gösterdim, Bulgaristan ve Sırbistan gümrüğünde sıkıntı yaşamadığımı, Hırvatistan’dan transit olarak geçeceğimi, malzemelerin Almanya’daki müşterilerime hediye olarak verileceğini anlattım. Ancak gümrük memurlar bana cevap vermiyorlar, aralarında konuşulardı.

YA PARA YA HAPİS

Gümrük memuru olduğunu tahmin ettiğim bir kişi malzemelere el koyduklarını ve benim 20 bin Kuno ceza ödemem gerektiğini söyledi. Euro olarak 3 binin üzerinde bir para yaptığını söylediler. Bunu ödememem durumunda bana yüksek sesle 60 gün hapise atılacağımı söyledi. Kendilerine Hırvatistan’dan 300 euroya kadar malzeme geçirme hakkım olduğunu söyleyerek cezaya itiraz ettim.

CEZAYA İTİRAZ

Cezaya itiraz edince beni, oldukça soğuk bir oda da 15 saat aç ve susuz olarak tuttular.  Oda da bir kahve makinası vardı, ancak Kuno ile çalıştığını söyleyen memur kahkaha atarak gitti. Memurlara Hırvat parası Kuno bozmalarını su alacağımı söyledim, artık kimse benim ne söylediğimle ilgilenmiyordu. O kahkadan 15 saat sonra kapı açıldı. Sonra bir heyet geldi. Ancak heyetin kim oldukları konusunda bilgi vermediler. Telefon üzerinden tercüman vasıtasıyla bu heyet ile konuşmaya başladım. Benim tüm bilgilerimi aldılar. Bana kasıtlı olarak Hırvatistan’da kaçakçılık suçlamasında bulundular. Cezayi 3 bin eurodan 2600 euroya düşüreceklerini ve bunu ödemezsem hapis yatacağımı, mahkemeye çıkacağımı söylediler. Artık memurların konuşma tonları yüksek ve tehdit doluydu.

PARAYI ÖDE, DEFOL GİT!

Alman ve Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosluklarını aradım. Gümrük geçişleriyle ilgili bilgi sordum. Kendilerine tehdit edildiğimi, hapise atacaklarını söyledim. Alman konsolosluğu konuyla ilgilenmedi. Başkonsolosluğumuz durum ile ilgili faks göndereceklerini ve konuyu soracaklarını söylediler.

Almanca bilen bir polis memuru geldi. Ben kendisine Almanca olayı anlatacaken kendisi beni Almanca tehdit ederek, “Parayı hemen ödeyip Hırvatistan’ı terk et” dedi. Elimde olan birkaç banka kartı ile ancak 2300 Euro para çekebildim . Ödeme yaptıktan sonra pasaport ve aracın kağıtlarını aldım.”

AB ÜYESİ BİR ÜLKEDE

Barış İçel, Almanya’da birçok yatırım yaptığını, bununla birlikte çok ülke gezdiğini başına ilk defa böyle bir olayın geldiğini ifade ederek, AB üyesi bir ülkenin tavrını anlamakta güçlük çektiğini belirtti. Almanya’da restorant, düğün organizasyonu ve nargile kafeterya sahibi Barış İçel, konuyu yargıya taşıyacağını, kendisine yapılan bu haksız muamelenin başkalarına da yapılmamasını isteyeceğini söyledi.

YENİ POSTA-STUTTGART