”İslam Haritası” Avusturya’yı karıştırdı: Fişleme çalışması mı, başka bir şey mi?

”İslam Haritası” Avusturya’yı karıştırdı: Fişleme çalışması mı, başka bir şey mi?
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Avusturya’da siyasal İslam’ı merkeze alan bir çalışma kapsamında yayınlanan “İslam Haritası” bazı İslami derneklerin ve politikacıların tepkisiyle karşılandı. Muhafazakâr Müslümanlar “İslam Haritası”nı bir “fişleme çalışması” olarak değerlendirirken, ortada böyle nitelenecek bir girişim olmadığını söyleyen “laik ve inançlı Müslümanlar” ise yanlış atılmış bir adımdan söz edilemeyeceğini belirtti.

Siyasal İslam Dökümantasyon Merkezi tarafından yayınlanan “İslam Haritası “ başlıklı bir belgede, Avusturya’daki Milli Görüş ve Ülkücü hareket dahil 623 müslüman kuruluş, dernek ve caminin isimleri ve açık adresleriyle gösterilmesi değişik tepkilere neden oldu. Olay Almanya’da da yakından izleniyor.

Cosmo Köln Radyosu’ndan Sinem Özdemir’in haberine göre, Müslümanlara ait cami, dernek gibi kuruluşların hangi çatı kuruluşa bağlı olduğundan, yöneticilerinin isimlerinden, üye sayılarına ve kuruluş tarihlerine kadar çeşitli bilgiler veriliyor. Uygulamaya tepki yağarken, böyle bir bilgilendirmeyi doğru bulanlar da var.

Gazeteci Cem Dalaman’ın Amerika’nın Sesi gazetesinde yer alan bir haberine göre, “www.islam-landkarte.at” adresinden erişilebilen ”İslam Haritası” projesinin amacı, ”Avusturya’da çoğulcu, seküler demokratik kamu düzenine karşı tehlikeli bir ideoloji haline gelen siyasal İslam’la ilgili şeffaflık yaratmak ve İslamcılığın arka cephesine ışık tutmak.”

FİŞLEME Mİ, GÜVENLİK ÖNLEMİ Mİ?

Nitekim Avusturya Uyum Bakanı Susanne Raab, şeffaflık vurgusu yaparak haritanın amacının “radikal eğilimler konusunda bilgilendirme ve mücadele” olduğunu belirtti. Ancak ülkedeki cami cemaatlerinin sözcüleri söz konusu haritayı “fişleme çalışması” olarak nitelediler. Avusturya İslam Dini Cemaati (IGGÖ) Başkanı Ümit Vural, haritanın ırkçılığı körüklediğini ve Müslüman vatandaşları ”büyük bir güvenlik riskine“ maruz bıraktığını söyledi.

Sosyal Demokrat Parti (SPÖ) Viyana Eyalet Milletvekili Aslıhan Bozatemur, Müslümanlara ait bilgilerin deşifre edildiğini söyleyerek “Müslümanlar, ırkçılık ve İslamofobinin hedefi haline getiriliyor. Federal hükümetin dini bir topluluk için oluşturduğu harita, ayrımcıdır, insanlık dışıdır ve şiddetle reddedilmelidir” ifadelerini kullandı. SPÖlü siyasetçi Muhammed Yüksek de “Yarın bir cami yakılır ya da saldırıya maruz kalırsa, bunun sorumluları hükümette aranmalı” dedi.

BİROL KILIÇ: SADECE CAMİLER Mİ TEMSİLCİ? NEDEN?

Ancak bu projenin Müslüman toplumun Avusturya’daki demokratik yaşama entegrasyonu sağlayabileceğini ileri sürenler de var.  Nitekim Avusturya Türk Kültür Cemiyeti Başkanı Birol Kılıç, haritanın bilgilendirici bir niteliğe sahip olduğunu, adındaki İslam sözcüğü dışında itiraz edilebilecek pek bir yanı bulunmadığını belirtti.

Gerek Müslümanların gerekse Avusturyalıların bu camilere girip çıkanlar konusunda tedirgin olduğunu, bazı Müslümanların bile ibadet için buralara gitmekte çekingen davrandığını, dolayısıyla bilgilenmek istediğini vurgulayan Birol Kılıç, “Kaldı ki, internet üzerinden bu camiler ve yöneticileriyle ilgili bilgileri dünyanın her tarafından rahatça almak mümkün” dedi. Yeni Posta’nın sorularını da yanıtlayan Kılıç, şunları söyledi:

“Avusturya’da genelde Müslümanlara karşı yürütülen politikalar olumludur. Fakat Başbakan Sebastian Kurz’un partisi ÖVP maalesef sadece tribünlere oynuyor. Yanlış yapıyor. Benim gibi inançlı Müslüman ve Avusturya vatandaşları, Müslüman toplumla ilişki kurmanın tek yolunun camiler olmadığını hatırlatmak istiyoruz. İktidardaki ÖVP’nin yaptığı bu ve bu da yanlış. Bizden örnek vereyim: Türkiye’deki bazı partilerin temsilcileri buraya geliyor, bir cami kuruyor ve sonra da Müslüman toplumu temsil ettiğini bildiriyor. Mesela Avusturya siyasetinin Türkiye kökenli toplumla doğrudan bağlantı kurması gerekiyor. Bu da sadece camiler üzerinden olmaz. Müslüman toplum çok çeşitli renkler sahip. Ayrıca İslam’da tek temsilci yoktur. Camilerin dışında çok geniş ve çoğunluğu oluşturan bir Müslüman toplum var. Onlarla direkt bağlantı kurulmalıdır. Bunun tek yolu da camiler değildir. Elbette bu tip projelerde kullanılan dile dikkat edilmelidir. Ancak şunu söylemek zorundayız: Demokratik Avusturya, Müslümanlara büyük özgürlükler verebilmiştir, bunu da görmek gerekir.”

PROF. EDNAN ASLAN: TEHDİTLER

Bu arada Avusturya gündemini sarsan ve çok ciddi eleştirilere neden olan “İslam Landkarte” adlı dijital harita projesini yürüten Viyana Üniversitesi İslami Din Eğitimi Profesörü Ednan Aslan, kendisine yönelik ölüm tehditleri nedeniyle polis koruması altına alındı. Projeye yönelik sert eleştirileri “mantıksız” olarak nitelendiren Aslan, saldırıların hedefinde Başbakan Sebastian Kurz’un olduğunu iddia etti.

“İslam Haritası”nın, aslında ilk kez 2011’de internete girdiğine ve o zamandan beri özellikle orada adı geçen Müslüman kurumlar arasında iyi bilindiğine dikkat çeken Ednan Aslan, bu kurumlardan bazılarının nedense şimdi aniden uyanmasına ve ayaklanmasına anlam veremediğini ve gelen eleştirileri şaşkınlıkla takip ettiğini söyledi.

Geçen sonbahar aylarında Viyana’da, Müslüman kökenli göçmen gençlerin karıştığı bazı taşkınlıklar sonrasında, Başbakan Sebastian Kurz “siyasal İslam” kavramının suç unsuru olarak tanımlanarak terörle mücadele yasasına ekleneceğini açıklamıştı.

YENİ POSTA – VİYANA

FOTO: AA