Karsu’nun inanılmaz gelişimi: Ne yaparsan yap aşk ile yap…

Yıllar önce bir beyaz eşya şirketinin kullandığı “Ne yaparsan yap aşk ile yap” reklam metni benim de hayata bakışımdır. Ne yaparsak yapalım aşk ile yapalım.

 

Aşk ile yaparsak zaten güzel olur!

Aşk çirkin olur mu hiç? 

Karsu işini aşk ile yapıyor…

İlk kez bundan 12 yıl önce sahnede gördüğüm Karsu’yu geçtiğimiz hafta sonu bir kez daha dinledim “De Centrale” kültür merkezinde.

Karsu, Hollanda’dan dünyaya açılan bir sanatçı. Avrupa ve Amerika’yı kapsayan turnenin ilk konserini Belçika’da verdi Karsu. Türkçe, İngilizce, İspanyolca şarkılar seslendiren Karsu’ya sahnede Mart Jeninga (bas gitar), Jessy Hey (gitar), Willem van der Krabben (bateri) ve Marc Mangin (saksafon) eşlik etti.

Henüz 18 yaşında sahnede gördüğüm Karsu aradan geçen zamanda sanat olarak inanılmaz geliştirmiş kendini. Sadece yaşını büyütmemiş, sanatını da büyütmüş. Kendisini geliştirmeye genel olarak kapalı bir toplumdan Karsu’nun çıkması belki de mucize.

Karsu’yu sahnede keyifle dinlerken Elton John özgüvenini, piyano başında Fazıl Say rahatlığını, Whitney Houston sesini, Jimi Hendrix performansını ve bir çocuk sempatikliğini görüyorsunuz. Adeta en sevdiği oyuncağına kavuşmuş bir çocuk sevincini yaşıyor Karsu sahnede.

Sanki sanat yapmıyor, çalışmıyor, eğleniyor. Sadece eğleniyor sahnede…

Sahnede Karsu’yu dinlerken/izlerken bu düşüncelere kapıldım.

Konserden sonra da aklıma takılanları Karsu’ya sordum:

– Sahnede çok eğleniyordun. Hatta dinleyicilerden daha çok eğlendiğini gözlemledim. Bunu nasıl açıklarsın?

– Çok doğru. Uzun süredir Korona’dan dolayı konser verememiştim ve ondan dolayı zevkle konser verdim Gent’te. Ve bu ekiple uzun süredir birlikte çalışıyorum. Ekibin de keyfi yerinde.

– Seni ilk kez bundan 11-12 yıl önce yine Gent’te dinledim. Aradan geçen zamanda ne veya neler değişti?

– Doğru, 12 senede çok “kilometre” yaptım. Yani çok çalıştım ve hep hedef koydum kendime.

– Yaptığın müziği müzik yelpazesinde tarz olarak, “sound” olarak nerede konumlandırıyorsun?

– Ben caz müziği ile başladım. Fakat bu 12 senede hep değişti. Neyi seviyorsam onu yaptım, caz, pop, world music, blues, reggae vesaire… Bir Hollanda gazetesinde “Karsu kendi tarzını yapıyor” demişlerdi. İlle bir stil altında kategorize edilmemesi lazım. 

– 20 yıl sonra kendini sanatında nerede görmeyi hayal ediyorsun?

– Hiç kimse geleceği göremez. Fakat, 10 sene sonra burada olmak istiyorum dediğim hayalleri yarım sene içinde gerçekleştirdim. Örneğin “Metropole Orkestrası” ile çalışmak isterim demiştim, 6 ay sonra “Gelevera Deresi” şarkısını onlarla birlikte söyledim. 3 kez “Carnegie Hall”de konser verdim. Kendi plak şirketim var. Dünyanın birçok, 20 ülkesinde sahne aldım. Bakalım 20 sene içinde neler olacak. 

* * *

Evet, ne yaparsak yapalım ama aşkla yapalım!

Karsu gibi…

FİKRET AYDEMİR – BRÜKSEL