Küçültülen neoliberal devlete sel faturası sandıkta mı çıkacak? Avrupa’nın en zengininde sürpriz endişesi

Küçültülen neoliberal devlete sel faturası sandıkta mı çıkacak? Avrupa’nın en zengininde sürpriz endişesi
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Dünyanın en zengin ülkeleri arasında ilk sıralarda yer alan Federal Almanya’daki şiddetli yağışlar ve sel baskınları, yıllar içinde küçültülen kamu yönetiminin zaaflarını iyice ortaya çıkardı. Kamu yönetimindeki gediklerin, koronavirüs salgınında olduğu gibi sel felaketinde de “devletin itibarını” sarstığı gözleniyor. Seçimin sürprizlere gebe olmasından korkuluyor. Yeşiller, SPD ve hatta aşırı sağdaki AfD yeniden yükselişe geçebilir. CDU/CSU adayı Armin Laschet ise zor durumda.

Siyaset sınıfının şaşkınlığı bir türlü üzerinden atamadığı Federal Almanya’da, koronavirüs salgınının enkazı kaldırılmadan yaşanan sel felaketinin 26 Eylül seçimlerinde bazı sürprizlere neden olabileceği belirtiliyor. Halkın aşırı yağmur ve sellere karşı zamanında uyarılmadığı ileri sürülüyor. Alman medyasında manşetler ve haber programları, bu arada sosyal medyadaki paylaşımlar yeni bir yöne doğru evrilirken, halkın yaşadığı şaşkınlığın özellikle Kuzey Ren-Vestfalya ve Rheinland-Pfalz eyaletlerindeki sel bölgesinde öfkeye dönüşmesinden korkuluyor. 

Yaşanan sel baskınlarının yarattığı yıkım karşısında kamu yetkililerinin zamanında gerekli müdahalede bulunamaması, bunun faturasının kime çıkarılacağı sorularını doğurdu. En az 164 kişinin hayatını kaybetmesi, bu arada hâlâ kendisinden haber alınamayan insanların olması, olayın üzerinin örtülmesini zorlaştırıyor. Bu arada Federal Maliye Bakanı Olaf Scholz’un 400 milyon avroluk acil yardım “imasının” uygulamaya girip girmeyeceği de tartışma konusu oluyor.

ZAMANINDA UYARILMADILAR: SİSTEM ARIZASI

Hür Demokrat Parti (FDP) milletvekili Michael Theurer, meteorologların vaktinde yaptıkları uyarıların gerek yetkililer gerekse kamu hizmeti veren yayıncılar tarafından yeteri şekilde vatandaşlara iletilmediğini söyledi. Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer’i eleştiren Theurer, “Bu durum, İçişleri Bakanı Seehofer’in doğrudan kişisel sorumluluk taşıdığı önemli bir sistem arızasını ortaya koyuyor” dedi.

Sosyal Demokrat Parti (SPD) Milletvekili Karl Lauterbach da doğa felaketlerine daha iyi hazırlanılması gerektiğini belirterek “Salgından korunmaya ne kadar hazırlıksızdıysak, felaketlere karşı da o kadar hazırlıksızdık” değerlendirmesinde bulundu.

BÜYÜK BAŞARISIZLIK

Avrupa’nın sel uyarı sistemi olan EFAS’ı geliştirmesine katkı sunan İngiliz Hidroloji Profesörü Hannah Cloke da “The Times” gazetesine yaptığı açıklamada, 10 Temmuz’da, Almanya’nın batısındaki yıkıcı su baskınlarından dört gün önce EFAS ile Alman makamlarının uyarıldığını belirtti. İnsanların erkenden tahliye edilmemesinden dolayı Alman makamlarını eleştiren Cloke, “İnsanların tahliye edilmemiş olması ya da uyarıları alamamış olmaları bir şeylerin ters gitmiş olabileceğini gösteriyor” yorumunu yaptı. Cloke, selden önce gerekli olan tüm uyarıların yapıldığını belirterek halkın önceden uyarılmamasını “sistemin büyük başarısızlığı” olarak nitelendirdi.

Alman Meteoroloji Dairesi’nde çalışan Marcus Beyer de Twitter’dan yaptığı paylaşımda, günler öncesinden uyarılar yapıldığını, yağışların boyutunun modellemeler yapılarak gösterildiğini belirtti. Bu bilgilere rağmen bu kadar çok insanın korunamadığını ve hayatını kaybettiğini aktaran Beyer, “Kimseyi suçlamak istemiyorum, sadece anlamak istiyorum” diye konuştu.

Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti İçişleri Bakanı Herber Reul ise uyarı sisteminde genel sorunların yaşanmadığını, ancak erken uyarı sisteminde iyileştirmelerin yapılması ve bu gibi durumlarda insanlara önceden nasıl ulaşılacağının düşünülmesi gerektiğini kaydetti.

“UYARI YAPTIK!” O ZAMAN SORUN NEREDE?

Almanya Sivil Federal Sivil Koruma ve Afet Yardım Dairesi Başkanı Armin Schuster de federal düzeyde erken uyarı altyapısının işlediğini belirterek Alman Meteoroloji Dairesinin iyi bir uyarı yaptığını söyledi. Cep telefonu uygulamaları ve medya aracılığıyla 150 uyarı gönderildiğini anlatan Schuster, “Sorun, hangi yere hangi miktarda yağmur yağacağını yarım saat önceden söylemek çoğu zaman mümkün olmuyor. Sel bölgelerindeki insanların sirenlerle nerede uyarıldığını ve nerede uyarılmadığını şu anda söyleyemem” şeklinde konuştu.

Alman basınında, halkın sadece bir bölümünün sele karşı sirenlerle uyarıldığı, bunun da bazı bölgelerde sirenlerin bulunmaması veya bunların işlememesinden kaynaklandığı aktarıldı. Selde çok sayıda kişinin evin giriş katlarında veya bodrum katlarında hayatını kaybettiği, bunun da insanların evlerinden erken çıkmamasından kaynaklandığı yorumları yapılıyor.

Almanya’da Rheinland-Pfalz, Kuzey-Ren Vestfalya ve Bavyera eyaletlerinde, aşırı yağışların neden olduğu sel ve su baskınlarında en az 164 kişinin öldüğü açıklanmıştı.

YENİ POSTA – BERLİN

FOTO: A.A.