Merkel’den sonra yine bir kadın başbakan mı? Yeşillerin başbakan adayı Annalena Baerbock

annalena baerbock
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email

Hıristiyan demokratlar (CDU ve CSU) başbakan adayını bir türlü belirleyemez ve bölünmenin eşiğinde çırpınır, sosyal demokratlar (SPD) ise yüzde 10’un altına düşmemek için çare ararken, yeşil renkli yeni bir muhafazakâr parti, başbakanlığa bir kadını önerme kararı aldı. Angela Merkel ile muhtemel yeni “Yeşil başbakan” arasında büyük farklar olmadığı gözleniyor.

26 Eylül genel seçimlerinden başbakanlığı kazanarak çıkmakta kararlı Yeşiller Partisi, kendi adayını belirledi. Seçimlerden istediği sonucu alması halinde Yeşiller Partisi 40 yaşındaki parti eşbaşkanı Annalena  Baerbock’u başbakan olarak görevlendirecek. Diğer eşbakan Robert Habeck ile ortak bir karar aldıklarını belirten Baerbock, adaylığını “Eğer ülkemiz için iyi işler yaparsak, bugün yeni bir fasıl açılmış bulunuyor” sözleriyle açıkladı.

Yeşiller Yönetim Kurulu’nun iki politikacının bu kararını oybirliğiyle şimdiden onayladığı ileri sürüldü. Kararın formalite olarak haziran ayı ortasında yapılacak parti kongresinden onay alması gerekiyor. Ancak parti içinde Annalena Baerbock kararına herhangi bir muhalefet çıkması beklenmiyor.

Yeşiller Eşbaşkanı Robert Habeck, yaptığı ilk açıklamada, bu kararın uzun bir sürecin ertesinde billurlaştığına dikkat çekti ve parti olarak hep birlikte başbakanlık görevini üstlenmek üzere seçimlere hazırlandıklarını bildirdi. “Başbakanlık için mücadele ediyoruz” diyen Annalena Berbock da ülkede pandemiye karşı verilen mücadelede insanları örnek göstererek “artık siyasetin de kendini aşması gerektiğini” vurguladı.

DEĞİŞİME CÜRET ETMEK!

Üç buçuk yıldır Robert Habeck ile birlikte Yeşiller’i yöneten Annalena Baerbock, başbakan adaylığının parçalanmanın eşiğinde olduğu ileri sürülen CDU ve CSU’dan farklı olarak son derece rahat bir sürecin ertesinde belirlenebilmesinde partiye egemen olan farklı siyasal iklimin rol oynadığını ima ederken,  burada “kadının özgürlüşmesi sorununun nihai bir rol oynadığını” hatırlattı.

Annalena Baerbock ilk konuşmasında “Almanya’da değişime cüret etme zamanının geldiğinin” de altını çizdi.

SOL HÜKÜMET ISRARI YOK

Yeşiller Partisi, son aylardaki kamuoyu araştımalarında CDU ve CSU ile arasındaki oy farkını yüzde 6’ya kadar indirmeyi başarmıştı. Bu sürecin kalıcılaşması ve Hıristiyan demokratların bir parçalanma sürecine girmesi halinde Yeşiller’in başbakanlık için “sol ittifak”ta kararlı olmayacağı biliniyor.

Yeşiller’in, sonbahardaki seçimden, yüzde 10-15 bandına kadar gerileyecek SPD ve oy oranı yüzde 10’lara tırmanan liberal FDP ile Merkel hükümetinin devamı niteliğinde liberal tezlere ağırlık veren bir hükümet kurması da mümkün görülüyor. Birçok siyasal gözlemci Yeşiller’in yeni yönetim kadrosunun eski radikal tutumla hiçbir bağının kalmadığını, bu nedenle CDU ve CSU ile koalisyona da gidebileceğini belirtiyor. Ancak Hıristiyan demokratların sandıktan birinci parti çıkması halinde ve koaisyona giderlerse Yeşiller başbakanlığı mümkün olmayacak.

Bu nedenle farklı ve yeni arayışların Yeşiller siyasal gündeminde yer bulduğu, bunun için geçmişindeki bütün köktenci tezlerden çoktandır kurtulduğu da ileri sürülüyor.

YENİ POSTA – BERLİN

FOTO:gruene.de ©️ Urban Zintel