Müslümanların oy kullanma oranındaki düşüklük: Birinci nedeni siyasettir

Müslümanların oy kullanma oranındaki düşüklük: Birinci nedeni siyasettir
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email
 
İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) Genel Sekreteri Bekir Altaş, Frankfurter Allgemeine gazetesinin talebi üzerine Allensbach Kamuoyu Araştırma Enstitüsü’nün gerçekleştirdiği araştırmayı yorumladı.

 Allensbach’ın araştırmasına göre, demokrasiyi ve siyasi sistemi olumlu bulma oranı, Müslüman Alman vatandaşlarda ülke genelindeki vatandaşlara göre daha yüksek. Ancak buna rağmen seçimlere katılım oranları daha düşük. Konuyla ilgili olarak “Almanya’daki Müslüman nüfus, siyaset tarafından temsil edilmediği kanaatinde. Müslümanların oy kullanma oranlarındaki düşüklüğün asıl sebebi budur. Siyasetin elini taşın altına sokması gerekmektedir” diyen Altaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Allensbach Araştırması’nın sonuçları bizim gözlemlerimizle örtüşmektedir. Almanya’daki Müslümanlar hem özgürlükçü demokratik anayasal düzeni hem de parlamenter sistemi değerli görmektedir. Ancak buna rağmen seçimlere katılımları konusunda bir eksiklik olduğu görülmektedir.
Bu durumun birinci sorumlusu siyasettir. Müslümanlar siyasi partilerin ve bunların takip ettikleri siyasetin kendilerini temsil etmediği kanaatindedirler. Hatta tam aksine, siyasetin kendi üzerlerinden yürütüldüğü görüşü hâkimdir. Müslüman karşıtı ön yargılar ve genellemeci yaftalamalar yaygınlaştırılmakta, Müslümanların talepleri dikkate alınmamaktadır. Müslüman kadınlar geçmişte olduğu gibi bugün de siyasi motivasyonlarla yürürlüğe koyulan başörtüsü yasaklarıyla mücadele etmekte, ayrımcılığa karşı yeterli hukuki koruma olmadığı için iş ve konut arama süreçlerinde karşı karşıya kalınan dezavantajlar mecburen sineye çekilmektedir. 

SEÇİMLERE İLGİSİZLİK

Seçimlere katılım sürecindeki ilgisizliğin bir diğer sebebi de Müslüman nüfusun siyasi arenada hemen hemen hiç temsil edilmemesidir. Müslümanların toplam nüfusun yaklaşık yüzde 7’sine tekabül eden oranı Federal Meclis’te de eyalet meclislerinde de karşılığını bulmamaktadır. Hemen hiçbir ülkede halkın nüfus yapısı ile meclislerin vekil yapısı arasında böylesi bir uçurum bulunmamaktadır. Sonuç olarak birçok Müslüman aynı soruyu sormakta ancak bir cevap bulamamaktadır: Benim taleplerimle kim ilgileniyor? Oyumu kimden yana kullanabilirim?
Vatandaşlarının ülke geleceğini birlikte şekillendirme taleplerine karşılık vermek siyasetin görevidir. Bu da ancak ilgili kesimi sürece dâhil etmek veya taleplerini karşılamakla gerçekleşebilir. Federal Meclis seçimlerine az bir süre kalmışken Müslüman nüfusun ilgi ve taleplerinin hâlâ önemsenmediğini görmekteyiz. Partilerin seçim programlarına bakıldığında bu ilgisizlik çok açık bir şekilde görülmektedir.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen bütün Müslümanlara seçimlerde oy kullanma çağrısında bulunuyoruz. Çünkü vereceğimiz oylar kimlerin parlamentoya gireceğinin belirlenmesine katkı sağlayacağı gibi ırkçıların da parlamento dışında kalmasına etki edecek. Bu sebeple demokratik partilere verilmiş her oy büyük önem taşımaktadır.
Aynı zamanda yine tüm Müslümanlara hem siyasi arenada hem de sivil toplum alanında aktif olma çağrısında bulunuyoruz. Çünkü ülkemizin geleceğinde etki sahibi olma imkânı ve yasal haklar tepside bize sunulmaz; bunları talep etmek gerekir. Bu da bizim siyasi sistemimizin ve hayat gerçekliğinin bir parçasıdır.”

YENİ POSTA – KÖLN

FOTO: TWİTTER